Haberlerin İçindeki İsimler

ASSASSIN'ler

TERÖR ve HAŞHAŞ

Yirmi otuz yıllık sessizliğin ardından (Trabluslu II. Raymond'un 19 sene önce öldürülmesinden beri sesleri pek çıkmıyor), Assassinler tekrar haberlerde. İki sene önce, Alamuttaki Assassin karargahı, Basra'lı Şeyh Rüştettin Sinan ibn Süleyman'ı Suriyedeki Nosairi Eyaletinin Valisi olarak atadı. Nosairi, bu mezhebin Kutsal Topraklardaki en önemli harekat merkezi.

İdareyi ele alır almaz Sinan, daha aktif bir politika başlattı. Frenklerin ona verdiği ünvan olan ''Dağların Yaşlı Adamı''nın liderliği altında, Assassinler, kendilerini yavaş yavaş belli etmeye başladılar. Gittikçe artan bir tempo ile düşmanlarına (Sünni Müslümanlarla, Hıristyan Templar Şövalyeleri) saldırmaya başladılar.Templar'lar Suriye'nın o bölgesini hala kontrol altında tutuyorlar. Şimdilik de, civardaki çoğu Assassin köyünü (vergi toplama işi dahil) sıkı bir denetim altında tutabiliyorlar.

Son gelen haberlere göre, Sinan, bir taraftanTemplar şövalyelerinin boyunduruğundan kurtulurken, diğer taraftan, Yeruşalayim Kralı Amalrik'le bir antlaşma imzalayarak, düşmanı Nurettin'e karşı harekete geçmeyi planlıyor. Yem olarak da kendinin ve çevresinin Hıristyanlık dinini kabul edebileceklerini öne sürüyor !

Bu İslam karşıtı Müslüman mezhebinin kökleri nedir ?

Herşey yüz sene önce İran'da başladı. Hasan as-Sabah adındaki biri, Nizam ül-Mülk ve şair Ömer Hayyam'la birlikte, yeni ve fanatik bir dinin temellerini attı. Bu dinin üyelerine, sonradan,  haşhaş içme adetleri yüzünden Haşaşin veya Assassin adı verildi. Dini adetleri hakkında hiçbir zaman yeterli bilgiye sahip olunmadı. Ancak bir şey çok çabuk ortaya çıktı : Hıristyan veya Müslüman, politik düşmanlarını ''katl''etmek (veya batı dillerinde kullanıldığı gibi ''Assasin'' etmek) bu mezhebin en önemli faaliyet alanıydı.

Bu alandaki ''başarı'' larının listesi çok uzundur. Hareketin kurucularının birinin katli ile başlar. Burada bu ''haşhaş-yiyicilerinin'' en önemli katliamlarının sadece kısa bir listesini sunmakla yetiniyoruz :

1092 - Selçuklu Vezir Nizam ül-Mülk'ün İran'da öldürülmesi

1103 - Homs (Suriye) Emir'i Yana ad-Daulah'ın öldürülmesi

1106 - Apamea Emir'i Kalef ibn Maulaib'in öldürülmesi

1113 - Memlük soyundan Mavdud'un Şam'ın büyük camisinde öldürülmesi

1121 - Vezir el- Afdal'ın Kahire sokaklarında öldürülmesi

1126 - Musul Valisi Aksungur ül-Bursuki'nin öldürülmesi

1135 - Abbasi Halifesi Müsterşid'in Azerbaycan'da öldürülmesi

1152 - Kont II. Raymond, Merle'li Ralph ve kimliği tespit edilemeyen bir şövalyenin Trablus'ta öldürülmesi.

 

Askeri Etken

Bazen önlerine çıkan herhangi bir Hıristyan ordusu ile Müslüman bir düşmana karşı ittifak yaparak hatırı sayılır bir askeri güç oluştururlardı. Bu gibi durumlarda, terazinin kefesi Haçlılardan yana yatardı. Ancak, ''meşhur'' olmalarının asıl sebebi, tekrar tekrar işledikleri terörist hareketlerdir. (Yukarıdaki listedeki örnekler, sadece küçük bir numune...). Ülke neredeyse devamlı bir şekilde korku ve gerilim altında... 

Son senelerde, Templar Şövalyeleri, onları sakin tutabilmeyi başardı. Bunu daha ne kadar sürdürebilecekler acaba ?***