|
RABİ YOHANAN
ASANDELAR ... KUNDURACI RABİ YOHANAN ...
Tora öğrenimi kişinin ailesinin geçimini sağlayabilmesi için
atıldığı iş dünyası ile birleşmelidir.
(Pirke Avot 2:2) Mişna dönemi bilgeleri olan Tanaim’in
çoğunun Tora öğrenimi dışında profesyonel bir meslekleri vardı.
Ya da çoğu iş dünyasında ticarete atılmış kişilerdi. Hepsinin
bir şekilde ailesini geçindirmek için bir uğraşları vardı.
Tanaim’in bazılarının ekonomik durumları iyi olup mal ve mülk
sahibi iken, bazıları ise geçim için çok uğraş vermekteydiler.
Rabi Yohanan geçimi için ayakkabı yapar; İlel odun keser, Rabi
Yitshak demircilik ile uğraşırdı. Tüm bu Rabiler bu
mesleklerinin yanında büyük birer de Tora otoritesiydiler. Onlar
Rabi Meir’in şu öğretisini hayatlarına adapte etmişlerdir: “İş
hayatındaki aktiviteleri azalt ve Tora öğrenmeye gayret et.”
(Pirke Avot 4:12)
KOL KENESİYA ŞEİ LEŞEM ŞAMAYİM...
TANRI’NIN İSMİ’Nİ YÜCELTEN HER
TÜRLÜ TOPLANTI BAŞARIYA ULAŞIR.
Tora öğrenimine yol açan ve mitsva yapmamıza vesile olan her
türlü toplantı Tanrı adına gerçekleşen bir çalışma olarak kabul
edilir. Yahudi milletinin Sinay Dağı’nda beraber toplanmaları bu
düşünce için bir örnektir. Burada Mişna’mız insanların bir arada
toplanıp çeşitli çalışmalar yapmalarına karşı olmadığı gibi,
istenilirse bu dünya ile ilgili her türlü toplantıların
Tanrı’nın İsmi’ni yüceltebilecek bir durum oluşturabileceğini
belirtmek ister. Burada önemli olan, toplantının motivasyonu ve
ne tip bir amaç taşıdığıdır. Örneğin bir iş toplantısında Tanrı
inancı ile birlikte dürüstlüğün hakim olduğu bir yerde sonuç
daima iyi olacaktır. Diğer yandan, güvensizliğin, nefretin hakim
olduğu, insan ve Tanrı sevgisinden uzak olan bir toplantının
sonucundan hayır gelmeyecektir.
“Kenesiya” kelimesi Kenes ve Ya kelimelerinden oluşmuştur. Kenes
toplantı ve Ya kelimesi Tanrı
anlamındadır. Bu yapılan toplantılarda konu ne olursa olsun
toplantıya katılanların hepsinin ortak
amaçları ve birleştirici ortak bir noktaları olması gerekir;
Tanrı inancı ve Tanrı sevgisi. Bu manevi
düşünce tüm toplanan kişileri birleştirebilecek bir faktördür.
Tanrı adına olan birlik....
Rabilerimizin belirttiği üzere tüm Musevi milleti Sinay Dağı’nda
“Keiş Ehad Belev Ehad” bir kişi bir bütün kalp şeklinde aynı
amaç taşıyan tek bir kişi gibiydiler. Bir bütünlük ve birlik
oluşturmuşlardı. Yisrael milleti bir bütünlük oluşturduğunda
Tanrı’nın doğrudan sesini işittiler ve Tora’yı almaya hak
ettiler. Bu sahip olduğumuz bütünlük sayesinde Tora kaybolmamış
ve Tora’nın mesajı ilerideki nesillere aktarılabilmiştir. Bugün
varlığımızın sırrı da sahip olduğumuz Tora ve millet
bütünlüğüdür. Ayrı ve çeşitli ülkelerde yaşamamıza rağmen Tora
bizi birleştirmiş ve diğer nesillere değiştirilmeden
aktarılmıştır.
VEŞEENA LEŞEM ŞAMAYİM, EN SOFA
LEİTKAYEM.... TANRI ADINA OLMAYAN
HER TÜRLÜ TOPLANTI İSE BAŞARISIZLIĞA UĞRAR.
Bir bütünlük ve birlik oluşturmalarına rağmen, Babil kulesi
inşaatı Tanrı’ya karşı bir düşünce altındaydı. Tanrı fikrinin
olmadığı bir ortamda kişilerin bir güç oluşturup yaptıkları
birlik, beraberlik ve bunun ışığı altına yaptıkları her türlü
faaliyet Tanrı adına olmayan bir çalışmadır. Böyle bir çalışmada
Tanrı’nın bereketi olmaz ve Tanrı böyle bir çalışmanın başarılı
olmasına meydan vermez. Tanrı’ya karşı isyan ve O’na karşı
savaşma düşüncesi nedeni ile ortaya çıkan bu birleşme Tanrı
tarafından bozuldu. Peleg zamanında Tanrı bu birlikteliği halkın
değişik değişik lisanlarda konuşmasını sağlayarak bütünlüğü yok
etti. |