17


Rabi Akiva şöyle der: Laubali ve gayri  ciddi davranışlar, insanı ahlak dışı olaylara sürükler. Gelenekler, Tora’nın kalesi ve koruyucusudur. Maaser (Onda Bir) zenginliğin koruyucusudur. Adak, insanı günahtan uzaklaştırır. Bilgeliğin koruyucusu suskunluktur.

Açıklama

RABİ AKİVA OMER  RABİ AKİVA ŞÖYLE DER…

Rabi Akiva  Tanaim arasında en ünlü Tana olarak tanınır. Rabi Akiva’nın yaşadığı zamanlar ne yazık ki

Bet-Amikdaş’ımız yıkılmıştı. Kendisi kırk yaşına kadar Tora bilgisi olmayan, okuma-yazma bile bilmeyen cahil bir insandı. Karısının gösterdiği destek ve teşvikle, Tora bilgisi geniş ve güçlü bir karakter, alim, herkesin öğretmeni durumuna gelmeyi başardı. Talmud onun yaşamını şu şekilde anlatır: Yeruşalayim şehrinin o zamanın saygın ve zenginlerinden Kalba Savua adındaki bir kişinin yanında basit bir çoban olarak çalışan Akiva’ya, patronunun kızı Rahel, aşık olur. Akiva’nın özellikle zarif ve alçakgönüllü olması Rahel’in en çok huşuna giden taraflarıdır. Sonunda Rahel bu delikanlıyla evlenmek ister. Akiva’nın Rahel ile evlenmesi için bir şarta uyması gerekmektedir. Rahel Akiva’ya, Tora öğrenmesi şartıyla kendisiyle evlenebileceğini söyler. Bu şartı kabul eden Akiva, Rahel ile gizlice evlenir. Bunu duyan kızın babası, bu evliliği onaylamadığı gibi kızını mirasından mahrum edeceğini ve maddi olarak yardım etmeyeceğini belirtir. Maddi sıkıntıya düşen genç çift, her türlü zorluklara rağmen mutlu bir evliliği sürdürürler. Rahel tüm sıkıntılarına rağmen, kocasının büyük bir Tora alimi olması için her türlü desteği verir. Akiva karısı Rahel’e günün birinde zengin olduğu takdirde, o dönemde her kadının sahip olmak istediği ve moda olan Yeruşalayim Şel Zaav (altından Yeruşalayim maketi şeklindeki) bir tacı ona hediye olarak alacağını söyler. Akiva karısının desteği ve ısrarı üzerine kırk yaşında Tora öğrenmeye başlar. Seneler içerisinde akan su damlacıklarının kalın bir kayada oluk oluşturduğunu gören Rabi Akiva bu olaydan ilham alarak öğrenmenin yaşı olmadığını anlar ve kendisinin de kırk yaşında öğrenebileceğine inanır. İbranice alfabeyle öğrenimine başlayan Rabi Akiva oniki sene karısından ayrı kalarak Tora alimi olur. On iki sene sonra evine dönen Rabi Akiva tam evine yaklaşırken sesler duyar. Karısının arkadaşının Rahel’e “Kocandan daha ne kadar uzak kalacaksın? Bunca senedir dul bir kadın gibi yaşamaktan mutlu musun?” diye sorar. Rahel: "Eğer kocam beni dinleyecek olsa bir on iki sene daha gitmesine ve Tora öğrenmesine izin verirdim." Bu sözler üzerine Rabi  Akiva geri dönerek bir on iki sene daha Tora öğrenimine devam eder. Rabi Akiva tam 24 sene sonra büyük bir çoşkuyla yetiştirdiği 24.000 öğrencisiyle birlikte geriye döner. Tüm kasaba halkı onu karşılamaya gider. Kocasının geldiğini duyan Rahel sevinçle kasabanın girişine kocasını karşılamaya gider. Basit elbiselerle ve senelerin verdiği yalnızlıktan dolayı Rahel tanınamaz durumdadır. Kalabalık arasında sıkışıp kalır. Kimse onun Rabi Akiva’nın karısı olduğunu bile tahmin etmez. Kalabalık arasında gerilerde kaldığını farkeden Rabi Akiva kalabalığa ‘‘Karıma izin verin öne gelsin. Bu gün ben Rabi Akiva isem ve  Tora biliyorsam bunun tek nedeni karım Rahel’dir. Benim Toram aslında onundur.” diye seslenir.

