'a hoşgeldiniz!

Yahudi Yasam ve Degerleri
»Peraşalar
»Yahudi Takvimi
»Bayramlar ve Özel Günler
»Kavram veSemboller
»Rav'a Soralım
»Yahudi Ailesi
»Holokost
»Yahudi Tarihi
»Yaşam ve Değerler
»Linkler
»e_mail


Sus  demenin bir kural olduğu bir sessizce öğrenme toplumuna mensubuz. Bir üniversite kütüphanesinde bir kitap düşürdüğünüz zaman insanlar bomba diye ayağa fırlarlar.

 Bunu insan seslerinin dalga gibi yükseldiği  bir hahamın çalışma odasında karşılaştığınız durum ile kıyaslayın . Buna alışkın olmayanlar daima “İnsanlar bu gürültüde ne öğrenebilirler?” diye sorarlar.

Bu bir alışkanlıktır. Kasabada yaşayan bir insan  şehirde fazla gürültü yüzünden uyumakta zorlanır. Şehirde yaşayan insan ise, şehir dışında bir yerde uyumakta zorluk çeker. Çünkü sessizlik onun zihnini gerer.

“Arihat sfatayim” tümcesinin anlamı : “Bunu dudaklarında belirt” tir . Biraz daha açıklık ve bilgelik kazanmak istiyorsan yüksek sesle söyle ve konuş.

Bazen yolda, bir insanın yürürken kendi kendine konuştuğunu görürsünüz. Bunu kendiniz yaptığınızı hatırlar mısınız? Neden? Nerede? Bu çok güçlü bir konsantre olma tekniğidir.

Herkesin bir mantrası vardır. Mantra sizin kendinize has müziğiniz ve bağımsız hayat keyfinizdir. Özellikle öğrenmek için sizi öğrenmeye daha fazla iten bir müzik ritminiz vardır. Eğer yeteri kadar uzun çalışmış iseniz, bu ahenk ve ritmi yakalarsınız. Bu sizi harekete geçiren çok büyük bir yardımcıdır. Ahenkle ve uyumla başlayın.

Bir şey okuyup ta, kendinizi okuduğunuz şeye odaklayamıyorsanız, yavaşça ve yükses sesle okumayı deneyin. Göreceksiniz ki, okuduğunuz şey ile bağlantı kurabileceksiniz. Basit bir gazeteyi yüksek sesle okurken daha üst düzeyde anlayacak ve okuduğunuzu daha sonra hatırlayabileceksiniz. Başta belki kendinizi aptalca hissedebilirsiniz, ancak sonuçta bunu alt edip karşılığını alacaksınız.

YAŞAMINIZIN ESASLARINI RAHATÇA İFADE EDİN

Bir an düşünün ve kendinize ne için yaşadığınızı sorun.

Şimdi cevabı yüksek bir sesle verin.

Aradaki farka dikkat edin. İnançlarımız hakkında yüksek sesle konuşursak, bu bize ilham verir, bu inançlar kulaklarımızda çınlar ve iç içe girer.

Hepimiz mutlu, başarılı olmak ve potansiyelimizi kullanmak isteriz. Bu yönümüzü hiç israf etmek istemeyiz. Ayrıca, hepimiz müşfik, sevecen ve yakın olmak isteriz. Bütün bunları insanlık, kendimiz ve sevenlerimiz için isteriz.

Eğer bunlar gerçek ise yüksek sesle “Ben büyük bir insan olmak istiyorum.” Bunu bir teyp kasetine ve kendinize tekrarlayın. Bu konuda samimi ve gerçekçi olup olmadığınızı ortaya çıkarın. Kelimeler, burada kurşun gibidir. Çünkü kişinin ne düşündüğü daha net  bir şekilde ifade ediliyor. İnsanın ağzından çıkan kelimeler, onun varlığı, bedeni ve ruhunun bir karışımını ifade eder. Eğer herhangi bir kavram ve konu biraz zor ve karmaşık ise, onu tanımlayın ve açıkça ifade edin. Açıklığı yakalarsınız. Düşüncelerimizde bir rüzgarı yakalarız. Şayet düşüncelerimizi zihnimize kilitlersek, bu rüzgârı yakalayıp aklımıza yerleştiremeyiz.

