ÇOBANIN YALANCI ŞAHİTLİĞİ YÜZÜNDEN, BÜTÜN CEMAAT MAHKUM EDİLDİ

(Sevivon Post Muhabiri)

Yahudi Pesah bayramı ve Hıristyan Paskalya bayramlarından iki hafta önce, Blois yakınlarında bir nehir kıyısına vuran bir çocuk cesedinin bulunması kabus gibi bir olaylar dizisinin başlangıcı oldu.

Daha sonra şahit olarak dinlenen asilzadelerden birinin hizmetinde çalışan bir çoban, atının sırtında koyunlarına su vermek için nehir kıyısına doğru giderken, Yahudi Yitzhak bar Eliezer'in ''nehrin sularına doğru yeşil bir çuvalı boşalttığını'' gördüğünü anlattı. Çoban ayrıca, bir çocuk cesedinin çuvaldan nehre doğru savrulduğunu gördüğüne yemin etti. Atı bile, gördüklerinden korkarak, eve doğru dört nala koşmaya başladı.

Kont Tibald, Blois şehrindeki bütün Yahudilerin (güzel Pulcelina hariç) derhal tutuklanmasını emretti. Pulcelina Hıristyan asılzadesi Tibald'ın hayranlığını kazanmış zengin ve çok güzel bir kadındı. (Tibald herhalde, kadının Hıristyan dinini kabul ederek hayatını kurtaracağını ümit ediyordu. Ancak, o da, bunu son dakikaya kadar kesinlikle reddederek diğer dindaşları gibi, diri diri yakılmaya mahkum edildi.)

Tutuklanan Yahudilere yöneltilen suçlama şuydu : Pesah ritüelinde kanının kullanılması amacı ile, bir Hıristyan çocuğunun katledilmesi.

 

Karşılıklı Taktikler

Blois Yahudi Cemaatine yönelik iftira dolu suçlama ve tutuklama haberleri hızla, yakındaki Orleans ve oradan da ünlü Yahudi bilgini, öğretmen ve Talmud yorumcusu Rabbenu Tam'ın oturduğu şehir olan Troyes'a kadar yayıldı. Rabbenu Tam'ın Fransız sarayında çok etkili bir kişi olduğu biliniyor. Rabbenu Tam, Cemaati kurtarmak için, Kral VII. Louis'nin nezdindeki bütün itibarını kullanmayı denedi. Tutuklu Yahudileri kurtarmak için, Troyes ve komşu Cemaatlerde, fidye parası toplandı ve teklif edildi. Ancak Kontes Alice'in karşı taktiği bütün bu çabaların boşa gitmesine sebep oldu.

Kralın kendisi, başarılı olsaydı olayların akışını değiştirecek bir teşebbüste bulundu : Olayın tek ''şahidi''nin Su Testine tabi tutulmasını emretti. Tanıklığı sorgulanan kişi, nehir kenarındaki bir küvete yerleştirilir. Eğer boğulursa, tanıklığı red, yaşarsa kabul edilmiş sayılır. Bütün şehir bu testi izlemek için nehir kenarında toplandı. Çoban testi başarıyla geçti, tanıklığı kabul edildi ve Kral da bu davaya daha fazla müdahale etmekten vazgeçti.

Otuzbir mahkumun dinlerini inkar ederek, Hıristyanlığı kabul etmeleri için son bir çaba sarfedildi. Bu teklif reddedilince hüküm yerine gertirildi. ***