|
Yahudi Yasam ve Degerleri
|
|

|
|

|
|
ADAM
ve HAVVA
-
Kaçan ilk fırsat
|
 |
Tanrı dünyayı yaratmış ve Adam
Cennet Bahçesine yerleştirmiştir. Ondan Gan
Eden’e iyi bakmasını ve onu işlemesini istemiştir
( Bereşit 2:15-16 ). Yani dünyayı daha iyiye götürecek
işler yapmasını. Aynı zamanda da iyilik ve
kötülüğü bilme ağacından yememesini istemiştir.
Eğer yerse cezası da açıktır. ÖLÜM!
Daha sonra Adam’a bir eş olması için Havva’yı
yarattı. Bilinen olay gerçekleşti. Yılan
Havva’yı kandırdı, önce Havva sonra da Adam
yasak olan iyilik ve kötülüğü bilme ağacının
meyvesinden yediler. Suçlarını kabul etmeyip
sorumluluğu birbirlerinin üzerine atınca da Tanrı
tarafından Cennet Bahçesinden kovuldular. Böylece ölümsüzlüğün
kaynağı olan Hayat Ağacından da mahrum
kaldılar. ( Bereşit 3: 1-24 )
|
|
|
Acaba
Tanrı insanın fazla bilgili olmasını
istemediği için mi Bilgi ağacından yemelerini
yasaklamıştı? Eğer öyle olsa idi insandan
dünyayı geliştirmesini istemezdi. Tanrı’nın
yasakladığı ağacın tam ismi ‘İyiliği
ve Kötülüğü Bilme Ağacı idi’. Adam ile
Havva bu ağacın meyvesini yiyene kadar insanlık
için yalnızca ‘doğru ve yanlış’ vardı
ve Tanrı bunun belirleyicisi idi. İyilik ve kötülük
gibi kişiden kişiye değişen kavramlar ise
insanın dışında idi. Ancak meyve yendikten
sonra ( Tanrı’nın emrine karşı
gelindikten sonra) bu kavramlar insanın içine yerleşti
ve her insan bunu kendi istediği gibi algılamaya başladı.
Tora’nın
metni dikkatli bir şekilde okunduğunda Tanrı’nın
Adam ve Havva’yı Cennet Bahçesinden kovuşunun
nedeninin meyveyi yemeleri olmadığını göreceksiniz.
Tanrı ne olduğunu sorguladığında ne
Adam ne de Havva suçlarını kabul etmemişlerdir.
İkisi de sorumluğu kendilerin de başkasında
olduğunu söylemişlerdi. Hele Adam ‘ Bana eş
diye verdiğin kadın bana verdi ben de yedim’ (
Beresit 3:12 ) diyerek adeta suçun kendisi hariç herkese
hatta Tanrı’ya bile ait olduğunu söylemiştir.
Belki de suçlarını kabul edip Tanrı’dan pişmanlık
dileselerdi –Teşuva yapsalardı- hala Cennet bahçesinde
olabilirlerdi(k).
Tanrı
bizden dünyayı daha ileriye götürmemiz için her imkanı
ve bilgiyi ‘uygun’ şekilde kullanmamızı
ister. O bizim hata da yapacağımız bilir. Ancak
bu durumda uygun olan sorumluluğu kabul edip pişmanlık
duymamız ve hatalı yoldan dönmemizdir. |
|
|
|
Başa Dön |
|
KAYIN
VE EVEL
Sorumluluk ve Pişmanlık |
|
Gan
Eden’deki yasak ağaçtan yeme fiyaskosundan sonra işler
daha da kötüye gitmeye başlar. Adam ve Havva’nın
iki çocukları vardır. : Kayın ve Evel. Hasat
zamanı gelince, Kayın ve Evel, şükranlarını
sunmak için Tanrı’ya armağanlar getirirler.
Evel,
sürüsünün ilk ve en besili koyununu sunar fakat Kayın,
bu armağanların abartıldığını
düşünerek , iyi olmayan ürünlerinden
getirir. Tanrı , bu davranıştan memnun değildir,
ve bunu Kayın’a da söyler. Kayın sinirlenir ve
sinirini kardeşi Evel’den çıkarır. ( Çünkü
Tanrı, çok güçlü ve erişilmez bir yerdedir. ) .
