HAÇLILAR  EVLERİNE  DÖNÜYOR

Krallığın Çöküşünün Sebepleri : Nüfus Azlığı, Köklerin Burada Olmaması

Toprakta Yerleşmede Başarısızlık

(Diplomatik Muhabirimiz Tarafından)

Diğer Hıristyan Devletlerinin arasında emsalsiz bir yeri olduğunu iddia etmesine rağmen Kutsal Topraklardaki Haçlı Krallığı, aslında, diğer Laik Avrupa Devletlerine göre çok daha laik bir devletti. Bu yüzden de, laik devletlerin maruz kaldığı her türlü problem, tuzak ve zaaflara açıktı. Zaman geçtikçe, bu zaaflar daha da belli olmaya başladı ve Haçlı Krallığının sonunu hazırladı.

 

Maddi Unsurlar

Bütün ülkeyi işgal edecek kadar nüfusa sahip olmadıkları için Haçlılar, kentlerde yerleştiler. Kırsal alanların kontrolu için de, dağınık birkaç kaleye güvendiler. Onlar krallıklarını ve geleceklerini, dini ve idealist kavramlar yerine,  dünyevi ve maddi unsurlara bağladılar. Onlarla Avrupa'dan gelen ve onlarla yan yana savaşan dini idealistler, bir müddet sonra, geri plana itildiler. Buradaki Kutsal Haç ve Kutsal Mezar, Krallığı koruyan özel ilahi gücün tek şahitleriydi.

Haçlıların politik ve stratejik kararları, jeopolitik durum tarafından tanımlanıyordu. Bu durum, Devlet politikasının gelişim ve değişimini yönlendiriyordu. Ancak, çoğu zaman, bu dikkatle hesaplanmış politikaların yerini, aile arası entrikalar ve kıskançlıklar alıyordu. Bu da Haçlı yönetiminin sağlamlığını devamlı olarak zedeliyordu.

Avrupa'daki dini ve sosyal çalkantıların yanısıra, politik ve dogmatik değişimler, Yeruşalayim Krallığının tarihine paralel olarak gelişti ve Haçlı Krallığı ile Batı arasındaki bağların karakterini etkiledi. Müslüman Doğu'da ise, Hıristyan Krallığının varlığı, politik huzursuzluğa ve cihad (kutsal savaş) çağrısının yenilenmesine yol açıyordu.   

Yeruşalayim Haçlı Krallığı, Asya'da bulunan bir Avrupa Krallığıydı. Sınırları ve cemaatleri iyice belirlenmiş ancak Avrupa'ya sayısız bağlarla bağlı bir Krallıktı.

Netice olarak, Yeruşalayim Krallığı İsrael Topraklarında bulunan yabancı bir unsurdu.

Haçlıların başarısızlığının ana sebebini zaten açıkladık : Haçlılar bu ülkede yeteri kadar kök salamamışlardı. Onlar, Kültür, gelenek ve kökler açısından Avrupalı, milli hisler açısından da Fransız, İngiliz, Alman veya İtalyandı. Ortak bir din ideali sayesinde, Kutsal Topraklarda bir Devlet kurmayı başarabilmişlerdi. Ancak bu devlet, milli hislerle kenetlenemediği için parçalanmaya mahkumdu.  

İkinci bir sebep daha : Haçlılar ülkede her zaman, azınlıkta kalmışlardır. Muzaffer bir azınlık olmalarına rağmen, yenik düşen çoğunluğa karşı idareyi uzun müddet ellerinde tutmayı ümit edemezlerdi.

 

Nüfusun Dörtte-Biri

Son tahminlere göre, Kutsal Topraklardaki kent ve kalelerde yaşayan Haçlıların sayısı, 100,000 ile 120,000 arası. Bunlardan 20,000'i, Yeruşalayim'de gerisi ise Akko, Tire ve kıyı ovasındaki diğer şehirlerde oturuyorlar. Dolayisiyle, ülkenin toplam nüfusunun ancak dörtte-birini oluşturuyorlar. Geri kalan büyük çoğunluk ise Haçlı yönetimine düşman. Avrupa'dan takviye getiremedikleri, ve ülkeye kalabalık gruplar halinde yerleşemedikleri için, Haçlı Krallığı gerilemeye ve yıkılmaya mahkumdu.

Toprağı işleyemedikleri için, fiziki ihtiyaçları açısından, yerli Müslüman köylülerin desteğine ihtiyaçları vardı. Bu da onların ülkenin toprak ve insanlarından daha da uzaklaşmalarına sebep oluyordu. 

 

Kriz Havası

Haçlılar, Avrupalı Hıristyanların bu ülkenin geleceği ve kaderi ile hiç ilgilenmediklerini tekrar tekrar söylüyorlar. Şimdi  ise, Yeruşalayim'in düşüşünün ardından, Avrupa Hıristyanlığının tekrar dirileceğini ve Kutsal Mezar (Sepülkr) Kilisesinin tekrar ellerine geçmesi için, yeniden çaba harcanacağını ümit ediyorlar.

Bugünkü kriz havasında, belki de, gereken enerji ve isteği canlandırıp, Filistinde yeni bir köprübaşı mevzii yakalama imkanı bulabileceklerdir. Ancak, uzun vadede bütün belirtiler, Haçlıların politik kaderlerini yeniden canlandırma ile ilgili hayli bulanık bir geleceğe işaret etmektedir. ***