İnsanın ruhsal yapısında üç devresi vardır. Birinci devre bizi ikinciye, ikincisi ise üçüncüye hazırlar.
Birinci devre vücudumuz hazırlanma, ikinci ise (neşama) ruhumuzun gelişme devresidir. Birinci
devre çocuk doğmadan önce başlar. İkinci devre doğumla başlar ve insanın ölümü ile ruh (neşama)
vücuttan ayrılır. Üçüncü devre ise ruhun Tanrı’ya dönmesidir.
Birinci devre çocuğun anne karnındaki dokuz aylık dönemi boyunca devam eder. Bu süre içinde insan vücudunun organları gelişir. Kol ve bacak, kalp ve mide, duyu organları göz-kulak-burun gibi.. Has Veşalom Allah korusun şayet bu organlardan bazıları bu ilk hazırlama devresinde gelişmezse, yaşamı boyunca o organ gelişmemiş durumda kalır ve doğumundan sonra gelişmesi söz konusu değildir.
İnsan vücudunun doğana kadar gelişmesine karşın ruhumuz yaşama devam ettiğimiz sürece gelişir. İnsan doğduğu zaman hiç bir sorumlulukla doğmaz. Fakat büyüdükçe, öğrendikçe kendimize ait sorumluluklarımızın bilincine varırız. Kendimizi geliştirdiğimiz süre içerisinde öğrenmekte olduğumuz Tora sayesinde hangi davranışların iyi olduğunu, hangi davranışlardan uzak durmamız gerektiğini öğreniriz. Mitsvaları (Tanrı’nın bize verdiği emirleri) yaparak ve avera’lardan (Tanrı’nın yapmamamızını istediği hareketler) uzak durarak sorumluluklarımızı yerine getiririz. Yapılan mitsvalar, öğrenmekte olduğumuz Tora sayesinde insanlara ve Tanrı’ya karşı nasıl davranmamız gerektiğini öğrenmenin yanında ruhumuz gelişmesini sağlar ve gerektiği gibi sağlıklı olur.
İkinci devre ise “olam aze” olarak adlandırdığımız bu dünyadır. Bu devrenin geliştiği mekanı Mişna’mız koridora benzetmektedir. Nasıl bir misafiri ana salondan girmeden önce koridordan alırsak olam azeden olam aba ya geçişi de aynı şekilde düşünmemiz gerekir.
Bütün mitsvaları uygulayabileceğimiz mitsvalar ve her ne kadar amaç ödül kazanmak olmasa bile, Tanrısal ödülü kazanmak için yapacağımız her türlü yatırımı gerçekleştirebileceğimiz yegane yer bu dünyadır. Öteki dünyada istese bile, kişi manevi yaşamına hiç bir yatırım yapamaz. Üçüncü devreyi geçireceğimiz bu yerde yalnızca yaptığı yatırımların meyvesini görebilir.
Bu yer “olam aba” gelecek dünyadır. Tanrısal ödülün verildiği yerdir. Bu dünyada (olam aze) kişinin yaptığı mitsvalar, insanlara karşı yapılan iyi hareketler, öğrenmiş olduğumuz Tora için alacağımız ödülü olam abada alırız. Olam abada alınacak mükafat olam azede sahip olacağımız her şeyin kat kat üstündedir. Neşamamızın (ruhumuzun) olam abada alacağı mutluluk olam aze de sahip olacağımız tüm mutluluklardan çok daha fazlasıdır.
Bu sebepten dolayı bir önceki Mişnamızda (21. Mişna ) “ olam aba ” bir şölenin gerçekleştiği salona benzetilmektedir. Tahmin bile edemeyeceğimiz bu ödülleri hak edebilmek, bu salona girebilmek için, “olam aze“ de hazırlanmamız gerekir.

Peraşalar | Yahudi Takvimi | Bayramlar ve Özel Günler | Kavram ve Semboller  
Rav'a Soralım | Yahudi Ailesi | Çocuk Köşesi | Holokost | Yahudi Tarihi | Yaşam ve Değerler | Linkler

 

©Copyright 5765 Sevivon