(Talmud: Ketuvot 62b-63a ve Nedarim 50a )

Rahel’in babası Kalba Savua (Rabi Akiva’nın kayınpederi) cahil olarak tanıdığı damadının çok büyük bir Rabi olduğunu duyunca yaptıklarından dolayı pişmanlık duyar. Kızı ve damadından özür dileyerek tüm servetini onlara verir. Rabi Akiva zamanında karısına verdiği sözü hatırlar ve o zamanlar değeri büyük olan ve her kadının takmayı arzuladığı Yeruşalayim Şel Zaav tacını satın alarak karısına hediye eder. Talmud'da şöyle anlatılır: Raban Gamliel’in karısı, Rabi Akiva’nın karısına aldığı hediyenin aynısını kocasından ister. Raban Gamliel karısına der ki: Sadece kocan Tora öğrensin diye Rahel gibi saçlarının örgüsünü feda edebilir misin? (Talmud Yeruşalmi Şabat 6:1)

Rabi Akiva, karısına olan sevgisi ve karısının yaptığı sonsuz fedakarlığı şu özdeyişle dile getirir: “ Bu dünyada en zengin insan kimdir? Kocası ve çocukları için yaptığı fedakarlıklar sebebiyle isminden büyük övgüyle bahsedilen kadınla evlenendir.” (Talmud Şabat 25b)

Rabi Akiva’nın yaşamı ne yazık ki trajedilerle doludur. İnsanlar birbirlerine saygı göstermedikleri için, Rabi Akiva’nın 24.000 öğrencisi başlarına gelen bir salgın sonucu ölmüşlerdir. Zaten bu nedenden dolayı bu felaketin olduğu süre (Pesah ile Lag -Baomer arası) Yahudi cemaatlerinde yas olarak kabul edilir ve bu süre içinde düğün merasimi yapılmaz. Aynı zamanda politik açıdan da Rabi Akiva’nın devri pek parlak olmamıştır. Maşiah’ın (Mesih) geldiği yanılgısına kapılarak çıkan tatsız olaylar, Bar Kohba isyanı, Romalılar’ın zulmü Rabi Akiva döneminde geçmiştir. Roma’lıların Tora öğrenme yasağına rağmen ölümü bile göze alan Rabi Akiva gizlice Tora öğretmeye devam etmiştir. Rabi Akiva "Yahudi milleti balığa benzer. Nasıl balık denizden dışarı çıktığında yaşayamazsa, Yahudi milleti de Tora’dan ayrıldığında yaşaması imkansızlaşır." demiştir. (Talmud Berahot 61b)

Rabi Akiva toplu olarak Tora öğrettiğinden dolayı Roma’lılar tarafından yakalanıp ölüm cezasına çarptırılır. Sabahın erken saatlerinde Roma’lılar  tarafından Rabi Akiva’nın derisi herkesin önünde yüzülür. Derisi yüzülürken Rabi Akiva’nın tüm içtenliğiyle mutlu bir şekilde Şema’yı okuduğunu gören öğrencileri bu duruma şaşırır ve Rabi Akiva’ya mutlu olmasının nedenini sorarlar? Rabi Akiva şöyle der: "Tüm hayatım boyunca Şema’yı okudum. Orada söylediğimiz gibi VEAAVTA ET AD..  ELOKEHA  BEHOL LEVAVEHA UVHOL NAFŞEHA UVHOL MEODEHA. Tanrı’n Aşem’i tüm kalbinle, tüm ruhunla ve tüm varlığınla seveceksin.(Devarim 6:5) Yaşamım boyunca bir insanın kalbiyle ve varlığıyla Tanrı’yı nasıl sevmesi gerektiğini bilebildim. Ama insanın Tanrı’yı tüm ruhuyla nasıl sevebileceğini ve bu mitsvayı ne zaman ve nasıl yerine getirebileceğini bilemedim. Şimdi bunu anladığımdan dolayı mutluyum.". Şema’daki Tanrı’nın Tek olduğunu ifade eden  "Ehad" kelimesiyle Rabi Akiva ruhunu teslim eder.

Rabi Akiva yaşamında sevildi ve ölümünden sonra da unutulmadı. Rabi’lerimiz Kral David’in söylediği sözlerle Rabi Akiva’yı tarif etmektedirler. İSFU Lİ HASİDAY, KORETE BERİTİ ALE ZAVAH. Toplayın önüme sadık kullarımı, Kurban keserek benimle antlaşma yapanları. (Teilim 50:5)  Bu sözler  Rabi Akiva ve öğrencileri gibi kendilerini Tanrı’ya adayanlar için  söylenmiştir. 

TSEHOK VEKALUT ROŞ MARGİLİN ET AADAM LEERVA. LAUBALİ VE GAYRİ CİDDİ DAVRANIŞLAR, İNSANI AHLAK DIŞI OLAYLARA SÜRÜKLER.

Rabi Akiva’nın tavsiyesini psikolojik açıdan inceleyecek olursak, ahlaksız davranışların kaynağını anlamış oluruz. Herhangi olumsuz bir davranışın büyük haz ve arzusuna karşı en önemli silah, kişinin onuruna, izzet-i nefsine sahip olmasıdır. Ahlaksız davranışlar diğer günahlardan farklı olarak iki veya daha fazla kişinin katılımıyla gerşekleşebilir. Buna göre kişiler arasında geçen boş konuşmalar, laubali ve gayri ciddi banal hareketlerle başlayan arkadaşlıklar, sonunda iki tarafın da onur ve utanma duygularından yoksun kalmalarıyla ahlak dışı hareketlerde bulunmasına yol açabilir. Ancak taraflardan biri kendi onur haysiyetini düşünürse, yanlış hareketlerinden dolayı çevresinden utanacağından, bu davranışlardan uzak kalmak  için gerekeni yapacaktır.

