SEVİVON
POST
25
Tammuz 4859
BAŞYAZI
KARA
HAÇ'ın KIZIL
GÖLGESİ
Büyük Sefer
nihayet hedefine vardı. Yüzbinlerce insanın (dini heyecan veya ölüm saçan
bağnazlıkla) uğruna dünyayı alt üst ettiği ''mezar'' (Hz. İsa'nın mezarı)
nihayet Haçlıların eline geçti. Belki şimdi, Hıristyan dininin sözcüsüne
birkaç soru sormamıza izin verilecektir : Sen ki bir hayırseverlik ve
merhamet dini vazediyorsun; sen ki Mesihe inanıyorsun; sen ki düşmanını
affetmeyi öğreten adamın ''tanrılığı''na inanıyorsun; düşmanını
affeden ve bir yanağına vurulursa diğer yanağını çevirmeyi öğreten, alçak
gönüllü insanların dünyaya hakim olacaklarına, ve buna benzer yüksek öğretileri
savunan adama inanıyorsun, giysilerinde onun haçını giyiyorsun, lütfen konuş
ve anlat bize :
Bu büyük
adama mezarı başında saygılarını sunmak için bu katliamı yapman gerekli
miydi ? Buna nasıl izin verebildin ? Senin için ikiyüzlü olduğunu söyleyenlere
nasıl inanmayalım ? Niyetinin ''dinsizleri kurtarmak'' olduğuna insanları
inandırmak nasıl mümkün olabilir ? Sizlerin, binlercenizin gözleri, fetih,
sömürgecilik, kahramanlık ve macera, hırsızlık ve yağma, tecavüz ve
katliam, Doğuyla ticaretten başka birşey görmüyor nerdeyse. Belki de
devletin yüksek kademelerindeki entrikalardan, zevk ve aşırılıktan halkın
dikkatini biraz dağıtmak mı niyetiniz ?
Sarasenlerin,
Selçukluların, Arapların sizlerle görülecek hesapları var. Ancak biz
Yahudilerin hesabı onlarınkinin iki üç katı... Bir gün bu hesap görülecektir...
Bu ülkeye
''Terra İsrael'' İsrael Toprağı adını verdiniz. Ancak İsrael Oğulları için
ne yaptınız ki şimdiye kadar ? Roma'nın dininizin merkezi sayılması çok
uygun. Çünkü bize göre sizler baştan aşağı Romalısınız. Kaynağı
Yahudilik olan bir dini benimsediniz. Mesihiniz bir Yahudi idi. Ancak siz antik
Romlılardan daha acımasızsınız. Onlar bari iki yüzlü değildi. Aslında
Romalılar da, onlara karşı silah çekmediğimiz, isyan etmediğimiz sürece
bize saldırmamışlardı.
Size gelince
-
Haç simgesi
altında, Hıristyanlığın sözde adalet ve merhamet doktrininin öğretileri
ışığında Alman Yahudilerine karşı uygulanan katliam, putperestlerin
sizlerden bin kere daha merhametli olduğunu ispatlıyor. Romalı lejyoner ise
bugünkü şövalyelere göre çok daha onurlu bir askerdi.
Her fırsatta
onurla taşıyıp sergilediğiniz bu simge, kanlı ellerinizde bir yalana dönüşmüştür.
Haç, acı çekenin ıstırabını simgelemektedir. Ancak sizin elinizde haç,
sayısız masum insana yönelik acı ve ıstırabı temsil etmeye başlamıştır
!
Kara Haçınız
bütün dünyanın üzerine kızıl gölgesini uzatmıştır.
***
Venedik
Taciri
Bu sayımızda
yayınlanan Venedikli tacirle yapılan söyleşi, birçok konuda bize ışık
tutan bir belge niteliğindedir.
Onun ve
Venedikli (veya diğer İtalyan şehirlerindeki) öbür meslektaşlarının ırkçı
olduklarını mı iddia ediyorlarmış ? Allah göstermesin, bu ne gülünç bir
iddia ! Onlar sadece, uzmanlık dallarını Yahudi rekabetinden korumak
isterlermiş ! İşin doğrusu ise : Bu şehirde yaşayan birçok Yahudinin en
önemli (belki de tek) geçinme kaynağı olan bu ticaret dalından yavaş yavaş
ayağımızı kaydırma istekleridir.
Doğrusunu söylemek
gerekirse, Papaların etki alanının merkezi olan Roma'da Yahudi karşıtı
hareketlere pek de rastlandığı söylenemez. Evet, arada bir Papalardan biri
Yahudilere karşı konuşmuş veya Yahudi karşıtı bir bildiri yayınlamış
olabilir. Ancak, Papaların ülkesinde, nasıl olduysa, bu bildiriler pek de yürürlüğe
konmamıştır. Buna karşılık, Alman Yahudilerinin Alman Haçlıları tarafından
katledilmesi örneğinde yaşadığımız gibi, bütün ''pis işleri'' başkalarına
bırakmışlardır.
Şimdi ise İtalya'da,
Yahudileri, senelerdir icra ettikleri mesleklerinden uzaklaştırma hareketleri
başlamış görünüyor. Bu davranışların görüldüğü yerler ise daha
yeni, daha laik baskıların etkili olduğu bölgeler. Buralarda derebeylik
duvarları yıkılmakta, ve şehirli bir tüccar sınıfı yavaş yavaş
ortaya çıkmaktadır. Daha önceleri Avrupa'da feodal sistem, Yahudileri
topraklarından uzaklaştırarak onların tarımdan geçinmelerini engellemişti.
Bunun sonucunda Yahudiler, yerel ve uluslararası ticarete yönelmişler, ve
hatta bu konuda öncü bile olmuşlardı. Şimdi ise sahneye Venedik (veya Piza
veya Cenova ...) Taciri çıkıyor ve Yahudileri bu konumlarından da etmeye çalışıyor
!
Bu olaylardan
şu basit öğretiyi almamız gerekmekte :
Yahudiler
tarih boyunca şehir kurmada ve iş geliştirmede öncü olmuşlardır. Görevleri
sona erdiği zaman ise, ''sahneden'' kovulmuşlardır. Ekonomik gelişmenin
ileri bir aşamaya vardığı her yerde, Yahudiler, halkın geri kalanı ile
beraber bu gelişmelerden faydalanacağına, gittikçe daha öteye, daha kısıtlı
(ve bazen de daha tehlikeli) geçim kaynaklarına doğru itilmekteler. Bugünkü
konu ise tefecilik. Bu onları acaba nereye götürecek, ve bundan sonra da ne
olacak ? Avrupadaki kardeşlerimiz yeni keşfettikleri ancak aslında pek de
istemedikleri bu yeni faaliyet alanında uzun vadeli güvence bulabilecekler mi
acaba ?