EVE AZ KANAMER...AZ PANİM LEGEİNOM...BİR KAPLAN GİBİ CESUR... KÜSTAH, GÖZÜPEK OLAN KİŞİ CEHENNEMLİKTİR...

Yeuda ben Tema’nın sanki kendi kendini çelişkili bir duruma düşürdüğü fikrine kapılabiliriz. İlk önce bir kaplan gibi cesur olunması gerektiğinden bahseder. Buna göre, cesurluk iyi bir mida, pozitif bir karakter olarak ifade edilmektedir. Daha sonra ise yine cesurluktan bahsedilmekte ve cesurluğun kişiyi cehenneme kadar götürebileceğini vurgulamaktadır. Bu fikre göre ise cesurluk bir kötü mida, negatif bir karakter olarak ifade edilmektedir. Burada bahsedilen iki ayrı tema bize ne öğretmektedir? Cesur davranmak nasıl olur da bir anda iyi bir mida ve başka bir anda kötü bir mida olarak tarif edilebilir?
İnsanların sahip oldukları karakterler bazen iyi ve bazen de kötü olabilir. Sevgi, memnunluk, yardımseverlik genelde iyi mida olarak; sinir, nefret ve tembellik genelde kötü mida olarak bilinir. Bu belirtilen karakterler acaba tamamen iyi veya tamamen kötü olarak tarif edilebilir mi? Örneğin kişinin yaptığı bir hatadan dolayı memnun olması iyi bir mida sayılabilir mi? Çocuğunun yaptığı yanlış hareketlerden ve davranışlardan dolayı bir babanın sinirlenmesi kötü bir mida sayılabilir mi?
Hep beraber mida kelimesini bir analize edelim. Bu kelimenin esas anlamı “ölçü” dür. Kilo, gram, dakika, saat gibi kavramlar mida veya ölçü anlamını taşır. Bir büyük kaşıktaki tuz miktarı iyi midir veya kötü müdür?
Bunun cevabı tamamen ne için olduğuna bakar. Eğer yediğin yumurtaya bir büyük kaşık tuz serpersen bu tuz miktarının iyi olmayacağını belirtebiliriz. Ama örneğin annemizin Şabat akşamı için hazırlıyacağı yemek tencerenin içine büyük bir kaşık tuzun iyi ve yeterli olabileceğini söyleriz.
Buradan anlaşıldığı gibi herhangi bir mida (ölçü) ne tamamen iyi ne de tamamen kötüdür. Ölçünün miktarı ve bu ölçünün nerede kullanılacağı önemlidir.
Bu düşünce kişilerin duygularını, hareket ve davranışlarını ifade eden mida kelimesi için de geçerlidir. Herhangi bir midanın ölçüsü, zamanı, nerede ve hangi amaçlar için kullanıldığı büyük önem taşır. İyi bir mida olarak kabul edilen memnunluk duygusunu hata işlemek amacı için kullanamayız. Ama bunun tersi kötü bir mida olarak kabul edilen cimriliği bize yaramayan ve boş olan bir şeyi satmak isteyene karşı kullanalım.
Yeuda Ben Tema’nın da Mişna’da vurguladığı ders aynı paralelliktedir. Mitsvaları (Sevapları - Tanrı’nın emirlerini) uygularken azut cesur davranmalıyız. İnsanlar bizimle dalga geçseler bile, Tora’mızın bize gösterdiği yaşamı cesurca uygulamalıyız. Böyle bir düşünce ile gerçekleşen cesurluk iyi bir mida haline gelir.
Fakat cesurca yapılan her hareketin de iyi bir mida olamayacağını bilmeliyiz. Nitekim her hareketini cesurca yapan kişi kibirli ve kendini beğenir duruma gelir. Kişi yapacağı cesurluktan dolayı kendini beğenmiş ve kibirli haline gelirse bu cesurluk kötü bir mida olarak ifade edilir.

YEİ RATSON...TANRI’NIN İSTEĞİ BÖYLE OLSUN.

Bu cümle ile başlayan bölüm sanki Mişna’ya ait olmayan bir yerde yer alıyor ve bize pek bir şey öğretmiyor gibi gözüküyor. Buradaki bölümde Bet-Amikdaş’ın tekrar inşa edilmesi için yapılan dua ve bu şekilde bizim de Tora’nın güzelliklerinden nasip alabileceğimiz belirtilmekte. Burada bulunan dua metni 63 bölümden oluşan Talmud içinde yer alan tek duadır. Bu dua ayrıca dua kitaplarının da çeşitli yerlerinde bulunmaktadır. Bu Mişna aslında Pirke Avot kitabının son Mişna’sı idi. Bu bölümün son iki Mişna’sı ve altıncı bölümün tamamı Mişna ile aynı zamanda yazılan Talmud’un bölümlerinden Masehet Kala’nın bir bölümüdür. Bir zamanlar bu 24. Mişna Pirke Avot’un sonu olduğundan dolayı bu dua eklenmiştir. (Altıncı bölümün tamamının neden sonradan eklendiğini altıncı bölümün başında açıklayacağız.)


Adım Adım.
“Kardeşine yüreğinde nefret beslemeyeceksin.Komşun günah işlerse onu uyaracaksın.Yoksa sen de günah işlemiş olursun.”(Levililer 19:17) Rabi Yona bu cümleleri şu şekilde açıklar: Eğer başkalarını uyarmaktan çekinirsek, biz de onların günahlarından sorumlu tutuluruz. Eğer bir kişi günah işlerse ve o kişinin içinde bulunduğu topluluk yapılan yanlış davranışların farkında olmasına karşın onu düzeltmeye çalışmıyorsa bunun acısını bütün cemaat çeker. (Bkz. Yeoşua 22:20 – Zerah oğlu Ahan Tanrı’ya adanan ganimete ihanet ettiğinde, bütün İsrael topluluğu Tanrın öfkesine uğramadı mı? Ahan’ın günahı yalnız kendisini ölüme götürmekle kalmadı!)
Toplulukların başına gelebilecek büyük felaketleri önlemek için, topluluklara komşularının manevi davranışlarını gözeden geçirecek ve sitemlerini dile getirebilecek dürüst üyeleri atamak gerekir. (Şaare Teşuva 3:72-73)

Kurunun yanında yaş da yanar.

Peraşalar | Yahudi Takvimi | Bayramlar ve Özel Günler | Kavram ve Semboller  
Rav'a Soralım | Yahudi Ailesi | Çocuk Köşesi | Holokost | Yahudi Tarihi | Yaşam ve Değerler | Linkler

 

©Copyright 5765 Sevivon