SELAHATTİN'in ARAYIŞLARI
PAN-ISLAM (İslam
Birliği) HAÇLI SEFERLERİNİ DURDURABİLİR Mi ?
İslam dünyasının
politik olarak bir araya gelmeye çalıştığı bugünlerde, Selahattin
egemenliğini gittikçe daha çok perçinlemekte. Yakın Doğu sahnesine çok
uygun bir zamanda çıkan bu lider, Arap Birliği ile ilgili
projelerini gerçekleştirmek için çabalıyor.
Ancak
Selahattin'in niyetini iyi
bilenler, liderin, Suriye'yi topraklarına katmadan ve Yeruşalayim'i Haçlı
istilasından kurtarmadan dinlenmeyeceğini çok iyi biliyorlar. Bu dediklerini
yapmaya azimli. Bu projeler sadece basit bir çağrı olmaktan öte, ciddi bir
politik ve askeri programın parçaları.
Selahattin'in
amcası Şurku zamanından beri planlanan Fatimi Halifesinin ortadan kaldırılması,
programın ilk adımlardan biriydi. Şurku yeğenini yardımcılığına atamıştı.
Şurku iki sene önce vefat ettiğinde, yeğeni hemen amcasının yerine
geçmişti.
Selahattin
herzaman için, kısa bir süre önce ölen Mısır Fatimi Halifesi Nurettin'e
karşı, çok diplomatik bir şekilde
davranmıştı. Şimdi ise Mısır camilerinde okunan hutbelerin sonunda kendi
isminin okunmasını yavaş yavaş yerleştirmeye çalışıyor.
Terkit şehrinde
1138'de doğan Mısır'ın ilk Eyyubi Sultanı olan Selahattin'in, başında Mısır'ın
olduğu bir Şam-Bağdat birliğini desteklediği biliniyor. Ancak Şam Sultanı
Nurettin'den çekindiği için de, Haçlılara saldırmaktan imtina ediyor.
Bütün bu çekincelere
rağmen, Kahire'de geliştirilen bir plana göre, Gaza, Ramle, Lidda, Gezer ve
kuzey topraklarının ele geçirilmesi gündeme gelmiş durumda.