Düşündüğünüzü, öğrendiğinizi ve yaşam hakkındaki her şeyi ifade etmeye çalışın. Zihninizin bir bölümünde yatmasına izin vermeyin. Bilgilerinizi kararlılığa ve çözüme ulaştırın. Bilgiyi kullanmaz ve dışa vurmazsanız, anlamsız ve faydasızdır.

Konuşma yeteneği insanın  eşsiz bir yönüdür. Bir kişiye fiziksel gerçeklerden ruhsal gerçeklere dönüşümü açıklamak isterseniz, konuşma yeteneği doğru  metottur.

Bir konu veya problem ile uğraşırken sesinizi kullanın. Bu sizi belki belirsizliğe ve tuhaflığa sarılmaya zorlar. Zihninizdeki bir düşünceyi dile getirmeniz sizi teoriden pratiğe geçirir. Bunu yüksek sesle söylediğiniz zaman düşünce, taşlara kazınmış gibi olur.

İnsan ruhu gelişme ister. Ancak bedenimiz her zaman geri kalmaktadır. Görüş ve fikirlerinizi ikna edici bir şekilde ifade ettiğinizde  fikirleriniz bedeninize nüfuz eder. Düşündüklerimizin arkasında olmaktan ziyade söylediklerimizin arkasında olmanın sorumluluğunu hissederiz.

İfade, bedeninizin isteklerini ayıran bir köprü gibidir ve ayrıca ruhunuzdaki yüce kavramları da birbirinden ayırır.

Sinagog yaşamında bunun pratik uygulaması mevcuttur. “Amida” duası  ayakta ve sessiz okunan bir dua olmasına rağmen  insanların dudakları  oynar. Ayrıca Kipur günü okunan “Viduy”-günahları itirafı- da bu şekilde kendinizin  duyabileceği  bir sesle okunur.

 

DİYALOG KURUN

Kesin bir karar verdiğinizi düşünün ve buna direndiğinizi öngörün. Kendinize konuşun ve meydan okuyup kendinizi mücadeleye davet edin. Şeytanın avukatı ile oyun oynamayın.

                   “Projem hakkında daha ileride çalışacağım.”

                   “Sana inanmıyorum. Beni ikna et. Bunu en son söylediğin zaman projeyi tamamlamamıştın.”

                   “Bundan dolayı çok yorgunum.”

                   “Mazeretlere bir son ver ve aralıksız bir şekilde projeyi aksatmadan tamamla.”

Kendinizi kelimelerle dürtün. Bazı sabahlar canınız yataktan kalkmak istemediği zaman kendi kendinize:

“Hadi bakalım ayaklarını yere bas. Bu seni incitmeyecektir.” Duygularınız yok olmuşsa kendinizi buna itin. Biraz sinirliyseniz içinizdeki öfkeli kişiyi  yatıştırın. Şikayet ediyorsanız acınızı kolaylaştırın. Hangi metod  tutuyorsa onu uygulayın.

Kendinize ne yapıp yapmayacağınızı söyleyin. “Ben yokuş aşağı kayacağım…” vb.

Ürkütücü bir ortamın içindeyseniz, kendi kendinize temel değerlerinizi tekrarlayın. Bu size istikrar kazandırır.

Tabii ki, tüm güçler yanlış kullanılabilir .Kendi kendine konuşan birçok değişik  insan vardır. Bunu bir cemaatin içinde yapmamak uygun olabilir. Kapalı kapılar ardında bir oyunun provası gibi yapın. Kendinizle tartışın. Kendinizi birtakım isimlerle çağırın. Yaşam hakkındaki fikirlerinizi ifade ederken açıklık kazanacaksınız.

Ancak amacınıza zarar verecek kelimeleri kullanmaktan kaçının. “Ben iyi değilim, aptalım, anlamıyorum, başarısızım ve değişemiyorum.”demeyin. Bütün bunlara inanmaya başlarsanız hiçbir şey olmadığınızı hissedersiniz.

Burada söz konusu olan deliye dönmeniz veya başkalarının sizin hakkınızda kötü düşünmesi değildir. Mantığınızla yüzleşmek istemenizin yanında gerçeğin bir resmini çekebilirsiniz. Bu sizin meziyetlerinizi ayrı ayrı bir masanın üzerine koymak gibi bir şeydir. Önemli olan negatifleri ayırıp diğerlerini bir bütün  halinde kullanabilmektir.

 

ÖZ VE KISA KONUŞMA

Başarınız hakkında, gün içinde kendinizle kısa konuşmalar yapın.