Kayın kardeşiyle , Tanrı’nın kimi daha
çok sevdiği hakkında bir kavgaya tutuşur ve
sonunda Kayın, Evel’i öldürür.
Tanrı,
en masum sesiyle Kayın’e sorar: “Kardeşin
Evel’e ne oldu?”
“Bilmiyorum
“ der Kayın “Ben, kardeşimin bekçisi
miyim?” ( Bereşit 4: 1-9 )
Kayın’ın
, trafikte size ters ters konuşan bir kadından ne
farkı var?
Buradaki
şiddetin kurbanla hiçbir ilgisi yoktur. Kayın,
morali bozulduğu ve sinirlendiği için cinayet işler.
Kendi yaşamındaki başarısızlıkları
düşünmüş, düzeltmeye çalışmış,
fakat bunun da başına çok iş çıkartacağını
görmüştür. Evel’i suçlamak çok daha kolaydır.
Kendi
hatalarımız yüzünden başkalarını suçlamak
, değişim ve büyümenin zorluğundan kaçmanın
çok ucuz bir yoludur. Günümüz toplumunda, bazen hiç
kimsenin kendi sorumluluklarını üzerlerine almadığını
görüyoruz. Bunun küçük ve gülünç ( ama gerçek
!) bir örneği, bir kadının Mc Donalds’tan
aldığı kahveyi ,araba sürerken bacaklarının
arasına koyması, kahve dökülüp yandıktan
sonra da Mc Donald’sı suçlamasıdır.!
Aile
arasındaki şiddetin nedeni de çoğu zaman
,sorumlulukları kabul etmemektir. Adam, yorucu ve zor bir
günün ardından sinirli bir şekilde eve gelir.
Sinirini çıkartacak birini aramaktadır. Etrafta
zarar verecek kim vardır ? Karısı ve çocukları!
Kendi zor gününün suçluları
neden karısı ve
çocukları mıdır? Tabii ki değildir.
Fakat eve geldikten birkaç dakika sonra, ortalık kızışmaya
başlar ve adam tüm sinirini aile bireylerinden çıkartır. |
|
|
|
Başa Dön |
|
NOAH
Değişim ve Direnç |
|
Bereşit.
, 6
Noah,
tüm insanlara garip görünür. Ankara’da ( Ya da her
neredeyse !) gemi inşa eden birisi.. fakat bu olayın
sadece bir bölümü. Tanrı, insanların , Noah’a ,
geniş düzlüklerin ortasında neden gemi inşa
ettiğini sormalarını ister. Böylece , Noah
onları, Tanrı’nın dünyayı yok etme
planları hakkında uyarma fırsatı
bulabilirdi. Tanrı, insanların bu uyarıyı
ciddiye almalarını ve davranışlarını
düzeltmelerini umar. Tanrı, dünyayı yok etmek
istemez. O, insanların değişmesini ister.
18
yaşındayken , babamla feci şekilde kavga etmiş,
kapıyı çarpıp evden çıkmıştım.
Tekrar sakinleşip eve dönebilmeme için 3 ayın geçmesi
gerekti. Bir sabah erkenden, babamların odasını
tıkladım ve babam kapıyı açtı. “
seni çok özledim “ dedi bana . “Eve geldiğin için
çok mutluyum “.
Tanrı,
bizim mükemmel olmamızı beklemez ve bize zarar
vermekten de kesinlikle mutluluk duymaz . Hatalarımızın
sorumluluğunu almamızı ve değişmememizi
ister. Bu açıdan,I tanrı babama çok benzemektedir
belki de tam tersi.
Çocuklarınız
bir hata yaptığında , onları cezalandırmak
için aceleci davranmayın . Hatalarını fark
etmeleri ve değiştirmeleri için onlara yardımcı
olma yollarını arayın; aynen Tanrı’nın
yaptığı gibi.
Eğer
çocuklarınıza ceza vermek zorunda kalırsanız,
bunun sizi ne kadar üzdüğünü onlara göstermek
çok önemlidir. Onlara karşı güçlü konumunda
bulunmanın size mutluluk verdiğini düşünmelerini
istemezsininiz. En çok sevdiğiniz insanları üzmek
, en istemeyerek ve sadece onların yararına olacağına
inandığınız zaman yaptığınız
bir iştir. |
|
|
|
Başa Dön |
|
Avraam
Ve Bağımsızlık |
|
Tanrı
Avraam’a şöyle der: “Kendi topraklarını
terket, akrabalarını , babanın evini geride bırak
ve sana göstereceğim topraklara git . Ve senin neslini
çoğaltacağım. Seni kutsayacak, adını
yüceleştirecek, ve sen bir dua olacaksın…Dünyadaki
her aile kendilerini seninle kutsayacaklar ….”
