Sabetay Zvi’nin paranoyak olduğu teşhisini koyan
yabancılara katılmıyorum çünkü o , birçok insanı etkisi altına alıp
kendisini takip etmelerini sağlayabilmiştir.
Şizofreni ihtimali de bence reddedilmeli. Bana göre,
Sabetay Zvi’nin akli değil, duygusal bir rahatsızlığı var. Zvi,
duygularda ani değişikliklerin olduğu manik depresif ruh hali içinde. Coşkunluk
hallerini ( öğrencilerine bir keresinde ‘
uçtuğunu görüp görmediklerini’
sormuştu), karamsar ve depresif ruh hali takip ediyor. (Natan bu
durumdan ‘ kozmik ağacın gövdesine iniş’ ya da ceviz kabuğuna sığınmak
diye bahsediyor.)
Ruh halinin değişimlerine
psikolojik semptomlar da eşlik ediyor. Melankolik konuşmaları sırasında
okuyamıyor ve Natan bu acı çekişini
Job’unkiyle karşılaştırıyor. Parlak zamanlarında, aşırı mutlu olup ,
tüm hünerini göstererek şarkı söylerdi. İşte böyle zamanlarda , kutsal
emirleri kırmak veya garip erotik ayinlere katılmak gibi inanılması güç
ahlaksız hareketlerde bulunurdu. Depresyon zamanlarında, yüzüne yayılan hüzne
rağmen suratı sanki ışık vurmuşçasına parlardı!
Tüm bu belirtiler, manik depresyonun işaretlerini
veriyor. Zvi, bunları ne kasten yapan bir üçkağıtçı ne de insanları
aldatacak kadar kendine güvenen biri. Kendisi hiç kimsenin sözünü
dinlemeden , ilahi kaderine inanıyor.
Dr.ŞALOM GERŞOMİ , YERUŞALAYİM
*
Ben Sabetay Zvi’nin ve öğretmeni peygamber Gazzeli
Natan’a ilk inananlardan bir olduğum için
ve şu an batıyor gibi görünen gemiyi hala terk etmediğim için son
derece gurur duyuyorum. Sadece korkaklar ve aptallar sırtlarını çeviriyor.
Neler olduğunun tam açıklamasını burada veremem fakat şu alegori sanırım
işe yarayacaktır:
Bir zamanlar, karısı da dahil olmak üzere tüm
ailesinin esir düştüğü bir kral varmış. Ailesinin hala kendisine bağlı
kalıp kalmadığını öğrenmek için kral, hizmetçilerinden birini düşman
kampına yollamış. Hizmetçiye, düşmanları gibi giyinmesini ve kendisini
ele vermemesi için, onlar gibi hareket etmesini salık vermiş.
Bunun ne anlama geldiğini okuyuculara daha iyi açıklamak
gerekirse, burada anlatıldığına benzer şekilde, Maşiah-Kral, Tanrı’nın
inanç dolu hizmetçisidir. Eşi, İlahi
Varlığı ve ailesi de – Ahlaksızlık tarafından esir alınmış Kıvılcımı
dır. Bu ayrıntıları anlayabilenler, Maşiah’ın Kurtuluş’a giden yolda
ilerlediğini anlayacaktır. Bu nedenle onun hakkında asılsız sözler söylemenin
anlamı yoktur.