“Bugün harika  ve imkanlarla dolu bir gün. Hayat güzel. Yaşadığım için şanslıyım. Bütün bilgi ve bilgeliklerime  başvurup, keyifli bir gün geçirip hedeflerime ulaşacağım.

Aniden kararınızı değiştirip gitmeye hazırlandınız!

Yeterli paranız varsa size kısa bir konuşma yapabilecek birisini bile kiralayabilirsiniz. Yoksa bir dostunuzla anlaşın ve bunu karşılıklı uygulayın. Veya sadece kendinize konuşun.

Geceleri kendinize, “Yarın yataktan büyük bir enerji ve keyif ile fırlayacağım ve sinirlenmeyeceğim.” Kendinize bunu neden ve nasıl yapmak istediğinizi söyleyin.

Kendinize bunu söyleyip uygulayın.

PROBLEMLERİ YÜKSES SESLE ÇÖZÜN

Bir sorun hakkında düşünmek, sadece sorunu çözme aşamasında ilk adımdır. Kafanızdaki sorun, sık sık kararsızlığa doğru gidebilir. Problemi sizin duymanız, görüş açınızı genişletir ve tarafsızlığınızı sağlar. Ayrıca dikkatinizi belli bir yere odaklar.

Konuyu yeniden veya yüksek sesle yazarak gözden geçirdiğiniz zaman zorlukları ortaya çıkaracak ve kesinlik kazandıracaksınız. Bu, azmi ve kararlılığı bulmanıza yol açar. Başka bir deyişle, siz iki rolü canlandırıyorsunuz: Öğretmen ve öğrenci.

Sorunların çözümünde bu metodu deneyin:

1.       Olumluluk ve olumsuzluklar ile ilgili bir liste çıkarın.

2.       Her maddeye bir değer biçin: 1-Önemli, 2-Çok önemli, 3-Gerekli

3.       Bunları sınıflandırın; göreceksiniz ki çok kolaylıkla bir karar vereceksiniz.

Kararınızı verdikten sonra iş olarak yorumladığınız şeyleri istismar etmeyin.

Bazen öyle kararlar veririz ki bunları uygulamak için deneme bile yapmayız. Bu kendimizi kandırmak ve blöften başka bir şey değildir.

Körü körüne kararlarınıza güvenmeyin. Bir karar aşamasında olduğunuz zaman bunu bir dostunuza söyleyin ve onun buna inanıp inanmadığını sorun. Bunu bir başkasına anlatırken size “saçmalık” diye bir yanıt verebilir.

Bir karar verdiğinizi düşünün ve “yarın şuraya gideceğim ve gerçekten bunu uygulamak istiyorum.” Bunu yüksek bir sesle, güçlü bir anlam içerisinde kesintisiz olarak söyleyin. Gerçekten bu konuda ciddi olduğunuza kendinizi ikna edin. Siz kendinizin patronusunuz. Bunu istiyorsanız, bu yapılacaktır. Bu iradeye sahipsiniz. Eğer biraz inatçı iseniz sizi kimse harekete geçiremez. Kararınızı verdiniz ve şimdi başladınız. Hadi bakalım harekete geçin.

OLAYLARI YÜKSEK SESLE GÖZDEN GEÇİRİN

Günlük deneyimlerinizi somutlaştırın. Ne ifade ediyorlar? Ne yapacağım? Eğer bir şey yapmayacaksam “Niçin yapmayacağım?” diye sorun. Bu konularla ilgilenin ve gündeme getirin.

Yaşamınızdaki önemli olayları ifade edin. Geriye dönüp, bir düğün, cenaze veya bir gelişim hakkında yüksek sesle “Bütün bunlardan ben ne öğrendim?” deyin. Edindiğiniz ve edineceğiniz tüm deneyimleriniz hakkında çabalayın. Bu hayatınızı kontrol altında tutar ve olayları bilinçaltınızda bütünleştirir. Hayır ve dualarınızı da bu şekilde ifade edin. İnsanın günlük kavramlar içinde düzeyini arttırması bu çok güçlü  araca bağlıdır .

Bütün bunların ödülü kendinizi bilmeye başlamanızdır. Ne istediğinizi bildiğiniz zaman onu yakalarsınız. Sizi frenleyen birşeyler varsa engelleri eleyebilirsiniz. Zevklerinizi bilirseniz onlardan keyif duyarsınız. Artık gücünüz üst seviyeye  artmıştır.