Nerede
yaşadığımız ve çevremizdeki
insanların davranışları , düşüncelerimiz
ve davranışlarımızı büyük ölçüde
etkiler. Çevremizdeki insanlar dinin bir şaka olduğunu
düşünür, uyuşturuculara ilgi gösterirlerse,
bizim de bu fikirlerden etkilenme şansımız çok
yüksektir.
Tanrı’nın
Avraam’a söylediği ilk şey, bağımsız
olması gerektiğidir. Bağımsız olması
için de evinden uzaklaşması gerekmektedir. ( Size
tanıdık geliyor mu? )
Dr.
Stanley Milgrom, Yale Üniversitesi’nde sonradan çok popüler
olan bir deney yapmıştır. Milgrom, laboratuarına
iki kişi getirir. Diyelim isimleri Harry ve Jack. ( Jack
, Milgrom’un yardımcısıydı ama Harry
bunu bilmiyordu ). Milgrom, onlara cezalandırmanın
öğrenme sürecindeki zararları hakkında bir
deneye katılacaklarını söylemişti.
Dr.
Milgrom: “ Harry, Jack’ı şurdaki küçük odaya
alacağım , ve koluna bir elektrod bağlıyacağım.
Kendisine vereceğim listedeki kelimeleri ezberlemesi için
15 dakikası olacak. Sonra sen , bu kelimeleri
ezberleyebilmiş mi diye onu kontrol edeceksin. Her yanlış
yaptığında ona bir şok uygulayacaksın
ve bu şokların şiddeti de gittikçe artacak.
“
Jack:
“ Benim kalp sorunun var. Bu şoklar bana zarar vermez
değil mi?
Milgrom:
“ Bu tamamen bilimsel bir deney. Sen hiç merak etme. “
Deney
başlar ve Jack bir yanlış yapar.
Milgrom:
“Tamam Harry . Jack’a bir şok uygula. “
Jack:
“ Ahh!”
Harry:
“Bu onu gerçekten acıttı. Bunu siz de
biliyorsunuz . Belki de bunu yapmamalıyız. ..?”
Milgrom:
“ Harry, bu deneyi tamamlayabilmek için devam etmeliyiz. Lütfen
devam et.
Deney
devam eder. Jack, ( Milgrom’un gizli yardımcısı
) , çığlıklar atmaya ve duvarları
yumruklamaya başlar . Uyarılar, Harry’nin Jack’a
ölümcül şoklar verdiğini işaret ederler ve
sonunda Jack tamamen sessiz kalır. Harry ‘nin duruma
bozulduğu açıktır ama yine de devam eder ve
Jack’ın öldüğünü sandığı ana
kadar durmaz.
Milgrom’un
deneyi, insanları gaz odalarına koymak için, insanın
özellikle acımasız, gaddar veya vahşi olması
gerekmediğini gösteriyor. Tamamen normal olabilirsiniz.
– sadece size söylenenleri yapmanın doğru olup
olmadığına karar verecek kadar bağımsız
bir durumda değilsinizdir.
‘
Benliğin bağımsızlığı’
ise Avraam soyundan gelenlerin ( Yahudilerin )
kendilerini tanımlarken değindiği özelliklerinden
biridir. |
|
|
|
Başa Dön |
|
Yitshak’ın
Kurban Edilişi
Acımasız
olan nedir? |
|
Bereşit,
22
Tanrı,
Avraam’dan oğlunu bir dağda kendisine kurban
olarak getirmesini ister. Avraam , Tanrı’nın
kendisine söylediği yere ( Sonradan Kral Şlomo’nun
Bet-Amikdaş’ı inşa edeceği yer olan Yeruşalayim’deki
Moriah dağı ) ulaşmak
için 3 gün boyunca yol alır. Avraam, Yitshak’ı
iple bağlar ve bir kayanın üstüne oturtur. Tam onu
kurban edecekken, Tanrı’nın bir meleği gelir
ve onu durdurtur. ( Bereşit 22: 1- 12)
Bu
, Tora’daki en önemli ve en sorunlu hikayelerden biridir.
