Kitapların Köşesi

DAHA GENİŞ KİTLELER İÇİN TALMUD

(Edebi Eleştirmenimizin Kaleminden)

Talmud, yani Yahudi “Sözlü’’ Yasası, bir zamanlar, tam da adından anlaşılacağı gibi gerçekten sözlü bir yasa, daha doğrusu kitab-ı mukaddes’in prensiplerinin pratik uygulama yöntemlerini anlatan ağızdan ağıza geçen ve sözlü olarak canlı tutulan bir yasal kararlar topluluğuydu. Bu yasa topluluğunun devamlılığı ve ağızdan ağıza gelecek nesillere aktarılması için, din bilginlerimiz, öğretmenlerimizin mükemmel hafızalarına güvenmişlerdi.

Mişna ve Gemara

Ancak bir müddet sonra, bu yasal kararlar ve bağlı oldukları akademik tartışmaların, yazılı kayda geçirilmedikleri müddetçe, sapmaların, bozulmaların ve diğer hataların sisteme yavaş yavaş girmeye başlayacağı ve ana konuların yavaş yavaş unutulacağı anlaşılmaya başladı.

İkinci Bet Hamikdaş’ın yıkılışından sonra, İsrael’deki Yahudi cemaatini yöneten en önemli büyüklerimizden biri olan Rabbi Yehuda Hanassi, 900 yıl kadar önce, bu yasalar topluluğunu kayda alma ve bir sistem altında toparlama işini üstlendi. Ortaya çıkan eser Mişna olarak tanınacaktı. Mişna’nın oluşturduğu malzeme hakkındaki müzakere ve münazaraların daha sonra toparlanıp yazılı kayda geçirileceği  eser de Gemara adı altında tanınacaktı. Bu eser, 300 sene kadar sonra Rav Aşi ve Ravina tarafından toparlanacaktı. Mişna ile Gemara, birlikte, Talmud’u oluşturur.

Bütün bunlara rağmen Talmud, ana malzemeyi ve açıklamaların sırlarını çok iyi bilen sınırlı bir grup ilim adamının konusu  olarak kalmaya devam etmiştir. 

Talmud’un aydınlığa çıkarılması ve karmaşık bölümlerinin açıklanması, ve böylece Yahudi halkının genelinin okumasına sunulması, neslimizin yetiştirdiği iki dev ilim adamının çalışmaları ile mümkün olmuştur : Halahot yorum kitabının yazarı Rav Yitzhak al-Fasi (diğer adıyla RİF) ile, Talmud metninin kısa ve kolay anlaşılabilir yorumu ile her Yahudi evinde standart bir danışma eseri  haline gelecek olan çalışmaların sahibi olan Rav Şlomo Yitzhaki (RAŞİ).

Kapsamlı Sözlük

Bu iki bilim adamının yanısıra, Aruh adlı dev eserini yeni tamamlayan Roma’lı Rabbenu Natan ben Yehiel’i de sayabiliriz. Bu eser, alfabetik sırada dizilmiş Talmud terimleri sözlüğü, Midraşim (Kitab-ı Mukaddesin nasihat esaslı yorumları), ve Kitab-ı Mukaddes’in standart Arami dilinde çevirilerini kapsar.

Yazar bu eserinde, iki dildeki uzmanlığını ortaya koymuştur. Bu diller, midraş edebiyatımızda çokça kullanılan Latince ve Yunanca dilleridir. Yazar bunların dışında, Gemara’nın dili olan Arami dilinde ve Arapçada da uzmanlaşmıştır. Raşi’nin, Fransız Yahudileri olan okurlarına zor kelimelerin Fransızca çevirilerini sunma adetine paralel olarak, Rabbenu Natan da bazı terimlerin İtalyanca karşılıklarına eserinde yer vermiştir.

Birkaç gün önce Raşi’nin en iyi öğrencilerinden Rav Şemaya Roma’dan geçtiğinde, Rabbenu Natan bu fırsattan faydalanarak eserinin ilk örneğini Raşi’ye teslim etmesi için kendisini görevlendirdi.

Raşi’nin Okul Arkadaşı

Rabbenu Natan ben Yehiel, 65 sene önce asil ancak fakir bir ailenin oğlu olarak Roma’da dünyaya geldi. Babası sinagoglarda duaları okur, ayinlerle ilgili şiirleri yazardı. Genç Natan bir süre, ailesinin dar gelirine, gezici kumaş tüccarlığı yaparak katkıda bulundu. Bundan birkaç sene sonra babası, hayatı boyunca biriktirdiği bütün servetini oğlu Natan’ın Sicilya’da Matzliah Bazak’la (meşhur Hai Gaon’un öğrencisi) beraber Tora öğrenimi yapması için harcama kararı aldı. Daha sonra Natan, Raşi’nin de eğitim görmekte olduğu Rav Moşe Hadarşan’ın akademisinde öğrenim görmek için Narvonna’ya gitti. Babasının ölümünden sonra, Natan ve iki kardeşi Daniel ile Avraam, Roma’daki Talmud Akademisinin başına getirildiler.