İngiliz Genel işler Kurulu, komitelerinden birine,
ateizmi işleyen , kutsal değerlere küfreden ve saygısızlıkta
bulunan ya da Tanrı’nın özü ve özelliklerine karşı çıkan kitaplar
hakkında bilgi toplamasını istedi, özellikle de bir kitap hakkında...Hobbes’un
Leviathan- Su Canavarı- adlı kitabı hakkında....
Bazı rahiplerin Hobbes’u sapkın ve din karşıtı
biri olduğu gerekçesiyle yakılması istedikleri bildirildi.
Bu aslında epey şaşırtıcı, çünkü Thomas Hobbes
dini devlete bağımlı bir olgu olarak görüp, dinin kendisine değil, Katolik
Kilisesi’ne karşı duruyor.
Parlamentoyu asıl rahatsız eden , büyük ihtimalle
onun politik görüşleri. Hobbes’a göre, insanoğlu önceden
sürekli , hiç bitmeyen bir
savaşın içinde yaşıyordu ve bu durumdan genel bir anlaşmayla -bir anlamda
sosyal bir kontrat ile- ortak bir güce bağlanarak ya da bu güce,yani
egemenliğin mutlak gücüne zorla bağlandırılarak çıkmıştı. Eğer
bu güç mutlak olmasaydı, sabit bir hükümet de olamazdı ve insanoğlu
yeniden eskiden olduğu hale geri inerdi. Kral, ilahi güçle değil, halkın
onayıyla yönetir, otoritesi, genel bir kurul,yasa veya Kişiler tarafından kısıtlanmamalıdır-
Bu da Genel işler Kurulu’nun pek de hoşlanacağı bir teori değil .