İsyanın Kökleri

Onkelos-Aquilas

İmparator Adrianus’un yeğeni Aquilas (Yahudiliği seçen, Onkelos) tarafından yazılan bu makale iki hafta önce Roma gazetelerine gönderilmişti.  Bu belirsiz zamanlarda postanın düzensizliği ve Romalıların, Yahudi inancını seçen bu ikinci asil Romalıya karşı olumsuz tavrından ötürü makalenin akıbeti bilinmemektedir.  Onkelos makalesini Sevivon Post’un bu sayısı için tercüme etmeyi kabul etmiştir.

Bugün dünyanın büyük kısmına egemen olan büyük Roma İmparatorluğu sadece yetmiş yıl içinde üçüncü kez, Yahudi adlandırılan bu tuhaf halka karşı en iyi kumandan ve ordularını yollamaya mecbur kaldı. 

Yahudilerin ülkesi doğal kaynaklar açısından zengin olmasına, iyi ve verimli topraklara sahip olmasına, bir sahil devleti ve kıtalar arasında bir kara köprüsü olarak büyük önem taşımasına rağmen, boy açısından küçük bir ülke.  Bu kadar küçük bir ülkede yaşayan başka hiçbir ulus Roma’nın imparatorluk gücüne karşı başkaldıramamış, ya da bu cürette bulunamamıştır. 

O halde Yahudiler iki nesilde üç kez bunu yapmayı nasıl başardı?

Benzersiz Bir İnanç...

Yanıt bu halkın, benzersiz bir olgu olan inancında yatmaktadır.  Yisrael’ın Tanrısı –insan gözüne görünmeyen, doğanın hiçbir gücüyle özdeşleştirilmeyen, şekli olmayan- bütünüyle yaşayan bir ruh olan bu her şeyi kaplayan Varlık, Yahudileri üzerinde diğer ulusların daha somut, daha algılanabilir ve anlaşılabilir, daha “gerçek” tüm “tanrılarından” çok daha büyük bir etkiye sahiptir. 

Bu Yüce Varlık önceleri Yisrael’in peygamberleri, bugün de halkın bilgeleri aracılığı ile Yahudi yaşamının bütün ayrıntılarını belirlemektedir: neyi nasıl yer ve giyer, nasıl hareket eder ve nasıl davranır? Tanrı yaptıkları ve hissettikleri her şeyin içindedir.

Yine de bunun bir düzene koyma ve zorlama yaşamı, kanlı canlı bir imparatorun mutlak hakimiyetine benzer bir şey olduğunu düşünmek hata olur.  Yahudi, Kanunun gereklerini tam bir özgürlük içinde yerine getirmekle kalmaz, bunu mutluluk ve sevinçle yapar. Kanun ve düzenlemelerle belirlenmiş bütün bu kısıtlamalara rağmen Yahudi, “İlahi Emirler” konusunda hiçbir fikri olmayan ve gönlünün her dilediğini yapmaya “özgür” olan Romalılardan ya da Yunanlılardan ruhen çok daha özgür, mutlu ve güvendedir. 

... Benzersiz Bir Halk

Romalılar Yahudilerin neden diğer halklar gibi Tanrı’ya karşı hizmetleri ile İmparator’a karşı hizmetleri arasında keskin bir ayrım yapamadıklarını hiçbir zaman anlayamamıştır.  Bunun nedeni Yahudi yaşam tarzını anlamamış olmalarıdır.  Yahudiler ruhani konularla maddiyat arasında, ayrı unsurlarmış gibi ayrım yapmaz.  İnançları ile milli politikalarının arasına sınır koymazlar.  Sivil ve suç kanunları ile dini ve ritüel statüleri ayırt edilemez şekilde birleşmiştir.  Milliyetçiliklerini –temel varlıklarını ve bir ulus olarak devamlılıkları- dünyanın hiçbir yerine eşi olmayan bir olguya dönüştüren budur.  Dağılmış olmasına bakılmaksızın tek Tanrı, tek Kanun, tek bir yaşam tarzı ve tek bir toprağa sahip bir ulus.