ŞUNDAN  BUNDAN
 

KRALİYET  DAVETİ : Resmi bir ziyaret için iki ay önce Konstantinopolis'e gelen Kral Amalrik muhteşem bir törenle  karşılandı. İmparator Manuel onuruna çeşitli ziyafetler düzenledi. Herhalde uğurlama törenleri şimdiye kadar gördüklerimizden daha da üstün olacak. Haçlı Kral, bütün devlet başkanları gibi Bizans başkentine, Bucoleon limanındaki saray kapısından giriş yaptı. Manuel, Amalrik onuruna sadece bununla yetinmedi. Yeruşalayim Kralının buradaki ziyareti sırasında mümkün olduğu kadar eğlenmesini ve rahat etmesini sağladı : Sayısız dini tören, kutlama, Hipodrom'da dans gösterisi, Boğaz boyunca İmparatorun teknesinde gezinti ... Diğer taraftan Kral ile İmparator, biraz ''iş konuşma'' fırsatı buldular. Bu konuşmaların sonucunda aralarında bir antlaşma imzaladılar... Antlaşma ile ilgili resmi bildiri, şartları konusunda ketum. Ancak basına sızan bazı ayrıntılara göre, İmparator'un misafirperverliği boşa gitmemiş görünüyor...

***

KENDİLERİNİ SAVUNACAK FIRSAT BULAMADILAR : Blois Yahudilerine karşı açılan dava baştan aşağıya sahtekarlıklarla dolu. Kont Tibald'ın başkanlığındaki bu mahkemeden hafif bir ceza ile kurtulmalarını beklemek pek mantıklı değil...Tibald'ın avantajına çalışan üç ayrı unsur var : Birincisi- soylu bir aileden gelmiş olması. İkincisi - Fransa Kraliçesi olan kızkardeşi (VII. Louis'nin üçüncü karısı, Prens Philip'in annesi). Üçüncüsü -  Kendi karısı, Alice, Kralın kızı... Davanın durdurulması veya ölüm cezalarının geri  çevrilmesi konusundaki çabalara Alice'in set çektiği bilinmektedir.  Kral Louis'nin yarım ağızla ortaya attığı protestolar başından beri başarısızlığa uğramaya mahkumdu... Söylentilere göre, bütün senaryoyu tasarlayan da zaten Alice'ten başkası değil. Niyeti ise, son zamanlarda kocasının ilgisini fazlasıyla çekmeye başlayan Yahudi güzeli Pulcelina'dan intikamını almak... Yahudiler de bu yüzden ona Cezebel demiyorlar mı zaten ?

***

YENİ EV DAVETİ : İngiltere'den gelen bir haberde, çok özel bir yeni ev davetinden bahsediliyor. Bahis konusu olan ev Lincoln'lu Aaron'a ait. Bu şehirdeki ilk taş konut. Lincoln ve Londra sosyetesinin bütün ileri gelenleri bu davetteydi. İngiliz asılzadeleri, Aaron tarafından düzenlenen her davette görmeye alışkın oldukları ihtişamı bu davette de buldular. Zaten Aaron, İngiltere'nin en zengin Yahudisi ünvanına sahip. Bütün ülkenin de sayılı zenginleri arasında... Söylentilere göre, bu davete Kral II. Henry de katılacaktı. Ne de olsa Aaron, sarayda sıkça görülen bir sima. Ancak Beckett'in öldürülmesinin ardından, Kral, bir Yahudi evindeki bir davete katılarak, Kiliseyi kendine daha da fazla düşman etmenin doğru olmadığını düşünmüştür...

***

GÜNDE ÜÇ GÜNAH : Maimonides'le düzenli bir şekilde yazışan Rav Akko'lu Yefet'e göre, Yahudi dünyasının önde gelen ruhani otoritelerinden olan Maimonides, mektuplarını şu kısa cümlelerle bitirmeyi adet edinmiştir : ''Her gün üç ayrı emre karşı gelen yazarınız bendenizden saygılarla ...'' Rav Yefet açıklıyor : Kıtab-ı Mukaddes'te üç kez, İsrael oğullarının,  ''Mısır'a hiçbir zaman bakmamaları'' gerektiği yazılmıştır. Maimonides'e göre bu sözler, ticari amaçlar hariç, Mısır'a geri dönmeyi yasaklıyan bir emirdir. Bildiğiniz gibi, Maimonides birkaç sene önce İsrael Topraklarına gemiyle giderek  buralarda yerleşmeye niyetlenmişti. Ancak Haçlı seferlerinin ardından ortaya çıkan Yahudi düşmanlığı, büyük düşünürün, planlarını değiştirerek geçici bir süre için bile olsa, Mısır'a  yerleşmesine sebep olmuştur. ***