EDİTÖRE
MEKTUPLAR
''Kurtuluş''
Artık Yakın !
Seneler önce
büyük Düşünür ve Öğretmenimiz Rabbenu Hai Gaon tarafından beyan edilen
bir kehanetten bir alıntıyı aktararak, bu felaket ve keder günlerinde, üzgün
- ve belki de biraz şaşkın - kardeşlerime bir nebze huzur getirmek
istiyorum.
Gaon'a
''kurtuluşun'' ne zaman geleceği sorulduğunda cevabı şöyle olmuştu :
''Edom'un
(yani Roma, veya Batı) İsrael Topraklarını İşmaellilerden aldığı zaman,
işte o zaman kurtuluşumuzun başlangıcı olacaktır. Bunun ardından Yosef'in
oğlu Mesih ortaya çıkacak ve Yeruşalayim'i çok
kısa bir süre için fethedecektir. Çünkü Diaspora ülkelerinde yaşayan
birçok kardeşlerimiz, sonun (yani kurtuluşun) nihayet geldiğine inanmayacak,
ve güçlerini onunkilerle birleştirmeyecektir. Ancak Diasporadaki kardeşlerimizin
yaşadığı ülkelerdeki insanlar, İsrael'de artık bir Kralın ortaya çıktığını
öne sürerek bu kardeşlerimizi ülkelerinden kovacaklardır : ' Şimdiye kadar
bir Kral veya Prensiniz olmadığı için bizlerle beraber yaşadınız; şimdi
ki artık kendi Kralınız var, artık bizimle beraber oturmaya devam
edemezsiniz. ' Bunun üzerine birçok kardeşimiz yollara dökülecek, çöllerden
geçecek, ekmek ve susuz yaşamak zorunda kalacak, yaşamlarını devam edememe
korkusuyla Ahitten ayrılacaktır.''
''Ve Yosef'in
oğlu Mesih öldürülecektir ve İsrael Oğullarının çoğu diğer Milletlere
katılacaklardır. Bunun ardından Peygamber Eliya ortaya çıkacak ve David'in
oğlu Mesih'in gelişini müjdeleyecektir.''
EVİATAR,
Gaon Yaakov Akademisi Başkanı,
Yeruşalayim ***
HAÇLILARDAN
BİR SES
Belki de çok
şey istiyorum : Gazetenizin misafirperver sütunlarını bana, bir Haçlıya, açmanızı.
Olayların doğru anlaşılabilmesini sağlamak için bu tür bir istekte
bulunma cüretini gösteriyorum. Doğru kararı
vererek bu yazımı yayınlayacağınızı ümit ediyorum.
Bu yazıyı
yazmamın ana amacı Haçlı Seferlerinin ve bu seferlere katılanların
kamuoyunda yarattığı olumsuz izlenimi düzeltmektir. Bana göre bunu yapmanın
en iyi yolu tartışılacak veya şüphe edilecek hiçbir yanları olmadığı
halde, bu karmaşada unutulmuş veya bir yana atılmış bazı konuların üzerinde
durmaktır:
1. Gerek Papa
Urban'ın ilk çağrısında, gerekse diğer Haçlı liderlerinin daha sonra
verdikleri nutukların çoğunda, sivil halkın ayırım gözetmeksizin
katledilmesini (Kutsal Topraklarda veya yolda) tasvip eder gibi algılanabilecek
herhangi bir unsura yer verilmemiştir. Samimi ve sadık Hıristyan kulları ve
cesur savaşçılar olan Godfrey, Raymond ve Bohemond gibi liderlerimiz,
idealleri doğrultusunda hareket etmektedirler. Onların hiçbirinin parasal
konular, şahsi emellerle veya ''diğer özel sebeplerle'' hareket etmediğini söylemek
elbette ki fazla iyimserlik olur. Ne de olsa, asiller dahil, hepimiz insanız.
Ancak konuyu tamamen saptırıp ''dinin bu çabalarıyla hiçbir ilgisi olmadığını''
iddia etmek de pek doğru olmaz herhalde.
2. Alman ''Haçlılarının''
orta Avrupanın birçok şehrindeki Yahudi toplululuklarına karşı gerçekleştirdikleri
gaddarlıkların, hareketin asıl amacıyla hiçbir ilgisi yoktu. Zaten bunun en
iyi ispatı bu maceraperestlerin, bu ''holiganların'', Kutsal Toprakların
semtine bile uğramadan, Macar ordusunun düzenli askeri gücü ile karşılaştıklarında,
her birinin bir tarafa kaçışmış olmasıdır !
3. Çok sayıda
Piskopos ve Kilise Lideri, yiyecek ve barınak sağlayarak Yahudileri bu Alman
çetelerinin elinden kurtarmaya çalışmıştır. Daha sonra bazılarının
durumdan faydalanarak, kurtardıkları bu kişileri Hıristyan dinine döndürmek
istedikleri doğrudur. Ancak bu durumlarda bu tamamen doğal bir gelişme sayılamaz
mı ?
4. Prag Başpiskoposu
gibi bazı din adamları açıkça ve yüksek sesle yapılmakta olan bu gaddarlıklara
karşı protesto etmiş ve yapılanların önüne geçmeye çalışmıştır.
Ancak çabaları her zaman başarılı olmamıştır. Şurda burda, bazı
durumlarda zaman kazanılmış ve etkili bir direniş gücü bir araya
getirilebilmiştir.
5. Haçlıların
Kutsal Topraklara doğru ilerleyişi, komutanların yağmalamaya ve yerel halkın
katledilmesine karşı verdiği kesin emirlere rağmen, komutanların kontrolu dışında
gerçekleşen olaylarla (bunların bir kısmına ben de şahit oldum) doludur. Böyle
olaylara Macaristan'da rastlandı. Kardeş Bizanslı İmparator Alexius'un ülkesinde
rastlandı. Başka yerlerde de oldu. (Bütün samimiyetimle Yeruşalayim'de bu tür
olayların olmayacağını ümit ederim.)
Özet olarak
: Haçlı hareketi temelde ve esasta dini hislerden kaynaklanan bir oluşumdur.
Çoğunlukla liderler sorumlu ve dinibütün Hıristyan kullarıdır. Bütün Haçlı
hareketini sorumsuz ve çoğu zaman (çekilen acılar ve sıkıntılar yüzünden)
kontrolsuz davranan bazı çetelerin davranışlarına göre yargılamak hatalı
olur.
LORRAİNE'li
CHARLES
Yeruşalayim
Yolundan ***