Bir
yandan , Almanca yazan Yahudi –Alman – Fransız- Sosyalist yazar Moses Hess,
büyük hevesle Sion’a Dönüşten ve, özellikle Doğu Avrupa’daki
Yahudiler ‘in Kutsal Topraklar’a yeniden yerleşmesinden bahsediyor. Diğer
yandan , Lituanya’nın İbrani eğitimci ve şairi Yehuda Leib Gordon, “Uyanın
İnsanlarım” ve diğer şiirlerinde Tora İbranice’siyle Yahudiler’e Batı
kültürü içinde asimile olmaları için ısrarla ateşli bir şekilde yalvarıyor.
Yahudiler’in Rusça öğrenmelerini öneriyor , hatta Çar’dan
beklenilebilecek iyilikler hakkında olumlu konuşuyor. Bu gerçekten kafa karıştırıcı.
Bu
çelişki hakkında, siz editörlerin ve Yeruşalayim haham ve alimlerinin görüşleri
nedir ? Yetkili birilerinin fikirlerini öğrenmekten mutluluk duyacağız.
YEHUDA
RABINOWİTZ, Vilna
KİTABIN
SAVAŞI
Şimdi
Allah’a şükür sonu gelen Amerikan İç savaşı hakkında verdiğiniz
bilgiler için teşekkür ederim. Sadece katliamın durduğuna değil, bir
Yahudi olarak dindaşlarımın , birbirleriyle düşman olarak karşı karşıya
gelmediklerini bilmek de beni çok rahatlatıyor.
Sevinmek
için başka bir neden daha ver: Savaşın bitmesi, her iki tarafta
,önde gelen hahamların amaçlarını belirlemek ve Tanrı’nın
onlarla beraber olduğunu kanıtlamak için
Tora’dan cümleleri kullanması gibi Yahudiler’in yaptığı utanç verici
davranışların da sonunu getirecek .
Örneğin,
Lincoln’ün başkan seçilmesinden hemen sonra, New York’taki Haham Morris
Raphatt, ‘Kölelik Konusunda
Tevrat’ın Görüşü’ adlı bir yazı yayımladı ve bu yazıda köleliğin
ilahi bir kurum olduğunu ispatlamaya çalıştı. Ondan önce, Missouri’den
Rev. Leander Ker de 1853’de ‘Slavery
Sanctioned by the Bible’ – Kutsal Kitap Tarafından Yasaklanmış Kölelik’
adlı - bir kitap yayımlamış.
Union
-Birleşim – tarafında, Baltimor’lu David Einhorn, gazetesi Sinai’yı
,Lincoln’un lağvetme kampanyasının bitiminde yerleştirmiştir. Kutsal
Kitaptan birçok alıntı yapmanın yanında eskiden Adalet Bakanı olan Fransız
Yahudisi Adolphe Cremieux’un, ,1848’den beri Fransız kolonilerinde köleliğe
son verdiği için , Amerikan politikacıları için bir örnek olduğunu söylemektedir.
Kutsal
Kitap ve Talmud’da köleliğin Yahudiler’e olan bir lanet olmadığını gösteren
cümlelerden tatmin olmayan Chicago’lu Haham Liebman Adler, tek oğlunu
Union-Birleşim-ordusunda askere yollamıştır.
Kabul
etmek gerekir ki , Yahudiler’in de köle ticaretinde payları vardır. Ama
tabii ki Yahudiler bu onursuz işi yapan tek kişiler değildir.
Moşe’nin
kanunları köleliğe karşıydı ve kaçmış bir köleyi sahibine teslim
etmeyi yasaklayan ilk kanundu. O eski zamanlarda, bu olayı saf ve basit bir şekilde
ortadan kaldırmak mümkün değildi fakat Tora’daki tüm kanunlar köleleri,
ücretli işçi haline getirmeyi öngörmüştür.
A.B.D’
deki kardeşlerimizin , ‘köleliği doğru gören bölüm ve cümlelerden alıntı
yapma’ köleliğinden kurtulduklarını bilmek güzel.
MOSES
HALEVİ ,Tiberya