|

Hillel
Rabi’mizin öğrettiği gibi, hepimiz kendi kendimize bu üç
soruyu sormalıyız:
a)
Eğer ben kendim için değilsem, kim benim içindir?
b)
Eğer ben (sadece) kendim içinsem, ben neyim?
c)
Eğer şimdi
değilse, ne zaman?
Açıklama
İM
EN ANİ Lİ Mİ Lİ? . EĞER
BEN KENDİM İÇİN DEĞİLSEM, KİM BENİM İÇİNDİR?.
Bu
soru şu şekilde anlaşılabilir: Eğer ben Tanrı’nın verdiği
mitsvaları yerine getirmiyorsam, bunu başkası mı benim için
yapacak? Kişi kendi
manevi dünyasına önem vermezse başkası mı onun manevi dünyasını
aydınlatacak? Kimse benim yapmam gereken görevleri benim yerime
yapmayacaktır.
İnsanda,
fiziksel gereksinimlerini hatırlatan çeşitli dürtüler
mevcuttur. Bunlar sayesinde
fiziksel ihtiyaçlarını gerektiği gibi yerine getirir. Açlık,
susuzluk ve benzeri ihtiyaçları vücut çeşitli yollarla
belirtir. Fakat manevi açlığımızı genelde unuturuz. Bu nedenle insan yaşamı boyunca manevi dünyası
için düzenli bir zaman ayırmalıdır.
UHŞEANİ
LEATSMİ MA ANİ?. EĞER BEN (SADECE) KENDİM İÇİNSEM BEN KİMİM?.
“Eğer
ben kendim içinsem” yani
eğer kişi bütün
iyilikleri kendi için yapıyorsa; bir insan ne kadar iyilik
yapabilir ki? Unutulmaması gereken
bu dünyada insanın yapacaklarının limitli olduğudur.
Bu
Mişna’ya Rabenu Yona şu şekilde
bir açıklama getirmektedir: İnsanın kötü dürtüleri
(Yetser Ara) nedeniyle, ne kadar isterse istesin, hayatta ulaşması
gereken noktaya erişmesi zordur. Kendisi şu örneği verir. Bir
kral, tarlalardan toplanan ürünlerin otuzbin birimi aşan kısmının
vezirlerine ait olacağını belirtir. Vezirler inanılmaz bir
uğraş vermelerine
rağmen otuzbin birimlik ürün toplayamazlar. Çünkü
tarlanın kendisi bu miktara ulaşabilecek bir verimliliğe
sahip değildir. Aynı
şekilde Yetser Ara (kötü dürtü)
biz insanoğlunu manen kötü yola teşvik ettiği gibi,
engeller çıkarmaktadır. İnsan, seçme özgürlüğüne rağmen
ulaşmak istediği noktaya gelememektedir. Elbette, şunu belirtmek
gerekir ki, Yetser Ara manevi dünyamıza ne kadar engel
olursa olsun ve ulaşmamız gereken noktadan ne kadar geri kalırsak
kalalım, Tanrı, insanın verdiği her uğraşa gereken ödülü
verecektir.
Bu
Mişna’nın başka bir açıklaması da, eğer ben yalnızca
fiziksel ihtiyaçlarımla ilgileniyorsam ve manevi
ihtiyaçlarımı umursamayıp onlara gereken önemi
vermiyorsam yaşamın hiç bir
önemi olmadığıdır.
Midraş’a
göre; bu Mişna insanları Tanrı’ya yaklaştırmamız yönünde
de bir mesaj vermektedir. Eğer kişi, yalnızca kendi maneviyatını
düşünüyorsa; başkalarının manevi dünyasını
umursamıyor ve Tanrı’ya
yaklaştırmak için hiçbir gayret sarfetmiyorsa yaptıkları
yetersizdir. İşte o zaman Mişna’nın belirttiği gibi “eğer
ben kendim içimsem ben kimim?” sorusu anlam kazanır.
VEİM
LO AHŞAV EMATAY? .
EĞER ŞİMDİ DEĞİLSE, O HALDE
NE ZAMAN?
.
Eğer
gençlik yıllarımda, dinç olduğum zamanlarda
yapmam gerekeni yapmadıysam
ne zaman yapacağım? Her insan küçük yaştan itibaren
kendi kendini geliştirir. İyi erdemlere sahip olmak ister. İyilik
yolunda yürüyebilmek ve Tanrı’ya yakın olmak ister. Küçük
yaşta kendini nasıl geliştirdiyse ve nasıl bir eğitim aldıysa,
yaşı ilerledikçe karakteri aynı yönde devam eder.Yaşamının dönüm
noktasında ise kendini tamamen değiştirmesi gittikçe zorlaşır.
Kral
Şelomo’nun belirttiği gibi;
HANOH
LANAAR AL Pİ DARKO GAM Kİ YAZKİN LO YASUR MİMENA.
Çocuğu gideceği yola göre yetiştir, yaşlı olunca bile ondan
ayrılmayacaktır. (Mişle 22:6)
AĞAÇ
YAŞ İKEN EĞİLİR.
İnsan
bir ağaç dalı gibidir. Verilen suya göre şeklini alır. Kısacası
ne ekilirse o biçilir.
İnsanı
bir ağaç dalına benzetebiliriz.
Tomurcuklanmaya başlayan genç dal büyümeye başlar ve
verimli bir yerde suyunu gerektiği gibi alırsa düzgün bir biçimde
büyür. Ama dalın bir parçası eğri olursa
onun düzelmesi ve eski halini alması hemen hemen imkansızdır.
Buna göre eğer şimdi değilse yani
genç yaştayken pişmanlık duyup hatalarını düzeltmeyeceksek,
o halde ne zaman düzelteceğiz? Kişi iyilik ve sevapları,
yapması gereken herhangi bir mitsvayı, “yarın yaparım” düşüncesiyle ileriye bırakmamalıdır.
Zira “yarın” hiç zamanı olmayabilir.
BUGÜNÜN
İŞİNİ YARINA BIRAKMA
Ayrıca
bugün duyulacak manevi
mutluluğun başka bir zaman telafi edilmesi mükün değildir.
SU
AKAR DELİ BAKAR.
Mİ
ŞETARAH BEEREV ŞABAT, OHEL BEŞABAT.
Erev
Şabat’ta hazırlanan, Şabat Günü yemek yer.
İnsan
ruhunun gelişmesi ancak yaşadığımız
bu dünyada söz
konusudur. Talmud 'da (Avoda
Zara 3a) simgesel olarak bu dünya
cuma gününe, gelecek dünya
ise Şabat gününe benzetilir. Cuma günü hazırlanılırsa,
o zaman Şabat günü zevk alınır ve ondan yarar sağlanır. İnsanın
ömrünün sona ermesiyle kişi
artık mitsvaları
yerine getiremez. O halde kendimize soralım: “Şimdi
değilse, ne
zaman?”
DEMİR
TAVINDA, DİLBER ÇAĞINDA. DEMİR TAVINDA DÖVÜLÜR.
|