Filistinin
içinden :
ARAP
FELLAHİNLER
, TOPRAKLARINDAN ÇIKARTILDILAR.
İSRAEL
TOPRAKLARI: FİLİSTİNDE SEYAHAT GAZETESİ , H.B. Tristram ,
Hıristiyan Bilgisi Teşvik Cemiyeti, LONDRA, 1865
Şok
edici cinayet ve hırsızlık perdesi , yağmacılık
olayları İngiliz coğrafyacı, gezgin, H.B. Tristram sayesinde
gözler önüne seriliyor! Kendisi, bu bölgeyi bir uçtan bir uca, 1862 ve 1864
yılları arasında dolaşmış, , insanları ve
yerleri gözlemlemiş, nereye gittiyse uzun notlar almış , ve en
sonunda topladığı bilgileri 600 sayfalık kitabında yayımlamıştır.
Bu
gerçek yaşam öyküsünde mekan bir Dickens romanındaki kadar
muhteşem ! Şüphesiz
öyküdeki kötü adam , şehir dışında yaşayan
,öldüren, yakan , yağmalayan göçebe Araplar; çaresiz kurbanlar ise
toprakları ve köyleri Bedevilerce acımasızca zarar gören
Arap çoban , veya fellahlar
dır.
KİTAPLAR
Bu
yüzyılın başından itibaren , Filistinli fellahların
pozisyonu zarar görmeye başlamıştı. Aileler, boylar ve köyler
arsında bitmez tükenmez kan davalarının yanında, acımasız
Bedevî toplulukların örneğin Tristramın 1000 atı süvariyi
yönetebilecek ve savaş ihtimali doğduğu anda kardeşlerine
katılan kişi olarak bahsettiği ,kötülüğüyle ün salmış
Beni Sakkr
gibi. - sürekli saldırıları buna neden olmuştur.
Şimdiki mallarını zaman içinde Fellahinleri yerlerinden çıkartarak,
köylerini yok ederek, ve zengin mısır tarlalarını otlaklara
dönüştürerek elde etmişlerdir. ( sayfa 488 )
Yazar
( sayfa 490 ),bölgenin günümüzdeki dikkat çeken koşullarını
anlatmaya devam etmektedir:-
Ürdün
Nehrinin her iki kıyısında :
Birkaç
yıl önce, tüm Ghor ( vadisi ) , Fellahinlerin elindeydi ve büyük bölümüne
mısır ekilmişti. Şimdi ise, toprakların hepsi
Bedevilerin elinde ve bütün tarım çalışmaları , orada
şurada esirlere ektirilen birkaç küçük bölge dışında
bitmiş durumda. Bedevîler, ayrıca, kanun tanımazlıklarıyla
bölgedeki tüm Türk otoritesini uzaklaştırmışlardır.
Hiç bir hükümet şu anda Ürdünün doğu tarafından haberdar
değildir, ve eğer yetkililer kararlı bir şekilde
davranmazlara, Filistin göçebe insanlara teslim edilmiş olacak.
Aynı
olay şu an Şaron düzlüğünde de yaşanmakta. Kuzey ve güney
bölgelerinde de
ekili alanlar yok olmakta ve tüm köyler hızlı biçimde dünya
üstünden silinmekte. 1838 yılından beri, en azından 20 köy
haritadan silindi ve kalıcı nüfus eridi. Çok hızlıca,
Bedeviler, atlarının gidebildiği her yere yayılmaktalar. Ve
hükümet de onlara karşı gelemeyecek ve sahip olduklarını
savunamayacak
kadar zayıf
bir durumda
Yeruşalayim,
Hebron, Tiberya, ve Tsfatda yaşayan Yahudilerin , kalabalık
fakat diğer yerlere göre güvenli şehirlerini , dışarıdaki
daha yeşil
bölgeleri bulmak için neden terk etmediklerine şaşmamalı