|

Rabi
(Yeuda Anasi ) şunları öğretir:
a)
İnsanın bu hayatta izlemesi gereken en ideal yol ne
olmalıdır? İnsanın kendisi için iyi olan ve başkalarına
zarar vermeden izlediği yol, örnek ve ideal olan yoldur.
b)
Yapacağın tüm mitsvaları eşit değerde tutarak aynı
önem ve titizlikle yerine getir. Çünkü mitsvaların değer
ölçüsünü biz bilemeyiz.
c)
Bir mitsvayı yerine getirirken, kaybettiklerine karşılık,
mitsvadan kazanacağın manevi ödül arasında bir kıyaslama
yap. Aynı zamanda işleyeceğin herhangi bir günahtan
kazanacaklarına karşılık, hakedeceğin ceza arasında bir kıyaslama
yap.
d)
Şu üç öğüt yaşamının temel felsefesi olursa ve
bu gerçeği iyi idrak edersen günahtan uzak kalırsın: (1)
Hayatta yaptığın her şey görülmekte; (2) söylediğin her şey duyulmakta; (3) yaptığın her
hareket kitaba aydedilmektedir.
Açıklama
TİFERET
LEOSEA, VETİFERET LO, MİN AADAM .
İNSANIN
KENDİSİ İÇİN İYİ OLAN VE BAŞKALARINA ZARAR VERMEDEN İZLEDİĞİ
YOL ÖRNEK VE İDEAL OLANI YOLDUR.
Her
karakterin bir karşıtı ve
o karakterin bir ortası mevcuttur. Hayatta hiçbir şeyin
aşırısı sağlıklı değildir. O nedenle kişi orta yolu
bulmalıdır. Buna para harcamayı örnek verebiliriz. Bazı
insanlar kazandıkları parayı hiç düşünmeden çarçur
ederler. Böyle insanlara savurgan deriz. Bazı insanlar ise
bunun tam zıttıdır. Cimri olarak nitelendirdiğimiz bu kişiler
paralarını kesinlikle harcamazlar ve yardımseverlik amacı için
bile, ceplerinden bir kuruş çıkarmaları mümkün değildir.
Parasını kolaylıkla harcayan kişi herkes tarafından daha çok
sevilir. Her şeyden önce satıcılar için değişmez bir müşteridir.
Gittiği her yerde paranın hesabını yapmaz ve yalnızca
harcar. Bu olaydan herkes memnun kalacaktır. Çok para harcamak
etrafındakilere yarar getirirken kendisine hiçbir fayda
getirmediği gibi çok büyük zararlar getirecektir. Günün
birinde ihtiyaçlarını karşılayacak parası bile
kalmayabilir.
Cimri
bu karakterin tam zıttıdır. Çoğu insan onu sevmez ve özellikle
iyi bir müşteri değildir. Her şeyi kendisi için yapar ve
bencildir. Elindeki parayı saklayıp harcamayan kişi sonunda
belki varlıklı olur, ama kendisinden başka kimseye yararı
dokunmayacaktır. Kişi, savurgan ve cimri karakterlerinin
tam ortasını bulup parasını biriktirmeyi ve yerinde
harcamasını bilirse kendisine, ailesine ve çevresine
yararlı bir insan olacağından emin olabilir. Hesabını bilen
kişi, Mişna’nın dediği gibi, hem kendisi için faydalı
olan, hem de
insanlar tarafından takdir edilecek ideal yolu bulmuş
demektir. Yaşamın her devresinde bu prensiple ilerleyen kişi,
başarılı olur.
AYİN
ROA, VEOZEN ŞOMAAT, VEHOL MAASEHA BASEFER NİHTAVİM .
HAYATTA YAPTIĞIN HER ŞEY GÖRÜLMEKTE,
SÖYLEDİĞİN HER ŞEY DUYULMAKTA, YAPTIĞIN HER HAREKET KİTABA
KAYDEDİLMEKTEDİR.
Çok
seneler önce, video kameraları ve teyp icat edilmeden Mişna’nın
tam manasıyla ne anlama geldiğini kavramak çok zordu. Fakat
bugün seneler önce yaşanmış herhangi bir olay gözümüzün
önüne gelmektedir. Seneler önce kaydedilmiş sesleri
dinleyebilmekteyiz. Mişnamızın bahsettiği “göz, kulak ve
kitap” Bizzat Tanrı’ya gönderme yapmaktadır. O her şeyi
görür, olan
biteni duyar ve hiçbir şeyi unutmadan sansürsüz olarak
kaydeder. Gizli bir kameranın etrafta olup bitenleri eksiksiz
olarak tespit ettiği gibi, her hareketimiz Tanrı tarafından
bilinmektedir. İnsan Mişna’nın bahsettiği bu üç şeyi
bildiği, düşüncesinden çıkarmadığı takdirde, doğru
yoldan şaşmayacaktır.
Hafets
Hayim bir gün faytonuyla giderken arabacısı hiç kimsenin
olmadığını sandığı bir
tarlada durararak ağaçlardan bir meyve koparmaya kalkışır.
Arabada bulunan Hafets Hayim, “Gören var,
gören var!”
diye arabacısını uyarır. Uyarıdan korkan arabacı yoluna
devam eder. Ancak etrafta kimseyi göremeyince Hafets Hayim’e,
“Etrafta kimse yok! Gören kim?” diye sorar. Hafets Hayim,
“Tanrı görüyor ya; bu yeterli değil mi?” der.
HERKESİN
İÇ YÜZÜNÜ TANRI BİLİR.
TANRI’NIN BİLDİĞİ KULDAN SAKLANMAZ. |