KİTAPÇIĞIN YAZARI DİSRAELİ YAHUDİ DEVLETİ İÇİN ÇAĞRI MI YAPIYOR ?

(Orta Avrupa Haberleri)

 

BERLIN -  Filistin topraklarında İngiltere koruyuculuğunda bir Yahudi Devleti kurulması gerektiğini  söyleyen imzasız Almanca kitapçığın, aslında Lord Beaconsfield ( İngiltere Başbakanı Benjamin Disraeli ) tarafından yazıldığını söylentileri var. Gerçek yazarın anlaşılmaması için  Almanca yazıldığı söyleniyor.

 

‘Doğu Sorununda Yahudi Elemanı’ başlıklı kitapçık , 8 ay önce Viyana’da , ortaklarından birinin İbrani yazar Peretz Smolenskin olduğu Georg Brag Basımevin’de başılmıştır.

Resmi İnkar

Söylentiler,  İngiliz başbakanlığı tarafından sertçe inkar edilmiştir ve Lord Beaconsfield’in kendisi de bu konuyu Başkan’ın kötüleşen sağlığı nedeniyle  bir arada bulunamayan  basınla tartışmayı reddetmiştir.

Peretz Smolenskin , kitapçığın orijinal olarak kimden geldiğini açıklamak istememektedir. “ Eğer söz konusu kişi ortaya çıkmak istemiyorsa, benim gibi bir insanın onun kimliğini açıklaması nasıl beklenebilir ?” demektedir.

Kitapçığı İngilizce’ye tercüme eden  Avusrturya Ticaret Bakanı Johann Freherr von Chlomzki de çeviriyi kiminle paylaştığını açıklamak istememektedir.

Kitapçığın yazarı , hala bilinmemektedir.

Ana Noktalar

Öte yandan, kitapçığın sunduğu fikirler basit ve doğrudan verilmiştir. Çarpıcı noktalar şunlardır:

 

·         Er ya da geç, Osmanlı İmparatorluğu yıkılacaktır ve ayrılacak bölgeler için planlar yapılmalıdır. 

 

·         Er ya da geç, dünya milletleri, binlerce yıldır çözüm bekleyen bir problemi göz önüne almak zorunda kalacaklardır: Geçmişte, ulusal problemler, asimilasyon veya yok olmayla sonuçlanırdı. Şimdi de daha küçük uluslar bağımsızlıklarını kazanmaktalar ve sadece Yahud, ,nsanların sorunu hala çözümlenmemiş durumdadır.

 

·         Yahudi ırkı , baskı ve yok edilmeye karşı , yaşama yeteneklerini ve isteklerini kanıtlamışlardır. Tacir veya gazeteci olan Yahudiler, hala güçlü ulusal ve kavimsel güdülerle doludurlar.

 

·         Yahudiler, şu anda sürdürdükleri özgürleşme mücadelelerini kazansalar bile, ulusal bilinç yok

Olmayacak, ve akıllarından eski egemenliklerinin ve bağımsızlıklarının hatıraları  silinmeyecektir.

 

·         Bu ilhamların tatmin edilmesi gerekmektedir ve şimdi de Osmanlı İmparatorluğu sarsılmakta olduğundan zaman gelmiştir. Dünya güçleri, Yahudiler’e eski Yahudi bölgesi, İsrael Topraklarını , kendi devletlerini ve krallıklarını kurmaları için  tedarik etmelidir. Böylece, 1,800 yıl önce ikinci defa yıkılmış Yahudi Devleti’nin uyanışı başlayacaktır.

·         Yeniden kurulma, ana Avrupa Güçleri tarafından başarılmalıdır. Yahudiler, bir yanda anavatan sevgisiyle buraya çekilecekken Avrupa güçleri, devletsel işlerde onlara pratik anlamda yardımcı olacaklardır. 50 senelik bir dönem içinde, birkaç milyonluk Yahudi milleti birleşerek yükselecek ve ataları gibi tarımsal adetlerini devam ettireceklerdir.

 

·         Bu büyük görevde acaba hangi büyük güçlere güvenilmelidir ?Cevap, İngiltere’dir.  Akdeniz’le Fırat ve Lübnan’la Kızıldeniz arasındaki bölgeler, Fransız ve Alman Yahudileri’nin de hak vereceği gibi Güçlerin en tecrübeli ve aydınlanmış olanlarından İngiltere dışındaki biri için önemli değildir. 

 

·         Bu bölge, bir kez İngiliz yönetimine geçti mi, dünyadaki tüm Yahudi ulusu için buraya binlerce kişilik gruplar halinde göç etmek  ve çoğunluk nüfusu oluşturmak kutsal bir görev haline gelecektir. Böylece Yahudiler de şu anda Kanada’nın yaşadığı tarzda bir rejimin ayrıcalıklarından yararlanacaktır. Bu arada, diğer ülkelerdeki Yahudi vatandaşlar da bağlı vatanseverler olarak kalacaklardır.

 

Dinsel Değil ,Ulusal

 

Sonuç olarak, bu yeniden kuruluş çalışmaları  dinsel değil , ulusal bir hareket olacaktır. Kurulacak Yahudi devleti, modern bir ülke olmalıdır. Dini yön, devletten ayrılmış olmalıdır, tıpkı Avrupa ‘nın kilise etkisinden kurtulmuş olması  gibi. Moşe inanışının esasları, Yahudi ulusunun kalbinde yaşamaya devam edecektir fakat din, devlet işleri üzerinde bir kuvvet oluşturmayacaktır. Böylelikle, bir kez daha, erdem ve öğrenme, Sion’dan parlayacaktır. Düşünce ve bilinç özgürlüğü erdemi Afrika, Asya ve bazı komşu Avrupa ülkelerine ışık saçacaktır.