Tanrı, niçin Avraam’dan oğlunu kurban etmesini
istemiştir ki? Ve Avraam, neden bunu kabul etmiştir
?
Bize
ait olan her şey aslında bir armağandır.
Bu sadece sahip olduklarımız için geçerli değildir.
Sevdiğimiz insanlar, hatta kendi yaşamımız
bile bize ait değildir. Bunlar sadece, kısa dönemli
mutluluklar için bize ödünç verilmiş şeylerdir.
Eğer her şeyin size bağlı olduğunu düşünürseniz,
hayatınız gerçekleşmeyen beklentilerin verdiği
acıyla dolar. Eğer bir beklentiniz olmadan yaşar,
ve size gelenleri birere armağan olarak düşünürseniz
, mutlu olmak çok daha kolaylaşır. Dindar
Yahudiler, kitaplarının kime ait olduğunu belli
etmek için kapak içlerine Teilim’den şu cümleyi
yazarlar: “ Dünya, tüm içindekilerle Tanrı’ya
aittir. Bu kitap da geçici olarak benim malımdır.”
Acaba
herhangi bir şey , çocuğunuzdan daha değerli
olabilir mi? Şu senaryoyu hayal edin: Holocaust’ta
Almanlar’ın yaptığı işlerin en acımasız
olanlarından biri, Yahudiler’i kendi yok oluşlarında
, rol almaya zorlamaları olmuştur. Her gettoda ,
Almanlar ‘’juden rat’ denilen, Yahudiler’in oluşturduğu
bir kurul kurarlardı ve kurula şöyle derlerdi: “
Yarın , Auschwitz’e saat 9’da bir tren kalkacak.
Trene 1000 tane çocuk bindirin , aksi halde kendi çocuklarınız
o trende olacaktır. “
Böyle
bir seçim durumuyla karşı karşıya kalsaydınız
ne yapardınız ? |
|
|
|
Başa Dön |
|
YİTSHAK
Mükemmel
eşi bulmak. |
|
Bereşit
24
Avraam,
kahyası Eliyezer’i oğlu Yitshak’a bir eş
bulması için gönderir. Eliyezer, doğru insanı
bulabilmek için Tanrı’dan yardım ister. Çölde
yol alır ve bir kuyuya gelir. Ve Tanrı’ın da
uygun kız için bir işaret ister. Kız hem
Eliyezer’e su verecekti ,bununla yetinmeyip kervandaki tüm
develer için de suyu kuyudan kendisi çekecekti.
(
Uzun bir yolculuktan gelen develerin ne kadar susamış
olacağını düşünsenize ) ( Bereşit
24: 10 –14 )
Prens,
Uyuyan güzele aşık olduğu zaman , onun amaçları
veya karakteri hakkında hiçbir şey bilmez. – çünkü
uyuyordur. Kızın da tek bildiği , prensin çok
etkileyici olduğudur. Ve sonra,, hikayenin dediğine
göre hayatları boyunca mutlu bir şekilde yaşarlar.
Bu
masallarla yetişmiş insanlar olarak bunlara inanma eğilimindeyizdir.
Fakat Eliyezer, evliliğin daha derin bir düşünce
üzerine kurulduğunu biliyordu. O, amaçları olan ve
iyi karakterli bir kadın arıyordu. Bunlar eşinizi
seçerken, sizin de dikkat etmeniz gerekenlerdir:
Şefkatli
:
Şefkatli olmak , iyi olmaktan çok farklıdır. İyi
olmak, naziklikle, etrafa zarar vermemekle eş anlamlıdır.
İyi insanlar, annelerine küfür etmek veya etrafa tükürmek
gibi kaba davranışlar sergilemezler. Buna karşılık şefkatli olmak , iyiliğin
çok ötesindedir. Şefkatli bir kişi ,sizin de iyiliğinizi
ve mutluluğunuzu düşünür- sadece kendisininkini
değil. Şefkatli olmayan birisiyle başarılı
bir evlilik yapamazsınız.
