Dört Yıl Önce :

R. JONATHAN 300 RAV'ı ISRAEL'e GÖTÜRDÜ

(Akko Muhabirimizden)

Rav Jonathan'ın uzun hayatındaki (bugün 80 yaşında Akko'da vefat etti) en önemli başarısı şüphesiz, Fransa ve İngiltere'den gelen 300 kadar Rav'dan oluşan bir grubun başında İsrael Topraklarına aliya (göç, ''yukarıya gidiş'') yapması. R. Jonathan'ın liderliğinden ilham alan bu grup onunla birlikte bu göcü gerçekleştirmeye ikna olmuştu. Bu göç hareketi Galile ve Akko'daki Yahudi cemaatlerinin moralini düzeltmiş ve Doğu ile Batı Yahudilerinin arasındaki bağı kuvvetlendirerek, Rav Jonathan'ın kişiliğinin ve çalışmalarının buralarda daha da iyi tanınmasına olanak vermiştir.

Doğu Yahudiliğinin merhum lideri Kahireli Rav Moşe ben Maimon (Maimonides) ile yakın temasları yüzünden, zaten bu ünlü Fransız bilgin ve düşünürü buralarda iyi tanınıyordu. Maimonides'in bazı görüşleri hakkında Yahudi dünyasında ortaya çıkan bazı çekişmeler, Jonathan'ın Maimonides'ten bir mektupla bazı konularda açıklamalar istemesine sebep oldu. Gelişen uzun yazışmalar sonucunda, iki düşünür, aynı şehirde oturan iki arkadaştan daha fazla birbirini tanıma fırsatını elde etti. Aralarında karşılıklı güven ve takdir hisleri gelişti.

Astrolojinin Kötü Etkileri

Bir keresinde Lunel'li Jonathan, astroloji ilmi ve sanatı konusunda Maimonides'in fikrini sormuştu. Bu ilmin, İspanya gibi aydın bir ülkede dahi, az sayılmayacak Yahudi taraftarı var. Maimonides'in cevabı kesin ve olumsuzdu.  Ona göre, astroloji ilmi, aptal ve hilekarların ilmiydi. Ciddi düşünürlerin bu ilimle kaybedecek vakitleri yoktu. Daha da kötüsü : Astroloji ilmi kaderciliğe dayanıyor. Halbuki, Yahudi felsefesi, kadercilik anlayışının tam tersine, insanın kişisel ve ulusal kurtuluşu için devamlı olarak uğraşması gerektiğini vazetmektedir.

Maimonides'e göre, yıldızları seyretmekle vaktini geçireceğine Yahudi'nin, yönetim ve savaş konularında kendini geliştirmesi gerekmektedir. Bu şekilde, zamanı gelince, bağımsız bir İsrael devletinin hür bir vatandaşı olarak, kendine düşen görevleri yerine getirmeye hazır olacaktır. Mesih'in gelişi Tanrı'nın Elinin gücü ile gerçekleşecektir. Ancak insanın da bu süreçte görevleri vardır. İnsan, hayatını ''yıldızların neler söylediğini'' kestirmeye çalışmakla harcarsa, bu göreve hazır olamayacaktır.

Rav Jonathan, Maimonides'le bu konuda tamamen hemfikirdi. Aslında, Maimonides'in bu cevabı, Fransız düşünürün İsrael'e göç etme kararını derinden etkilemiştir.

Haçlılar o zamana kadar Yeruşalayim ve Kutsal Toprakları kontrolleri altında tutuyorlardı. Bu yüzden de Rav Jonathan ile İngiliz ve Fransız dostlarının bu göçü daha önce gerçekleştirmeleri olanaksızdı. Zira, Haçlılar, ülkedeki bütün Yahudi Cemaatlerini silip süpürmüşler ve Yahudilerin Kutsal Topraklara ayak basmalarını engellemişlerdi.

Selahattin'in Hıristyanlara karşı kazandığı kesin zafer üzerine, geçmişte konulan birçok kısıtlama kaldırıldı. Yahudilerin geriye dönüşü ve yerleşmeleri konusunda ihtimaller artmaya başladı.

Yeruşalayim ve İsrael  Topraklarının bütün dünyadaki Yahudilere yönelik  ''çekici gücü'' diğer taraftan Avrupa'da gittikçe artan Yahudi karşıtı hareketlerin ''itici gücü'' ile birleşince, ''300'lerin aliyası'' ile ilgili ortam oluşmaya başladı. ***