TRAJEDİLERLE DOLU BİR HAYAT

Maimonides'in 36 yaşında Mısır Vezirinin yanında Saray Hekimliği görevine atanması, yıllarca süren baskı ve eziyetlerden sonra bu kabiliyetli genç bilgin-doktorun hayatında bir umut ışığı gibi. Filistin'den Mısır'a altı sene önce göç etmesinin ardından özel hayatında arka arkaya başgösteren trajediler hayatını zehir etmiş, kendisi de kısa bir süre önce ölümle burun buruna gelmişti.

Mısır'a gelişinden altı ay sonra babası Rav Maimon vefat etti. Daha babasının ölümünden bir sene bile geçmeden, yeni senenin arifesinde, iki oğlu, hayatlarının baharında hastalıklara yenildiler. Karısı ise kısa bir süre sonra üzüntüden öldü. Bunların ardından Rav'ın kendisi de hastalandı. Durumu o kadar çabuk bozuldu ki hayatından ümit kesildi.

Bu kara günlerde Rav Moşe'nin tek teselli kaynağı sevgili kardeşi David idi. İki sene önce Hindistan yolunda seyreden bir ticaret gemisi fırtınaya yakalanarak batmıştı. Bütün yolcuları boğuldu. Bu yolcuların arasında David ben Maimon da vardı. Değerli taş ticareti ile uğraşan David, bütün ailenin geçim kaynağı idi.

Doktor-Öğretmen-Yazar

Yakınlarını arka arkaya kaybettikten sonra geçimi için gereken kaynağın da ortadan kalkması üzerine, Maimonides derin bir yoksulluğa gömüldü. Fostat Talmud Bilimleri Akademisi başkanı olduğu senelerde, yerel cemaatin ruhani rehberi ve öğretmenliği görevi karşılığında, Rav Moşe Maimonides'in, prensip olarak ve inatla maaş almayı reddetiğini de unutmamamız gerek. ***