|
I.I
Moşe
Rabenu Tora’yı Sinay Dağı’nda aldı ve Yeoşua’ya
aktardı;
Yeoşua Tora’yı Büyükler’e;
Büyükler ise Peygamberler’e devretti;
Peygamberler Tora’yı Bilgeler’e verdi.
Bilgeler üç noktanın altını çizdi:
Yargıda dikkatli ol.
Gerçek gibi görünen çoğu zaman yalnızca kutsanmış görüştür.
Çok öğrenci yetiştir,
Gerçek’i kendilerinin görmesine yardım et;
Bağımlılığı ortadan kaldır,
Gerçekten öğrenmede hiyerarşi yoktur.
Tora için bir korunak yap.
Tarihsel şekli zamana bağlı olmayan Doğru’dan ayırt et;
Zamana bağlı olmayan Doğru’yu desteklemek için tarihsel şekli
değiştirmeye cüret et.

I:2
Son
Bilgeler’den biri olan Dürüst Şimon şöyle derdi:
Dünya üç şeye dayanır:
Gerçek’e,
Dua ve düşünceye,
Sevgi ve iyilik eylemlerine.

I:3
Soholu
Antigenos Dürüst Şimon’un öğrencisiydi. Şöyle derdi:
Tereddütsüz yaşa.
Sonuç ya da ödül üzerinde durma.
İlgini tamamıyla ver.

I:4
Tzeredalı
Yose ben Yoezer ve Yeruşalayimli Yose ben Yohanan,
Dürüst
Şimon’un ve Soholu Antigenos’un öğrencileriydi.
Yose
ben Yoezer şöyle dedi:
Evin
bilgelerin buluşma yeri olsun.
Üzerini
onların ayaklarının tozuyla kapla,
Onların
yolculukları senin yolculuğun olsun.
Sözcüklerini
susuz kalmış gibi iç
Ama
susuzluğunu hayali olarak giderebileceğini sanma.
I:5
Yeruşalayimli
Yose ben Yohanan şöyle dedi:
Konuksever
ol.
Yoksula
ailenden biriymiş gibi davran.
Boş
yere konuşma.
Dikkat
etmeden konuşan
Ve
sözcükleri özensiz kullanan
Yüzeysel
konuşur,
İyi
dinlemez,
Kötü
öğüt verir
Ve
kolaylıkla dedikodu yapar.
Böyle
bir dikkatsizlik zarara yol açar,
Hem
sana, hem de başkalarına utanç verir.

I:6
Yeoşua
ben Perahya ve Nitay Aarbeli, Yose ben Yoezer ve Yose ben
Yohanan’nın öğretilerini aldı.
Yeoşua
ben Perahya şöyle dedi:
Cevaplarına
meydan okuyacak
Bir
öğretmen bul.
Sorularına
meydan okuyacak
Bir
arkadaş edin.
Herkese
kuşku duyması için olanak tanı:
Fikirlere
meydan okunmasına izin ver:
Senin
fikirlerine bile.

I:7
Nitay
Aarbeli şöyle dedi:
Kötü
bir komşuyla işbirliği yapma
Çünkü
cemaati yıkar.
Kötü
bir kişiyle beraber çalışma
Çünkü
toplumu yıkar.
Acı
çektiğin için ümitsizliğe kapılma
Çünkü
hayat acı çekmektir.
Acı
çekmek, aynı zamanda da sevinç...
Hayat
acı getirdiğinde acı çek.
Hayat
sevinç getirdiğinde gül.
Hiçbir
şeye sıkı sıkıya yapışma
Çünkü
her şey gelip geçicidir.

I:8
Yeuda
ben Tabay ve Şimon ben Şetah, Yeoşua ben Perahya ve Nitay
Aarbeli’nin öğrencileriydi.
Yeuda
ben Tabay şöyle dedi:
Yargıda
bulunman istendiğinde taraf tutma.
Taraf
tutmayı önlemek için tüm taraflara suçlu gözüyle bak.
Yargı
kabul edildiğinde
Tüm
taraflara masum gözüyle bak.
Yargıya
sıkı sıkıya yapışma
İyinin
yanlışlığa düşmeyeceğini sanma
Ya
da kötünün davranışını değiştirmeyeceğini
Hayatın
tamamı bir değişimdir
Tüm
duygular sel gibi akar
Şu
anda olana bak
Ve
ona göre hareket et
I:9
Şimon
ben Şetah şöyle dedi:
Doğru’yu
ararken
Derinlemesine
sorgula.
Sözcüklerini
dikkatle seç:
Kurnaz
bir dinleyici tarafsız olmadığını sezebilir
Ve
sözcüklerin sayesinde yalan söylemeyi öğrenebilir.
Arzu
ettiğimiz “doğrular”
Zaten
bildiğimizi destekler.
Kendi
görüş ve muhakememizin
Kurbanları
oluyoruz.
Gereksinim
duyduğumuz Doğru
Bizi
bilinenden kurtarır,
Bizi
sadeleştirir
Ve
Gerçek’e sağlamca yerleştirir.
I:I0
Şemaya
ve Avtalyon, Yeuda ben Tabay ve Şimon ben Şetah’ın öğrencileriydi.
Şemaya
şöyle dedi:
Çalışmayı
sev.
Yapıcı
çalışma dengeli yaşam için vazgeçilmezdir.
Yüksek
konumlardan uzak dur.
Bir tek Gerçek doğrudur.
Söyleyen
ne kadar ünlü olursa olsun,
Sözcükleri
deneyime göre doğrula.
Güçle
samimi olma.
Kendi
yaptığımızın ötesinde kontrol edebileceğimiz bir şey
yoktur.
Güçten
vazgeç, Gerçek’e sarıl ve yapılması gerekeni yap.