Kendinizi bilmez ve tanımaz iseniz zihniniz karışıktır. Gücünüzü yeterince kullanamazsınız.

İnsanlar, kendilerini konuşurken duymak için para öderler. Bir psikologa gidip bir saat için 200$ verdiğiniz zaman konuştuklarınızın karşılığını almak ister ve bütün bunlara değip değmediğini bilmek istersiniz.

Eğer birisi sizinle oturup konuşuyor, soru soruyorsa ve sizi dinliyorsa bu mükemmel olabilir. O zaman siz kendinize ücretsiz konuşun.

Eğer kendinize yüksek sesle konuşmakta güçlük çekerseniz yazmaya çalışın. Günlük tutun. Bu bir başlangıçtır. Masanızın üzerine bir kağıt koyun. Bu kağıt, size üzerine birşeyler yazmak istemenizi çağrıştırır.

 

HEDEFLERİNİZİ SLOGANLARA DÖNÜŞTÜRÜN

Reklamcılık sektöründe slogan üretmek için servetler tüketiliyor. “İşte gerçek”, “Sadece yapın” gibi sloganlar bazı kayıtsız düşünceleri ifade etmenin en seri ve etkili yoludur. Sloganlar hedeflerimizi saptamak ve açıkça hatırlamamız için çok güçlü unsurlardır. Özellikle zihnimiz karıştığı ve yorgun olduğumuz zaman çok etkilidir. Pes ettiğimiz zamanlarda bize ilham verir.

Bir atılım öncesi kendinize sorun: “Neyi başaracağımı ümit ediyorum?” Bunun yanıtını sloganla bütünleştirin ki bu zihninizde yer etsin.

48 yolun listesine bakarsanız, bu, bir temel sloganlar serisidir. Yahudilikteki en önemli slogan Şema duasıdır. “Dinle İsrael,Ad.Tanrımızdır,Ad Tektir ”

Bu bir duadan öte yaşamın amaçları hakkında uyarıcı ve hatırlatıcıdır

İşte bazı Yahudi sloganları:

 

·         Daimi mutluluk bir mitsvadır.

·         Dış içi etkiler.

·         Dünya, Tora, dua ve şefkat üzerine kurulmuştur.

·         Herşey iyi  için meydana gelir .

·         Tanrı iyidir.

·         Tanrı beni seviyor.

Hayat görüşünüzü odaklamak ve geliştirmek için bunları yüksek sesle ve devamlı olarak tekrarlayın.

Gerçekten ciddi ve samimi iseniz, “Ben ne için yaşıyorum?” diye sorun. Bunu, sizi motive etmesi için sloganlaştırın.

Görüşleriniz ve fikirleriniz ne derecede artarsa bu derin bir intiba oluşturur. Yüksek sesle bir şeyi söylemek bütün hücrelerinizi kullanmanız demektir. Diyaframınızı, beyninizi, kulaklarınızı, dudaklarınızı, dişlerinizi ve dilinizi kullanıyorsunuz demektir. Bunun iliklerinize kadar işlemesine bilinçli olarak yardımcı olun ve deneyin. “Tanrıyı ve İsraeli işitin.”dediğiniz zaman bunu parmak uçlarınızdan başlayarak söyleyin. Bu sizde derin bir izlenim ve etki yaratır. Varolan herşeyinizle yaşıyorsunuz demektir.

 

BİLGELİKTE YÜKSES SESLE SÖYLEMEK NEDEN BİR MADDEDİR?

·         Yüksek sesle söylemek, belirsiz fikirlerden arınmaktır.

·         İfade etmek, tarafsızlıktır.

·         Fikirleriniz  kişiliğinizi etkiler.

·         Ne konuştuğunuz, ne olduğunuzun ifadesidir.

·         Asla yapamam demeyin. O zaman yapabileceğinizi  bile  yapamazsınız .

·         Dil, beden ve ruhu birleştirip karşılaştıran bir köprüdür.

·         Yüksek sesle konuşmak, sizi uyuklamaktan ve hayallerden uzaklaştırır.

·         Kelimeler, gerçeği ifade eder. Söylemek varolmaktır.

                   

 

YUKARI

 

Peraşalar | Yahudi Takvimi | Bayramlar ve Özel Günler | Kavram ve Semboller  
Rav'a Soralım | Yahudi Ailesi | Çocuk Köşesi | Holokost | Yahudi Tarihi | Yaşam ve Değerler | Linkler

 

©Copyright 5765 Sevivon