|

Yeruşalayim
lideri Yosef ben Yohanan şunu öğretir:
a)
Evinin kapısı misafirleri ağırlamak üzere her zaman açık
olsun.
b)
Fakir insanlara evinin bir ferdi gibi davran.
c)
Kadınlarla
gereksiz sohbet etme.
Açıklama
YEİ BETEHA PATUAH LAREVAHA .EVİNİN
KAPISI MİSAFİRLERİ AĞIRLAMAK ÜZERE HER ZAMAN AÇIK OLSUN.
Ev
sahibi olarak misafir geldiği zaman sıkılıp üzülmemek gerekir.
Misafiri eve gönderen Tanrı iradesidir. Bunun için Tanrı
misafirin kısmetini de beraberinde gönderir. Misafir geldiği eve
yük olmadığı gibi ferahlık da getirir. Misafirin yediğinden
kat kat fazlasını Allah ev sahibine verir, bağışlar.
MİSAFİR
ON KISMET İLE GELİR, BİRİNİ YER DOKUZUNU BIRAKIR.
VEYİYU ANİYİM BENE VETEHA.
FAKİR İNSANLARA EVİNİN BİR FERDİ GİBİ DAVRAN.
Hiç bir insan başkalarına veya hayır kurumlarına muhtaç
olmak istemez. İnsanlara yardım ettiğimiz zaman onların duygularını
incitmemeye dikkat etmeliyiz. Örneğin; anne çocuğuna küçük
gelen ve iyi bir durumda olan Şabat elbisesini ihtiyacı olan karşı
komşuya götürmesini isterse, çocuk, elbiseyi götürdüğünde
“Bu eski elbiseye artık ihtiyacım yok ve size getirdim.” gibi
sözlerle karşısındaki kişiyi kırmamalıdır. Buna benzer kırıcı
sözler karşımızdakinin kendini kötü hissetmesine neden
olabilmektedir. Bunun yerine kişinin söylemesi gereken, “Bu
elbisenin sana yakışacağını zannediyorum. Denemek ister
misin?” benzeri sözler olmalıdır.
VEAL TARBE SİHA İM AİŞA.
KADINLARLA GEREKSİZ SOHBET ETME.
Karı ve kocanın birbirleri ile dertleşmesi ve sohbet
etmesi kadar normal bir olay yoktur. İkisinin
hayatlarını birleştirerek
bir yuva kurmaları hayırlı bir iştir.
“Evinin
kapısı
misafirleri ağırlamak üzere her zaman açık olsun.”
Kuracakları evlerini herkese açmalarını sağlamak onlara büyük
bir mutluluk verecektir.
“Fakir
insanlara evinin bir ferdi gibi
davran.’’ Fakirlere
nasıl yardım edeceklerini ve
onlara nasıl davranmaları gerektiğini konuşmalıdırlar.
Birbirlerini dinleyerek kültür seviyelerini yükseltmek,
çocuklarını Tora yolunda nasıl yetiştireceklerine,
Tanrı ve insan sevgisini nasıl aşılayacaklarına karar vermelidirler. Çocuklarına
iyi midot (huyları) nasıl öğreteceklerine
karar vermeleri onların en önemli
gayeleri olmalıdır.
Bazen karı ve koca esas gayeleri olan bu konuları konuşmak
yerine anlamsız, zaman kaybına sebep olan konuşmalara ve tartışmalara
girerler. Bu da istemeden zamanlarını boşa harcamalarına neden
olur. İşte Mişna’nın bahsettiği temel nokta budur. Eşler
konuşabilecekleri, öğrenebilecekleri ve çocukları için tartışacakları
konular varken, boş ve amaçsız konuşmalardan kesinlikle kaçınmalıdırlar.
Bu konuşmalar onlara zarar verdiği gibi, gerçek amaçlarından da
saptıracaktır. Bunun sonucunda manevi mutlulukları da körleşecek
ve Tora öğrenimlerine son vereceklerdir.
|