Bağlılık:
Bağlılık olmadan evlilik olamaz. İki kişinin
yaşamlarını birleştirmesi zorlayıcı
bir olaydır. Evliliğe olan bağlılığımızı,
elimize olan bağlılığımız gibi düşünmeliyiz.
Mutlak değildir- el kangren olursa , kesilmesi
gerekebilir-fakat sadece ‘artık bütün zevki gitti ‘
diye veya başkasının ellerini daha çok beğendiniz
diye onlardan vazgeçemezsiniz.
Amaçlar:
Hayattaki
amaçları , sizinkilerle örtüşen birini bulmalısınız.
Ev almak ya da iş hayatında
yükselmek hayat için amaç değildir. Hayatın
amacı, mezar taşınıza yazılmasını
istediğiniz türdendir.
Sizinle
ortak amaçlara sahip olmayan biriyle yapacağınız
bir evlilik, sürmez. – çünkü nereye gittiğinizi
bilmeden yaşamınızda yol alamazsınız.
Ve hayatınızın amacı da evlenmek olamaz.
Evlilik , kişiliğimiz için yeni ufuklar açar
aynı zamanda amaçlarımızın üstüne
daha etkili biçimde eğilmemizi sağlayacak şekilde
bizi kısıtlar da .Fakat , amaçsız ve bunalmış
bekar insanlar evlenince, sadece amaçsız ve bunalmış
evli insanlar olurlar.
Gerçek
yaşamda, ‘uyuyan güzel ve yakışıklı
prens’ sonsuza kadar mutlu yaşamazlar. Evlilikleri
yaklaşık 3 sene kadar sürer. |
|
|
|
Başa Dön |
YAAKOV
& ESAV
Yaşamın
amacı(Bereşit 25:29)
|
|
“
Doğum hakkını(behorluğunu) bana sat” der
Yaakov.
“
Zaten ölmek üzereyim” der Esav,
“behorluk umurumda değil. Onu al ve bana yemeği
ver.” (Bereşit 25:31-34)
Esav’a
göre iyiler de kötüler de günün birinde ölecekti ve bu yüzden
hayat, yemek,
seks ve şiddetin heyecanı gibi zevklerle doldurulmalıydı.
Neden maneviyat gibi saçmalıklarla ya da
hayatın anlamı gibi felsefi sorularla uğraşılsın
ki?
‘Ye,
iç, eğlen. Ne de olsa yarın öleceksin.’
Esav
Dom adı verilen ulusun atasıydı; geleneğe
göre bu ulus Roma İmparatorluğu ile özdeşleştirilir.
(Edom, kırmızı anlamına gelir, Yaakov’un
yemeğinin rengi gibi.) Romalılara göre muhteşem
bir akşam fikri, gladyatörlerin dövüşünü
izlemek ve sarhoş olmaktan ibaretti. Bizim
boks gibi kanlı sporlardan zevk almamızın
kökleri Roma’ya dayanır. Roma kültürünün etkisi
bizim dini bir kenara bırakıp hayatın amacının
arzularımızı memnun etmek olduğuna inanmamıza
teşvik eder.
“
Evrende, her
bireyi bir anne baba şefkatiyle gözeten ve bütün endişelerini
mutlu sonla bitiren bir güç olduğu doğru değildir.
Karanlık, hissetmeyen ve sevmeyen güçler insanın
kaderini belirler, ceza ve ödül sistemi. Oysa bu,
dine göre dünyayı yönetir ama gerçek değildir.”
( Freud, ‘ Psikanaliz üzerine yeni giriş dersleri’ )
Eğer
durum böyleyse,
insan hayatının amacı nedir?
“
İnsan hayatının amacı nedir? Hiç kimse
hayvanların yaşamının amacını
sormuyor...
acıyı
ve rahatsızlığı yok etmek için çabalamak
ve birikmiş, şiddetli hale gelen arzuları yerine
getirmenin hazzını yaşamak ki bu kendi doğasından
dolayı sadece geçici bir tecrübe olabilir.”
(Freud, ‘Uygarlık ve Hoşnutsuzluk’ )
Bu
çökmüş dünyanın mitidir. Sonunda
zaten öleceğim. Sen yemeği getir! |
|
|
|
Başa Dön |
|
YAAKOV
Çok
fazla çocuk? (Bereşit
29-30) |
|
Lea
hemen hamile kalır ve arka arkaya Reuven’i, Şimon’u,
Levi’yi, ve
Yeuda’yı dünyaya getirir.En sonunda Yaakov’un 4 eşinden
12 oğlu olur.