I:II
Avtalyon
şöyle dedi:
Sözcüklerle
dikkatli ol.
İ-N-E-K
süt vermez.
G-Ü-B-R-E
koku vermez
A-Ş-K
tutku tanımaz.
Sözcükleri
Doğru ile karıştırırsan
Gerçek’ten
uzaklaşırsın.
Başkaları
seni izleyebilir
Ve
şaşkınlığının zehrini içebilir.
O
zaman ölürler ve Doğru kirlenir.
I:I2
Hillel
ve Şamay, Şemaya ve Avtalyon’un öğrencileriydi.
İlel
şöyle dedi:
Aaron’un
öğrencileri olun:
Barışı
sevin ve barışsever bir şekilde yaşayın:
İnsanları
sevin
Ve
onları Gerçek’e yaklaştırın.
I:I3
Hillel
şöyle derdi:
Şöhretin
peşinden koşmak kişi için yıkıcıdır;
Bizi
Gerçek’ten uzaklaştırır
Ve
enerjimizi kendimiz üzerinde yoğunlaştırır.
Bilgiyi
çoğaltmayanlar
Bilgiyi
azaltırlar.
Ancak
bilgiyi “konuşmak”la karıştırmayın;
Bilen
biri bilgili bir şekilde hareket eder.
Aptallar
konuşur ve konuştukları çok sıkça yanıltıcıdır.
Öğrenmeyi
bırakanlar yaşamayı bırakırlar.
Hayat
öğrenmektir: Gerçek’le ilgilenmek.
Bundan
daha azı ölümün uyurgezerliğidir.
Bilgiyi
yanlış kullananlar kalıcı olamazlar
Çünkü
sadece Gerçek kalıcıdır.
Gerçek’le
ilgilenmiyorsanız, siz neredesiniz?
I:I4
Hillel şöyle derdi:
Kendim
için değilsen, kim benim için?
Yalnızca
kendim içinsem, ben neyim?
Ve
eğer şimdi değilse, ne zaman?

I:I5
Şamay
şöyle dedi:
Gerçek’le
dikkatli bir şekilde ilgilenin.
Az
konuşun, çok yapın.
Herkesi
güler yüzle karşılayın.
I:I6
Raban
Gamliel dedi ki:
Bilge
olun.
Gerçek’e
güvenin, yüksek konumdakilere değil.
Kendinizi
engelleyici utangaçlıktan kurtarın.
Her
ana dikkat edin
Ve
tereddütsüz hareket edin.
Tahmin
ederek vermeyin.
Adalet
bir kapris meselesi değildir.
Bugün
kendinizi cömert hissedebilirsiniz,
Yarın
ise cimri.
Doğru
olanı, doğru olduğu için verin.
I:I7
Şimon
ben Gamliel şöyle dedi:
Bilgeler
arasında büyüdüm.
Hayatım
boyunca sözcüklerini dinledim.
Yine
de sessizlikten daha iyi bir şey bulmadım.
Amaç
öğrenmek değil, yapmaktır.
“Konuşma”yı
“eylem”le karıştırmayın.
Acıma
karın doyurmaz.
Merhamet
ev inşa etmez.
Anlamak
adalet değildir.
Sözcükleri
çoğaltan karışıklığa neden olur.
Konuşulabilen
doğru
Son
Doğru değildir.
Son
Doğru sözsüzdür,
Sessizliğin
içindeki sessizlik.
Konuşma
yokluğundan çok,
Sözcük
yokluğundan çok,
Son
Doğru
Gerçek’le
ilgilenmekten doğan
Pürüzsüz
bir varlıktır.
I:I8
Raban
Gamliel’in oğlu Şimon şöyle dedi:
Dünya
üç şeyin üzerinde durur:
Doğrunun
Barışın
Adaletin.
“Birbirinize
doğruyu söyleyin, barışı sağlayın ve sınırlarınızın
içinde dürüst yargıda bulunun.”
(Zeharya
8:16)

|