19
İyar 3895
(Bet
Amikdaşın Yıkılışından Beri 65. Yıl)
Yudea ile
Romalı tiran arasında yer almakta olan mücadelenin sonucu ne olursa
olsun, açık olan bir şey var: Şimdiye kadar elde ettiğimiz
başarının sırrı Rabi Akiva ile Şimon Bar-Kohba
arasındaki harika ortaklıktır.
Bu bir başka ortaklığı da yansıtmaktadır:
milli toplumumuzun ruhani ve maddi güçleri arasındaki ortaklık.
Her
şey Yeruşalayimin en büyük utancının gününde başladı:
Adrianusuın sabanlarının şehrin yeniden inşası
için zeminin eşitlenmesi amacıyla başkentimizi ve şehirlerin
en kutsalını yerle bir ettiği gün.
Geniş anlamda amaçlanan bir başka eşitleme idi.
Yerulaşayimi Roma İmparatorluğunun putperest diğer
yerleri ile aynı seviyeye indirmek.
Askeri
başarılarının kendi sınırsız büyümesi dışında
dünyadaki hiçbir şeyin kutsal olmadığına inandırmasına
izin veren bir hükümdarın bu çirkin eylemi, Yudeada karşıt
bir eylemin başlama işareti oldu: birlikte halkımızın
temel ulusallığını oluşturan iki öğenin birleşmesi
eylemi.
*
Ertesi
gün bir grup seçkin bilge ve asker, Yudea Tepelerinde bir yerde Rabi Akiva
ile Şimon Bar-Kohba arasındaki tarihi gizli buluşmaya tanık
oldu. Bu toplantı sırasında
saygıdeğer bilge ve Tora bilgini, savaşçının omuzlarına
Mesih mantosunu giydirdi ve onu Bar-Kohba (bir Yıldızın oğlu)
diye adlandırdı.
Bu
nadir ve değerli bir görüntüydü: her biri kendi alanında prens,
uzun boylu ve dik, yan yana duran ve Yahudi halkının geleceği için,
ruhun kaba kuvveti alt etmesi için güçlerini birleştiren iki adam.
Yudea
Tepelerindeki gizli vadi bu mutlu anda, bu iki adamın parlayan gururu ve
tarihi birleşmelerinin
ışıldayan
aydınlığı ile dolmuş gibiydi.
Sanki birleşerek dağdaki yarıkları kapamışlar,
coğrafyamızdaki düzensizlikleri ortadan kaldırmışlar,
bir şekilde ulusun yolu üzerindeki bütün engelleri kaldırmışlar
gibi...
O
ana kadar bu gerçek hiçbir zaman böylesine kesin ve kuvvetli bir şekilde
vurgulanmamıştı: Yisrael Hanedanını yok etmeye çalışan
güçlere karşı ancak güç ve kararlılık, inanç ve anlayışla,
bilgi ve bilgelik el ele verirse ayakta kalmayı umabiliriz.
*
Savaşçı
prensimizi bütün haşmetiyle gördük.
Ama hatırlamalıyız ki kendisi de- bu ihtişam,
kucakladığı ve kendisi ile takipçilerinin
ışığında yürüdüğü Toranın yansımasıdır
sadece. Eğer Rabi Akiva
belirgin bir alçakgönüllülükle Mesih-Kral Şimon Bar-Kohbanın
hizmetkârı olduğunu söylüyorsa, Bar-Kohba da böylesine yüksek
ruhlu bir hizmetkâra layık olduğunu kanıtlamalıdır.
Romalıların
Yeruşalayim ve Mabet Tepesinin üzerinden sabanı geçirdiği günün
sabahında bu iki kişiyi gören herkes şunu gayet iyi biliyordu: Bu
çift Davidin oğlu ile Moşenin oğlu- Yisrael gemisinin dümeninde
kaldığı sürece, Yeruşalayim ile Roma arasında eşitleme
olamaz.