Çocuk
bir Rembrandt’tan daha da özeldir. İlgilenmek çok zor
olacağı için değerli bir esere sahip olma
şansından vazgeçer miydiniz? Ya da bir sandık
dolusu altın olduğunu onları alabileceğinizi
ve teker teker sayabileceğinizi
hayal edin. Bu fırsat yerine biraz kestirir
miydiniz yoksa televizyon mu izlerdiniz?
Hayatlarımız
işte o sandık dolusu altınlar gibidir. Hayatlarımızda
bir şeyleri özel kılmamız için kısa bir
şansımız vardır sonra fırsatlar uçar
gider.
Rahat
ile zevk arasındaki farkı karıştırıyoruz.
Rahatlık
ağrının olmamasıdır, ılık
bir kumsalda uykuya dalmak gibi.
Zevk
ise - evlilik, erdem, çocuklar ya da ihtiyacı olana yardım
etmek gibi-ancak çabayla ve rahatsızlığa
katlanılarak elde edilir.
Altın
birilerinin alması için ordadır, ama bir çok insan
onun yerine uyumayı yada televizyon izlemeyi seçer.
|
|
|
|
Başa Dön |
|
YAAKOV
&
Israil’in geleceği (Bereşit 32:25-33) |
|
Bir
gece, bir adam Yaakov’un karşısına çıkar.
Bütün akşam ikisi güreşirler, ama hiçbiri diğerini
yenemez. Şafak sökerken, güreşçinin bir melek
olduğu ortaya çıkar.
“
Beni bırak,” der adam ya da melek “ çünkü şafak
söküyor.”
“
Beni kutsamazsan gitmene izin vermem”
der Yaakov.
Melek
Yaakov’a beraha verir ve şöyle der: “ Bundan sonra
senin adın Yaakov değil ‘Israel’dir.”
Güneş
doğduğunda Yaakov topallamaktadır, çünkü
melek ile karşılaşması sırasında
siyatik siniri yırtılmıştır. ( Bereşit
32:25-33)
Bu
ne demektir?
Yaakov
ve Esav yaşamın birbirine zıt yönlerini temsil
eder. Esav’ın vahşi, hedonist dünyasında,
Yaakov’un nazik maneviyatına yer yoktur. Buradaki melek
Esav’ın meleğidir. Onların bütün gece boyu
süren mücadelesi, tarihin karanlık gecesinde Yaakov ve
Esav’ın dünyaya kendi damgalarını vurmak için
nasıl mücadele edeceklerini simgeler. Bu sonsuza dek
sirecek bir mücadeledir ve Yaakov aklını kullanarak
kazanacaktır. ( Yaakov kurnaz anlamındadır. Sürüleni,
yaralananı ama hiçbir zaman yok olmayanı ima eder.
)
Sonunda
kurtuluşun şafağı sökecek ve Yaakov’un
dünya görüşü kazanacaktır. (Israel mücadele eden ve sonunda kazanan kişi anlamındadır.
) Bu, dünyanın en sonunda Esav’ın şiddetinden
ve hedonizminden vazgeçeceğinin; Israel’in değerlerine
döneceğinin habercisidir. |
|
|
|
Başa Dön |
|
PARONUN
RÜYALARI
Kontrol
kimde?(Bereşit
41) |
|
Mısır
kralı Paro bir rüya görür.
Nil
nehrinden yedi şişman ineğin çıktığını
görür. Sonra yedi zayıf inek çıkar ve şişman
olanları yer, hiçbir iz bırakmazlar.
Paro
başka bir rüya daha görür. Yedi sağlıklı
başak görür, daha sonra da yedi zayıf ve cılız
başak onları takip eder. Zayıf olanlar sağlıklı
olanları bitirir ve yine geriye hiçbir şey kalmaz.
Paro
rüyalarının anlamını bir türlü çözememektedir.
Bilgeleri çağırır ve rüyalarını
yorumlamalarını ister.
Derken
şarapçısı Yosef’i hatırlar. Paroya
kendi rüyasını doğru şekilde yorumlayan
genç İbrani’den bahseder. Yosef hemen hapisten çıkarılır
ve Paro’nun karşısına getirilir.
