HANUKA  ve MAKABİLER

Bu gece, bir kere daha, İsrael'in Grek ve Hellenistlerin elinden kurtuluşunu ve kirletilmiş olan Tapınağın Matatya ve cesur oğulları tarafından Tanrı'ya tekrar ithafını simgeleyen Hanuka'nın ilk mumunu yakıyoruz.

Ancak burada Yeruşalayim'de, şimdiki Efendilerimiz Müslümanların simgesi olan parlak altın kubbenin altında yanacak olan sadece sönük bir ışıktır. Hükmeden kilisenin parıltılı şatafatının arasında, dağıldığımız Hıristyan topraklarında bayram kandillerimizi dolduran yağ ise, ince ve çok sulandırılmış bir yağ.

Papa'nın çağrısı kulaklarımızı tırmaladı. ''Makabiler gibi'', diyordu Papa, ''eski günlerdeki gibi''. Roma'daki en son Evrensel Kardinaller Toplantısında, Kutsal Toprakları kurtarmak için yapılacak Kutsal savaşa, inananları bu sözlerle çağırıyordu. Hıristyanlığın tepesindeki adam, Yahudi Milletinin Topraklarında yaşadığı en şanlı anı kullanarak, bu Toprakların fethedilmesi için halkına ilham veriyor ! Bu ne dehşet verici manzara !

Evet, son birkaç senede olduğu gibi, kandilimizin ışığı bu sene sönük, yağımız ise çok ince. Ancak Makabilerin ölümsüz adı boşa kullanılmış olmuyor. O, dinmeyen bir ihtişamla parlamaya devam ediyor.  Makabilerin soyundan gelenlerin geri dönerek, günün birinde bu Toprakları bütün İsrael için geri alacakları umudu da  aynı şekilde kalbimizde tütmeye devam edecektir. ***