ÇIPLAK
AYAKLI RAHİPLER HIRİSTYANLIK VİCDANINI HAREKETE GEÇİRDİ
(Sevivon Post Muhabiri)
Gerek Kral Philip'in sarayında,
gerekse güney Fransa'nın kırsal alanlarında, Assisi'li Francis Biraderin
takipçileri olan ''çıplak ayaklı rahiplerin'' ortaya çıkışının ardından
hissedilmeye başlayan bir huzursuzluk var.
Hıristyanlık içinde yeni bir Düzen'i
oluşturan bu Fransiscan rahipler, Fransa'nın güneyindeki yolculukları sırasında
gittikleri her yerde, basit yaşam stilleri, ve dünyevi zenginliklerden feragat
etme, merhamet ve sevgi konusundaki samimi telkinleri ile halkta sempati ve
heyecan uyandırmışlardır.
Papa
Tarafından Tanınıyor
Kilisenin inançlarına karşı gelen
Albigenslilere karşı yürütülen ve bu mezhebin nerdeyse tamamen ortadan kaldıran
vahşi ''yan-Haçlı Seferi''nin üstünden ancak bir yıl geçti. Şimdi ise ülke
etekleri çamurlu bu yalınayak
Fransiskan rahiplerinin sahneye çıkması ile yeniden sarsılıyor. İşin doğrusu,
Fransiskan meselesi, kendine özgü bir olay : Hiçbir şekilde kargaşa veya
isyana sebebiyet vermiyorlar, zor kullanmıyorlar. Tam aksine, gittikleri her
yerde, sakin bir şekilde, yardım ellerini uzatıyorlar. Ancak görüntüleri
bile (en az Hıristyan vicdanlarda) huzursuzluk yaratmaya yetiyor.
Aslında, Albigensliler de basit ve
sade bir yaşamı vazediyorlardı. Ancak onlar Hıristyan değillerdi : Ya da,
şöyle demek gerek, çok garip bir Hıristyan çeşidi idi. Çünkü iki yüce
gücün varlığına inanıyorlardı. Biri iyilikler, diğeri ise kötülükler
için. Bunun dışında Papa'ya ve genelde Hıristyan kilisesine karşı derin
bir nefret beslerlerdi. Assisi'li Francis ise, Papa tarafından tam olarak tanınıyordu.
Efendimizin
Hayali
Francis, orta İtalyadaki Assisi şehrinde
oturan bir tüccarın oğluydu. Gençliğinde, haylaz bir çocuktu. Gençliğinde,
hayatın bütün zevklerini tatmasını bilen, babasının parasını har vurup
harman savuran ve ilerde, askeri
bir karyerin düşü ile yaşayan haylaz bir çocuktu. Birkaç savaşa katılıp
çarpıştıktan sonra, yakalanıp Perugia'da hapsedildi. Burada iken hastalandı.
Hastalığı sırasında, birdenbire önüne çıkan
Hz. İsa'nın, ona, Peygamberin yolunda yürümesini, hastaları iyileştirmesini,
mutsuzları mutlu etmesini, insanların ruhlarından kötülükleri kovmasını,
sevgiyi vazetmesini ve maddi yüklerden kendini kurtarmasını söylediğini
hayalinde gördü.
O günden beri Francis'in hayatı değişti.
Evine döndüğünde ani bir kararla, babasının dükkanına zorla girmiş,
orada depolanmış olan bir miktar elbiseyi çalarak, onları satmıştı. Bu
satıştan elde ettiği gelirlerle de harabe halindeki bir kiliseyi tamir etmeye
başlamıştı.
Bu haraketlerinden dolayı tutuklanan
Francis, bir müddet sonra serbest bırakıldı. Daha sonra elbiselerini yırtarak,
yarı çıplak bir şekilde yerden yere dolaşmaya, aşk ve sevgi vazetmeye (ve
uygulamaya) başladı. Gittiği her yerde ona katılanlar oldu.
Yedi sene önce başlayan bu hareket,
bugün artık, Fransiskanlar veya ''gri rahipler'' olarak tanınan kalabalık
bir topluluk haline geldi. Ancak, diğer rahiplik örgütlerinin tam aksine,
Fransiskanlar yaşamdan ellerini eteklerini çekmiş değiller. Diğer insanlara
karışmayı ve ekmeklerini kazanmayı yeğliyorlar.
Francis şimdiden aziz sayılıyor.
Ancak, kral ve asillerin saraylarında (ve daha başka birçok yerlerde), yarattığı
hareketin yerleşik düzeni bozmasından çekiniliyor. ***