“
Rüyalarınızı yorumlayacak olan Tanrı’dır,”der
Yosef. “Tanrı rüyalarınız aracılığıyla
size bir mesaj yolluyor. Yedi şişman inek bolluk içinde
geçecek yedi senedir. Yedi zayıf inek yedi sene kıtlığı
gösterir. Kıtlık o kadar şiddetli olacaktır
ki önceki bolluktan hiçbir iz bırakmayacaktır. Buğday
başaklarıyla ilgili rüya da aynı anlamdadır.
Rüyaların arka arkaya tekrarlanması bu olayın
çok yakında gerçekleşeceğini gösterir.
Şimdi bolluk seneleri boyunca Mısır’ın
ürünlerini depolayacak akıllı birini bulun, böylece
kıtlık süresince yiyecek olmuş olur.
Paro
oldukça etkilenmiştir. Hemen Yosef’in ismini
Zaphenath-paneah olarak değiştirir ve onu Mısır’ın
başbakanı yapar.
Bolluk
yılları süresince Yosef bütün ürünleri toplar
ve depolar. Daha sonra kıtlık geldiğinde dünyanın
heryerinden insanlar Mısırdan yiyecek almaya gelir.
(Bereşit 40:1-41:55)
Bu
bize hayatın akışının nasıl değişebileceğini,
olaylar kontrol altına alınmışken nasıl
kontrol çıkabileceğini anlatır. Aslında
satır aralarında verilmek istenen mesaj KONTROLUN KİMİN
ELİNDE OLDUĞUDUR?
Hızla
genişleyen evrende, dünya kendi ekseni ve güneş
etrafında dönerken, hızlanan bir trenin koridorunda
koşturan bir adamın başının çevresinde
dönen bir sinek hayal edin. Sinek hangi hızla ve hangi yönde
hareket etmektedir? Yosef’in kardeşleri onu Mısır’a
köle olarak satmışlardı
çünkü ondan nefret ediyorlardı. Yosef Mısır’da
başbakan olur, ürünleri depolar böylece Yaakov’un
ailesi kıtlıktan korunmak için Mısır’a
yerleşir. Daha sonra burda köle olacak ve çıkış
için şartlar hazırlanmış olacaktır.
Olaylar
hangi yöne doğru ilerlerler ve onları kontrol eden
kimdir? Bizim seçme özgürlüğümüz vardır ama seçimlerimiz,
ancak çok az farkına varabildiğimiz daha büyük
bir resmin bir parçası haline gelirler. Bu Yosef ve
kardeşleri için de böyle idi, bugün bizler ve bütün
dünya içinde böyledir? |
|
|
|
Başa Dön |
|
YAAKOV
Sevgiyle
disiplin (Bereşit
49) |
|
Ölmeden
önce, Yaakov 12 çocuğuna
beraha verir. Çocuklarının güçlü ve zayıf yönleri 12 kabilenin karakterini belirler. Birlikte bu kabileler
Israel ulusunu oluşturur. Oğullarına dua
ederken Yaakov gelecekteki Israel’in kabileleri arasındaki
ilişkiyi belirler.
Şimon
ve Levi için şunları söyler: Kızgınlığınız
lanetlidir çünkü kötüdür. Adalet için tutkunuz takdire
değer olsa da hevesiniz yargınıza üstün
gelmektedir. ( Bereşit 49:7)
Dikkat
edin; Yaakov Şimon ve Levi’yi lanetlememiştir,
onların kızgınlığını
lanetlemiştir. Çocuklarının yanlışlarını
düzelterek büyümelerine yardımcı olmak bir babanın
sorumluluğudur. Ancak onları azarlarken onları
sevdiğinizi vurgulamaya dikkat etmelisiniz. Sevmediğiniz
sadece onların davranışlarıdır ve bu
davranışları düzelteyim derken çocuğumuz
kırmaktan kaçınmamız gerekir.Yaakov bize bunu
öğretmektedir.
|
|
|
|
|
Peraşalar | Yahudi Takvimi |
Bayramlar
ve Özel Günler | Kavram
ve Semboller
Rav'a
Soralım | Yahudi
Ailesi | Çocuk Köşesi |
Holokost |
Yahudi Tarihi |
Yaşam ve Değerler | Linkler
©Copyright 5765 Sevivon
|
|
|
|