Yudeadaki
Meslekler (2)
Dokuma
ve Boyama, Tarımın Hemen Arkasından Geliyor
Dokuma
ve boyama endüstrileri Yudeanın ulusal ekonomisinde tarımdan sonra
üst sırada yer alıyor. Yudeada Yahudi dokumacı ve boyamacılar
tarafından üretilen tekstillerin bugün doğuda herhangi bir yerde yapılanlardan
hiçbir şekilde daha düşük kalitede olmadığı kanıtlanmış
durumda. Yahudi dokumacıların
şaatnez handikabı altında çalışmak zorunda olmasına
rağmen bu böyle. Tora, yün
ile ketenin karıştırılmasını yasaklıyor.
Oysa bu, alandaki diğer ülkelerde yaygın bir alışkanlık.
Yahudi
dokumacıların yüksek becerisi
bazıları tarafından telafi edici yetenek olarak açıklandı.
Diğer duyularında yüksek bir hassasiyet geliştiren körler
gibi, kendisini bir alanda kısıtlanmış bulan Yahudi dokumacı
da bunu endüstrinin diğer yönlerinde özel bir beceri geliştirerek
telafi ediyor.
Yudea
yaşamında profesyonel dokumacıyı daha büyük çabalar ve
daha yüksek zanaatçılık göstermeye iten başka bir faktör ise,
dokumacılığın Yudeanın ruhani liderlerinin onayı
ve desteği ile evde, profesyonel olmayan şekilde yapılabilmesi.
Bilgelerimiz küçük kadını evde meşgul tutmanın,
onu kötülükten uzak tutacağını düşünüyor gibi.
Yanıldıklarını kim söyleyebilir?
Şaatnez
Yahudi dokumacının endüstride saygın bir yer için mücadelesinde
aşması gereken en büyük sorun olsa da, birçok başka sorunla da
karşı karşıya bulunuyor: dini olmaktan çok teknik bir
sorun, boya prosesi.
İstenen
boyaları üretmek için uygun hammadde tedariki sorununun yanı sıra,
güneşte solmayacak ya da kumaşa uygulandıktan sonra görüntüsü
değişmeyecek boyalar elde etme sorunu var.
Ticaretteki
kişilerden bu konularda açık bilgi almak zor: teknik ayrıntıların
çoğu -özellikle boyalar konusunda- ve tedarik kaynakları gizli
tutuluyor.
Ein-Geidideki
dokuma ve boyama endüstrisinin büyüklerinden birinden boyaların
(iplik ya da kumaşa uygulanmadan önce) şap ve demir tuzları gibi
bazı kimyasalları katarak sabitleştirildiğini öğrendik.
Boyacılarımız ayrıca çeşitli kimyasalların
oranlarını değiştirerek aynı temel boyadan farklı
tonlar elde edildiğini de keşfetti.
Bazı
boyacılar boyanın kendisine eklemektense renk sabitleştirici
maddeleri kumaşa sürtmek ve böylece işlem görmüş kumaşı
kaynamakta olan boyaya daldırmak olan Mısır yöntemini kullanıyor.
Bu yöntemin rengi kalıcı kılmayı garanti ettiği
söyleniyor.
Tabii
hiç boya kullanmadan da çeşitli renkler elde etmek mümkün: farklı
doğal renkteki iplikleri birlikte dokuyarak.
Örneğin yeşil elde etmek için mavi ve sarıyı;
kahverengi elde etmek için kırmızı ve sarıyı, vb.
Yudealı
dokumacılar bütün bu yöntemlerle 30 farklı ton ve renkte kumaş
üretmeyi başardı! Bize söylendiğine göre bütün bunlar kırmızı,
mavi ve sarı temel renklerin farklı oranlardayukarıda sözü
edilen kimyasal katkılarla veya katkısız- basit kombinasyonları.
Biraz
detektiflik yaparak temel boyaların hangi hammaddelerden yapıldığını
keşfetmeyi başardık. (Ein-Gedide görüştüğümüz adamın bize söylemeyi
reddettiğini belirtmeye gerek yok.)
Alizarin
adı verilen kırmızı boya, Yudeada yetişen Puah
bitkisinden (Romalılar Rubia tinctorium diyor) elde ediliyor.
Çivitten
(indigofera tinctoria ya da isatis tinctoria) elde edilen mavi, nadir ve çok değerli
koyu mor (murex brandaris) rengin sentetik üretiminde kullanılıyor.
Sarı
boya ise Romalıların crocus sativus diye adlandırdığı
çiçekten elde edilen safrandır. Bu boya çeşitli nedenlerden ötürü çok aranıyor.
Bu yüzden pazarı kısıtlamalara sahip.
(Bu
dizinin bir sonraki yazısı: Çömlekçilik ve cam işçiliği)