General Paulus ile yapılan röportaj
Muhabirimiz tarafından
Roma – Geçtiğimiz hafta ülke genelinde
“para teklif edilemeyen az sayıda Romalıdan biri” olarak bilinen
ünlü Roma generali Lucius Aemilius Paulus’un konuğu oldum.
Bu fırsatla Yunan tarihçi Polybius ile önünde
parlak bir gelecek olduğu söylenen, generalin 22 yaşındaki oğlu
Publius Cornelius Scipio ile de tanıştım.
Konuşma daha çok Roma “uluslar ailesine” dört
yıl önce katılan Makedonya’nın gerilemesi etrafında döndü.
Tesadüf şu ki Mekadonyalıları, Pydna’da
son ve kesin yenilgiye uğratan ev sahibimdi.
Son derece aydınlatıcı bir akşam
geçirdim ve bu büyük dramın öyküsünü, başrolü oynayan kişinin
ağzından duydum.
Düşünün ki büyük Makedonya İmparatorluğu,
kurucusu Büyük İskender’in ölümünden sadece bir buçuk asır
sonra başka bir gücün elinde bir eyaletten başka bir şey değil.
Makedonya’da olup bitenler hakkında edindiğim
bilgiye göre açık olan bir şey var: Makedonya’nın düşüşü
engellenebilirdi. Eğer son
kralı Perseus kişisel çıkarlarını ülkenin önüne
koymasaydı Makedonya daha uzun yıllar boyunca bağımsız
bir ulus olarak kalabilirdi.
Roma Makedonya’ya savaş ilan etmiş,
Perseus’un Yunanlılar ve Küçük Asya halkları arasında neden
olduğu Roma karşıtı çalkantıya kesin bir son vermek için
ordularını oraya gönderiyordu.
Roma’ının ikinci lejyonu Makedonya
topraklarına yaklaşırken Kral Perseus’a Küçük Asya’daki
Galatya Krallığı’ndan 10.000 kadar Kelt askerini kullanması
teklif edilmişti. Böyle bir güç
ilavesi terazinin ibresini Makedonya lehine çevirebilirdi ama Perseus bu altın
fırsatı kaçırdı çünkü Keltlerin lideriyle fiyatta
anlaşamadı! Açgözlü
kral fazladan birkaç Drahmi uğruna güçlü ve çok gereksinim duyulan bir
müttefikten oldu.
Bu düşüşe neden olan Perseus’un kısa
görüşlü politikasıdır.
L. Aemilius Paulus komutansındaki Romalılar
varınca karşılarında Makedonya’nın muazzam mızraklı
ve kalkanlı asker alayını, Büyük İskender’in büyük başarıyla
yönettiği binlerce piyadeden oluşan bloğu buldu.
General Paulus bu “karşılama
komitesini” gördüğünde korktuğunu itiraf ediyor.
Gerçekten de birkaç dakika geçmeden Romalılar zor duruma düşmüştü:
blok Roma öncü kolunu yarmış, bir kohortu (600 kişi) yok etmiş,
durmadan ilerliyor ve korkunç kayıplara neden oluyordu.
Paulus genel bir geri çekilme emretti.
Roma lejyonları iki ordunun karşı karşıya geldiği
ovadan çekildi ve yakındaki tepelerde konumlandı.
Bu manevra hem Paulus’u, hem de Romalıları
kurtardı. Gücü yoğunluğunda
olan Makedonya bloğu, Romalıların işgal ettiği
tepelerin düzensiz zeminine ayak basınca dağılmak zorunda kaldı.
Durumu bir bakışta kavrayan Paulus düşman
gücünü daha ufak parçalara bölmek ve onunla daha kolay baş edebilmek için
ordularına, geçici olarak dağılmış bloğun arasına
dalmasını emretti.
Bu sızma ve izole etme taktikleri tam bir başarı
gösterdi, Makedonya bloğu iyice bölündü, Romalılar da düşmana
yanlardan ve arkadan vurma olanağını buldu.
Hâlâ bloğu kurtarabilecek durumdaki Perseus
ve Makedonya süvarileri, piyadeler katledilirken boş boş bekledi.
Sonunda ortam onlar için de “ısınınca” arkalarını
dönüp kaçtılar.
3.000 kişilik blok yok edildikten sonra Romalılar,
şanslarının aniden dönmesiyle ile morali bozulan ve süvarilerin
desteğinden yoksun kalan Makedonya’nın piyade birimlerinin geride
kalanını kolayca avladı.
Makedonyalılar savaş alanında
toplamda 20.000 ölü bıraktı. 11,000
asker Romalılar tarafından esir alındı.
Kral Perseus daha sonra teslim oldu ve tutsak olarak Roma’ya getirildi.
Makedonya’nın imparatorluk haşmeti çoktan
kaybolmuştu ama Pydnia Savaşı’na kadar bağımsızlığını
korumuştu. Artık bu da
elden gitmişti. Makedonya,
Roma topraklarına eklenmişti.
Yunanistan da savaştan önceki yıllarda
Perseus’a sempati gösterdiği için cezalandırıldı.
Aetolia’daki anti-Roma partisinin beş yüz
adamı Roma’nın suç ortaklığı ile katledildi ve
Makedonya’ya eğilimi olduğundan kuşkulanılan tüm Yunanlılar,
vatandaşlarının sadakatlerinin rehinesi olarak Roma’ya götürüldü.
Ayrıca Yunanistan’ın önde gelen adamları,
aralarında Polybus da olmak üzere, İtalya’ya sevk edildi.
Ünlü tarihçi diğerlerinden daha talihliydi çünkü onlar İtalya
yarımadasının dört bir yanına dağıtılırken
(iyi muamele görmediklerini de tahmin edebiliriz),
Polybus General Paulus ve oğlunun dostluğunu kazandı
ve tavsiyeleri üzerine Roma’ya yerleşmesine izin verildi.
Bu arada Roma makamları Yunanistan’ın,
kuzeydeki komşusunun aksine, özgürlüğünü muhafaza ettiğini
ve “Yunanlılar adam gibi davrandığı sürece” özgür
kalacağını bildirdi.