|
Pirke
Avot, M.S. 250 ile 275 yılları arasında bir araya getirilmiş
özlü sözlerden oluşur, oysa bu sözlerin mimarı olan
bilgeler çok daha eski zamanlarda yaşamışlardır.
Adı
geçen altmış beş bilgeden biri olan Doğrucu Simon (Simon ha
Tsadik), M.Ö. üçüncü yüzyılda öğretmenlik yapmış,
vecizelerinden alıntı yapılmış olan hahamların sonuncusu
ise, M.S. üçüncü yüzyılın ortalarında yaşamıştır.
Pirke
Avot İbranice (bazı bölümleri Aramî dilinde) söylenmiş ve
yine bu dilde yazılmıştır. Bu özlü sözler, yüzyıllar
boyunca Yahudi toplumunun ahlaki ilkelerini oluşturmuştur.
Bir Yahudi atasözünün dediği gibi: “Erdemli ve dindar
olmak isteyen, Pirke Avot’a
başvurmalıdır.”
Yaklaşık
1750 yıldır, bu kısa ama bir o kadar da güçlü derlemeye başvurdum.
Her zaman için bana, gündelik yaşamın basit gerçeklerini öğretmeyi
başardı. Metin ne denli tanıdık gelirse gelsin, anlamı her
okuyuşta biraz daha güçlenir. Yahudi Bilgelerinin bu özlü sözlerine
her göz attığımda, ilk kez okuyormuşçasına bir izlenime
kapılırım – bu özellik, gerçek vahyin doğasında olsa
gerek.
Vahiy,
bu dünyada yer aldığımız süre içinde ortaya çıkan, Gerçeklikle
ilgili Doğrudur. Dünyada yer almak ise, orada ve o anda tam
anlamıyla var olmak demektir. Pirke
Avot’un her sözü, dünyada tam anlamıyla yer almamız
adına söylenmiştir.
Bir
çoğumuz uygunsuzca davranırız. İçimizdeki “benlik”,
“ego” ve “ben” duyguları dikkatimizi dağıtır.
Aklımızdan geçen seslere kulak verir ve bir bakıma
kendimizi, kendi içimizde bulacağımızı sanırız. Bu yanlış
bir düşüncedir. İçinde bulunduğumuz andan ve o sürede
olan tüm olaylardan başka bir “ben” yoktur. Ben, şu anki
olaylardan farklı değilim. Ancak çevremde olan olaylarla bir
bütün olup, zihinsel ayrışma çabama bir son verdiğimde, bu
dünyada yer alabilir ve Gerçeklik adı verilen bütünlüğe açılabilirim.
Bir
yap-bozu ele alın. Her parçanın bir yeri vardır ve o yere başka
hiçbir parça uymaz. Öte yandan hiçbir parça, tek başına
bir anlam ifade etmez. Bütünlük ve tutarlılık sağlamak için,
her parçanın, yap-bozun tamamına gereksinimi vardır. Ve amacına
ulaşıp, bir anlam ve düzen sağlamak için de yap-bozun tamamının,
her bir parçaya tek tek gereksinimi vardır. Bir parça yerli
yerine oturduğunda, ayrılık ortadan kalkar. Bir parça, bütüne
karışıp, görünmez olduğunda, olması gereken yerde olduğunu
anlarız.
Yap-boz
için geçerli olan, bir tek farklılıkla, Gerçeklik için de
geçerlidir: Bizi yerimize yerleştiren bir el yoktur. Bunu
kendimiz yapmalıyız. Yerimizi keşfedip, oraya geçmemiz
gerekir. Ancak bunu yaptığımızda, bütünün anlamını ve
doğruluğunu keşfetmiş oluruz; her bir şeyin içinde
bulunan, tüm nesneleri birbirlerine ve doğrudan Tanrı’ya bağlayan
o ilahi gücü keşfederiz. İşte bu yüzden Pirke
Avot, sürekli olarak Tanrı’dan ve haMakom’dan
(Yer) – şu anda ve her an içinde yaşadığımız yer – söz
eder.
Tanrı
ve Gerçeklik, soyut düşünceler değildir; Tanrı, kendini
sonsuz sayıda parça halinde gösteren Bütünlüktür. İnsanın
Tanrı’nın görüntüsünde yaratılmış olması bu
demektir. Her bireyin görevi, parçaların yanılsamalarından
sıyrılıp, uyum sağlamak ve yap-bozun içindeki yerini almak
olmalıdır. Atalarımız bunu Tikkun
haOlam – dünyanın onarımı – diye adlandırırlar.
Şema
duasında, biz Yahudilere Tanrı’yı tüm kalbimiz, tüm
benliğimiz ve tüm gücümüzle sevmemiz emredilir – bunun
anlamı Gerçeği kabullenmektir, çünkü Tanrı Gerçektir.
Gerçek yaşam, hiçbir engel tanımadan, Gerçeğin
bizden yapmamızı istediği şey uğruna, yüreğimizi,
ruhumuzu ve fiziksel gücümüzü ortaya koymak demektir.
Bizler,
Gerçeğin üstesinden gelmek için uğraşan, Gerçeğin yollarıyız.
Yapmamız istenilen şeyler bize çoğunlukla önemsizmiş gibi
gelir: avluyu süpür, yerleri sil, köpeği yıka ya da bebeğin
altını değiştir. Hasid Bilge Schneur Zalman’ın dediği
gibi: “Yaratılışın amacı, sınırlı ayrıntıların içindeki
Sınırsızı ortaya çıkartmaktır.” Tanrı ayrıntılarda
gizlidir ve kutsallık dikkatle doğrudan ilgilidir. Gerçek
meditasyon, her defasında yalnızca bir iş üzerinde yoğunlaşmak
demektir.
Bu
Türkçe uyarlama, Pirke
Avot’un bir çevirisi olarak değil, ancak bir yorumu
olarak nitelendirilebilir. Burada güdülen amaç, İbranice ve
Aramî dilinde yazılmış olanları Türkçe’ye çevirmek değil,
Avot’un içinde yer
alan mesajları, anlaşıldığı şekilde ve açık bir dille
okuyucuya iletmektir.
Bu
yazıda hiçbir şey kesin değildir. Yazının amacı, başka
metinlerin yerine geçmek değildir ve başka metinlerle bir
arada kullanılabilir. Burada yazanlar, yalnızca Bilgelerin
hitaplarından anladıklarım. Başka bir şey değil. Bundan
dolayıdırki bu uyarlamanın hemen yanına gerçek metinleride
koymayı uygun buldum. Gerçek metinlerin tamamını Pesah
5762’ye kadar açıklamaları ile tamamlamayı düşünüyorum.
Bu
derleme, yoğun bir sevginin karşılığıdır. Dört yıldan
uzun bir süre, her özlü sözü yeniden ve defalarca okuyup,
doğru mesajı (harfi harfine) okuyucuya iletecek uygun sözcükleri
bulmaya çalıştım. İnsanlar kavrayışımı eleştirmekte özgürdür,
öte yandan hiç birinin dürüstlüğümü sorgulamayacağından
eminim.
Okuyacağınız
bu yazılardaki bilgeliğe inanıyorum. Bu sözler, yaşamımı
biçimlendirdi ve bunu yapmayı sürdürüyorlar, umarım
sizinkini de biçimlendirirler. Bize bu özlü sözleri ulaştıran
insanlara minnettar olmamız gerekir. Onlara ne kadar teşekkür
etsem azdır.
Sevivon
Ellul
5761
|