MASORET SEYAG LATORA ….. GELENEKLER, TORA’NIN KALESİ VE KORUYUCUSUDURLAR..

Yahudiler yaşadıkları her ülkede geleneklerini aynı canlılıkla sürdürmeye büyük özen göstermişlerdir. Bunun sayesinde Tora’nın etrafında kenetlenerek kendi benliklerini muhafaza etmeyi de başarmışlardır. Bu nedenle her birimize düşen vazife Tora’nın kuralarını tatbik etmemizin yanında onu koruyan ananelerimize önem vererek gelecek nesillere eksiksiz olarak teslim etmektir.

MASEROT SEYAG LAOŞER …. MAASER (ONDA BİR) ZENGİNLİĞİN KORUYUCUSUDUR.

Erets- Yisrael’in 12 kabile arasındaki paylaşımında yer almayan Koen ve Levi’lere Bet-Amikdaş zamanında hasatın onda biri verilirdi. Bu “Maaser”, veya herhangi bir fakire yapılan yardım, verilmesi gereken bir hak olursa görülürse, kişinin zenginliğini azaltmadığı gibi, tam tersine parasının korunmasına yardımcı olur. Maaser ile, hayırseverlik duyguları bilinç altına girer ve bu disipilini kazanan kişi dünyanın gerçek Hakimi ve tüm evrenin Sahibi’nin kim olduğunu bilir. Bu bilince sahip olan kişi de hazinelerin en büyüğüne sahip olarak dünyası zenginleşir.

 ASER TEASER. Mahsulünün onda birini vereceksin. (Devarim 14:22) pasuğunu Rabi’lerimiz şöyle açıklar: “Aser bişvil şeteaşer  - Onda bir ayır ki zenginleş.” Tanrı hayırsever her insanı gerektiği gibi ödüllendirecektir.

Zenginlik genelde insanın kibirli olmasına ve kendini beğenmesine neden olur. Kişi bütün sahip olduklarının başarısını kendine mal eder.

VEAMARTA BİLVAVEHA KOHİ VEOTSEM YADİ ASA Lİ ET AHAYİL AZE. Ve (bir gün gelecek) yüreğinde, ‘benim içim bu serveti yapan kendi kudretim ve kuvvetli elimdir’ diyeceksin. (Devarim 8:17)

Bu pasuğun da belirttiği gibi insan bir zaman gelir ki her şeyin sahibi, patronunun kendisi olduğu zanneder. Bu nedenle parasını yardımlaşarak başkalarıyla paylaşma zorunluluğu ve Maaser vermesini emreden mitsva ona  her şeyin Tanrı’ya ait olduğunu hatırlatır ve öğretir.

VEZAHARTA ET AD… ELOKEHA Kİ U ANOTEN LEHA KOAH LAASOT HAYİL .. VE TANRI’N AŞEM’İ HATIRLAYACAKSIN ÇÜNKÜ SERVET KAZANMAK İÇİN SANA KUDRET VEREN O’DUR.

NEDARİM SEYAG LAPERİŞUT. ADAK, İNSANI GÜNAHTAN UZAKLAŞTIRIR.

Kişi kendini kontrol altına alarak yemin etmemeye gayret göstemelidir. Bu nedenle Rabi’lerimiz adak tutmanın ve yemin etmenin pek sağlıklı olmadığı görüşünü savunmuşlardır. Ancak insan bazı hatalarını düzeltmekte zorluk çektiğinde, yemin ve neder (adak)  yoluyla, kendini daha kolay kontrol altında tutabilmektedir. Almış olduğu yeminden dolayı kendine hakim olma yeteneğine sahip olur. Bu şekilde, günahtan uzaklaşabilir.

SEYAG LAHOHMA ŞETİKA.. BİLGELİĞİN KORUYUCUSU SUSKUNLUKTUR.

Kişi, Tora’nın yasakladığı  dedikodu, iftira, terbiyesizce konuların konuşulduğu yerde insanın susması, ve böyle bir ortamda bulunmaması gerektiğini bilmelidir. Kişinin Tora öğrendiği zamanlarda ise susmasına gerek yoktur. Yalnızca konuşması nedeniyle başkalarına zarar verecek durumlarda susmasını bilmelidir. Kral Şelomo’nun öğrettiği gibi; GAM EVEL MAHARİŞ HAHAM YEHAŞEV OTEM SEFATAV NAVON. Sefih (aptal) bile susunca hikmetli, dudaklarını kapayınca anlayışlı sayılır. (Mişle 17:28) Talmud’un da belirttiği gibi, bazı durumlarda suskunluk akıllı birisinin yararınadır. Ona yararlıysa elbette ki aptal birisine daha da yarar sağlayacaktır. Susmak,  uygunsuz konuşmalardan bizleri uzak tutabilecek en güvenilir metoddur.

GERİ | YUKARI

Peraşalar | Yahudi Takvimi | Bayramlar ve Özel Günler | Kavram ve Semboller  
Rav'a Soralım | Yahudi Ailesi | Çocuk Köşesi | Holokost | Yahudi Tarihi | Yaşam ve Değerler | Linkler

 

©Copyright 5765 Sevivon