14


Hillel Rabi’mizin öğrettiği gibi, hepimiz kendi kendimize bu üç soruyu sormalıyız:

a)       Eğer ben kendim için değilsem, kim benim içindir?

b)       Eğer ben (sadece) kendim içinsem, ben neyim?

c)       Eğer şimdi değilse, ne zaman?

Açıklama

İM EN ANİ Lİ Mİ Lİ? .  EĞER BEN KENDİM İÇİN DEĞİLSEM, KİM BENİM İÇİNDİR?.

 Bu soru şu şekilde anlaşılabilir: Eğer ben Tanrı’nın verdiği mitsvaları yerine getirmiyorsam, bunu başkası mı benim için yapacak?  Kişi kendi manevi dünyasına önem vermezse başkası mı onun manevi dünyasını aydınlatacak? Kimse benim yapmam gereken görevleri benim yerime yapmayacaktır.

İnsanda, fiziksel gereksinimlerini hatırlatan çeşitli dürtüler mevcuttur. Bunlar  sayesinde fiziksel ihtiyaçlarını gerektiği gibi yerine getirir. Açlık, susuzluk ve benzeri ihtiyaçları vücut çeşitli yollarla belirtir. Fakat manevi açlığımızı genelde  unuturuz. Bu nedenle insan yaşamı boyunca manevi dünyası için düzenli bir zaman ayırmalıdır.

UHŞEANİ LEATSMİ  MA  ANİ?.  EĞER BEN (SADECE) KENDİM İÇİNSEM BEN KİMİM?.

“Eğer  ben kendim içinsem”  yani  eğer kişi  bütün iyilikleri kendi için yapıyorsa; bir insan ne kadar iyilik yapabilir ki? Unutulmaması gereken  bu dünyada insanın yapacaklarının limitli olduğudur.

Bu Mişna’ya Rabenu Yona şu  şekilde bir açıklama getirmektedir: İnsanın kötü dürtüleri (Yetser Ara) nedeniyle, ne kadar isterse istesin, hayatta ulaşması gereken noktaya erişmesi zordur. Kendisi şu örneği verir. Bir kral, tarlalardan toplanan ürünlerin otuzbin birimi aşan kısmının vezirlerine ait olacağını belirtir. Vezirler inanılmaz bir  uğraş  vermelerine rağmen otuzbin birimlik ürün toplayamazlar. Çünkü  tarlanın kendisi bu miktara ulaşabilecek bir verimliliğe sahip değildir.  Aynı şekilde Yetser Ara (kötü dürtü)  biz insanoğlunu manen kötü yola teşvik ettiği gibi, engeller çıkarmaktadır. İnsan, seçme özgürlüğüne rağmen ulaşmak istediği noktaya gelememektedir. Elbette, şunu belirtmek gerekir ki, Yetser Ara manevi dünyamıza ne kadar engel olursa olsun ve ulaşmamız gereken noktadan ne kadar geri kalırsak kalalım, Tanrı, insanın verdiği her uğraşa gereken ödülü verecektir.

Bu Mişna’nın başka bir açıklaması da, eğer ben yalnızca fiziksel ihtiyaçlarımla ilgileniyorsam ve manevi  ihtiyaçlarımı umursamayıp onlara gereken önemi vermiyorsam yaşamın hiç bir  önemi olmadığıdır.

Midraş’a göre; bu Mişna insanları Tanrı’ya yaklaştırmamız yönünde de bir mesaj vermektedir. Eğer kişi, yalnızca kendi maneviyatını düşünüyorsa; başkalarının manevi dünyasını  umursamıyor ve  Tanrı’ya yaklaştırmak için hiçbir gayret sarfetmiyorsa yaptıkları yetersizdir. İşte o zaman Mişna’nın belirttiği gibi “eğer ben kendim içimsem ben kimim?” sorusu anlam kazanır.

VEİM LO AHŞAV EMATAY? . EĞER ŞİMDİ DEĞİLSE, O HALDE  NE ZAMAN? .

Eğer gençlik yıllarımda, dinç olduğum zamanlarda  yapmam gerekeni yapmadıysam  ne zaman yapacağım? Her insan küçük yaştan itibaren kendi kendini geliştirir. İyi erdemlere sahip olmak ister. İyilik  yolunda yürüyebilmek ve Tanrı’ya yakın olmak ister. Küçük yaşta kendini nasıl geliştirdiyse ve nasıl bir eğitim aldıysa, yaşı ilerledikçe karakteri aynı yönde devam eder.Yaşamının dönüm noktasında ise kendini tamamen değiştirmesi gittikçe zorlaşır.

Kral Şelomo’nun belirttiği gibi;  

HANOH LANAAR  AL Pİ DARKO GAM Kİ YAZKİN LO YASUR MİMENA. Çocuğu gideceği yola göre yetiştir, yaşlı olunca bile ondan ayrılmayacaktır. (Mişle 22:6)

 AĞAÇ YAŞ İKEN EĞİLİR.

İnsan bir ağaç dalı gibidir. Verilen suya göre şeklini alır. Kısacası ne ekilirse o biçilir.

İnsanı bir ağaç dalına benzetebiliriz.  Tomurcuklanmaya başlayan genç dal büyümeye başlar ve verimli bir yerde suyunu gerektiği gibi alırsa düzgün bir biçimde büyür. Ama dalın bir parçası eğri olursa  onun düzelmesi ve eski halini alması hemen hemen imkansızdır. Buna göre eğer şimdi değilse yani  genç yaştayken pişmanlık duyup hatalarını düzeltmeyeceksek, o halde ne zaman düzelteceğiz? Kişi iyilik ve sevapları, yapması gereken herhangi bir mitsvayı,  “yarın yaparım” düşüncesiyle ileriye bırakmamalıdır. Zira “yarın” hiç zamanı olmayabilir.

BUGÜNÜN İŞİNİ YARINA  BIRAKMA

Ayrıca bugün  duyulacak manevi mutluluğun başka bir zaman telafi edilmesi mükün değildir.

SU AKAR DELİ BAKAR.

Mİ ŞETARAH BEEREV ŞABAT, OHEL BEŞABAT.

Erev Şabat’ta hazırlanan, Şabat Günü yemek yer.

İnsan ruhunun gelişmesi ancak  yaşadığımız bu  dünyada söz konusudur. Talmud 'da  (Avoda Zara 3a) simgesel olarak bu dünya  cuma gününe, gelecek dünya  ise Şabat gününe benzetilir. Cuma günü hazırlanılırsa, o zaman Şabat günü zevk alınır ve ondan yarar sağlanır. İnsanın ömrünün sona ermesiyle kişi  artık  mitsvaları yerine getiremez. O halde kendimize soralım: “Şimdi  değilse,  ne zaman?”

DEMİR TAVINDA, DİLBER ÇAĞINDA. DEMİR TAVINDA DÖVÜLÜR.

GERİ | YUKARI

Peraşalar | Yahudi Takvimi | Bayramlar ve Özel Günler | Kavram ve Semboller  
Rav'a Soralım | Yahudi Ailesi | Çocuk Köşesi | Holokost | Yahudi Tarihi | Yaşam ve Değerler | Linkler

 

©Copyright 5765 Sevivon