MÜSLÜMAN LİDER ASKERLERİNİ DİZGİNLEDİ - ŞİDDET KULLANMADAN ŞEHİR ELE GEÇTİ...

(Sevivon Post Haber Servisi)

Yeruşalayim Haçlı  Krallığı artık yok. 88  senelik Hıristyan egemenliğinin ardından Yeruşalayim nihayet, Selahattin'in Müslüman ordularına, nerdeyse savaşmadan boyun eğdi. Binlerce Hıristyan mülteci, şehri terketmekte, iki uzun kafile halinde kıyı ovasına doğru ilerlemektedir.

Müslüman lider ile Yeruşalayim'in savunmasından sorumlu Hıristyan Komutan Ibelin'li Balian arasında devam eden iki günlük bir pazarlığın ardından, Selahattin'in orduları, Cuma sabahı Kutsal Şehre girdi. Sonunda, aşağıdaki şartlara göre mutabakata varıldı :

1. Selahattin'in kuvvetlerine karşı her türlü silahlı direnişe derhal son verilecektir.

2. Hıristyan halk, özgürlüğünü şu şartlarla geri satın alabilecekti : Erkekler 10 Dinar, kadınlar 5 Dinar, çocuklar 1 Dinar. Fidyeyi  ödeyemeyecek durumda olan 7,000 kişi, 30,000 Dinarlık toplu bir ödeme karşılığında serbest bırakılacaktı. Geri kalan 13,000 kişi, esarete gönderilecekti.

 

Heraclius ''Kendini Kurtardı''

Doğrusunu söylemek gerekirse, eğer Kilise ve iki ana kolu (Templar ve Hospitaller'ler), tıka basa dolu olan kasalarını biraz olsun açabilselerdi, daha birkaç bin kişi esaretten kurtulacaktı. Ancak bu iyiliği  yapmayı reddettiler.

Bencilliğin ve açgözlülüğün simgesi olan Patrik Heraclitus, 10 Dinarlık fidyesini ödedikten sonra, utanmadan, taşıdığı altınların yükü altında eğilmiş bir şekilde şehri terketti. Arkasından da para kasaları dolu arabalar onu izledi. Tam bu sırada, binlerce din kardeşi ise, ömür boyu esarete götürülüyordu.

Şehri fetheden Müslümanlar ise çok daha cömertti. Selahattin'in kardeşi al-Adil, savaşta verdiği hizmetler karşılığında, bin tane esir istedi. Esirler kendisine verildiğinde de onları hemencecik salıverdi.

 

Son Şehir

Kuzey sahilindeki Tire şehrini saymazsak, Yeruşalayim, Kutsal Topraklarda, hala Hıristyan ellerde kalan  en son şehirdi. Temmuz ile Eylül ayları arasındaki sürede Tiberya, Akko, Nablus (Şehem), Toron, Yaffo, Sidon, Beyrut, Jabail, Aşkelon ve Gaza şehirlerinin tümü (farklı direniş tarz ve süreleri olsa dahi) teslim oldu.

Yeruşalayim'le ilgili son perde, Eylül başlarında açıldı :Tire'de oturmakta olan İbelin'li Balian, karısı Kraliçe Maria'yı ve çocuklarını Tire'ye getirebilmek için, Selahattin'den Yeruşalayim için bir geçiş izni istedi.

Ancak, Yeruşalayim'e vardığında,  komutanı olmayan askeri birlikler ve orada kalmasını isteyen bir halk topluluğu ile karşılaştı. Halk ondan şehrin savunmasını örgütlemesini rica ediyordu. Çok zor durumda kalan Balian, Selahattin'e bir mektup yazarak durumunu anlattı. Selahattin Balian'ı affetmekle kalmayıp, Kraliçe Maria, çocuklar ve bütün ev eşyalarını Tire'ye götürmek için refakat gönderdi. Balian, Yeruşalayim'in savunmasını örgütlemek için orada kaldı.

 

On Günlük Kuşatma

20 Eylül'de, Selahattin, ordusunu Yeruşalayim yakınlarına getirerek şehrin kuzey ve kuzeybatı duvarlarına yönelik ağır bir saldırı başlattı. Şehir bu saldırılara dayandı ve saldırganlar geri püskürtüldü.

Beş gün sonra Müslüman lider, kuvvetlerini doğuya kaydırarak Zeytinler Tepesine yerleşti. Saldırı buradan 26 Eylül'de tekrar başladı. Nihayet geçen Salı günü, duvar yıkıldı ve iki ordu göğüs göğüse çarpışmaya başladı.

Çarşamba sabahı, Balian ateşkes talebinde bulundu ve şehrin teslimi için Selahattin'le pazarlığa başladı.***