Hasidler Uzlaşmaya Hazır

Kneset muhabirimiz

Mizpeh, 19 Kislev – Hasidim Partisi’nden Şamua ben Perahya Suriyelilerin anlaşma önerilerine dayanarak savaşa son verilmesi için çağrıda bulununca Mizpeh’deki Kneset’te dün akşam yapılan oturum sırasında öfkeli sesler yükseldi. 

Bu öneriler Antiohos’un, Yahudilerin silahlarını bırakmaları ve Yudea’da Suriye hegemonyasını kabul etmeleri şartıyla, Yahudilere din özgürlüğü ve Antiohos’un Yahudi karşıtı kararnamesini iptal etmeyi söz veren resmi bir mektubunda yer almaktadır. 

Şamua’nın sözü birçok kez Makabi Partisi üyeleri tarafından kesildi.  Makabi Partisi’nin bu konu hakkındaki görüşü daha sonra ünlü Yeuda Makabi’nin kardeşi Şimon Tarsi tarafından dile getirildi. 

 

Bülten

Hasidlerin başı ile oturumdan sonra yapılan özel görüşme sonucunda Şimon’un sözlerinin etkileyici olmasına karşın, Hasidleri ikna edecek kadar etkileyici olmadığını öğrendik.  Söyledikleri şunlar:

“Savaşmaya devam etmenin getirebileceği sonuçlardan korkuyoruz, dolayısıyla siyasi rejimi Suriyelilerin elinde bırakacak, karşılığında da biz tam bir dini özgürlük verecek bir barış anlaşması sağlamak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”

Bir saatten fazla süren konuşması sırasında Şimon, Makabilerin düşman ülkeden kovuluncaya kadar silahlarını bırakmayacağını bildirdi ve yapılması mümkün olan tek şeyin direniş olduğunu savundu.

 

Antiokus pişman mı?

Samua ben Perahya barış çağrısı sırasında, yatağa düşen Antiohos’un Yahudilere karşı kötü eylemlerinden ötürü pişman olduğunu, hatta Yahudilerin onun için Bet Hamikdaş’a dua etmesini istediğini bildirdi.  (O anda Makabi sıralarından kahkahalar yükseldi. 

“Bu mücadelede baştan beri amacımız dinimizi uygulama özgürlüğünü geri kazanmaktı” diye devam etti Şamua, “bu hedefe ulaşıldığına göre çarpışmayı sürdürmenin bir anlamı yok.”

Yudea’da bir Yahudi krallığı kurmaya gelince, Daniel’in kehaneti uyarınca Maşiah’ımızın gelişine kadar beklemeliyiz dedi Şamua.

Bu arada, diye ekledi, siyasi özgürlüğe sahip olup olmamamız, ya da laik rejimin bizim ya da Yahudi olmayanların elinde olup olmamasının pek önemi yok.  Aksine, Yudea Suriye’ye ait olmanın yararlarını görecek, minicik ülkemiz iki dev arasında –Suriye ve Mısır- arzu edilmeyen bir duruma düşmekten kurtulacaktır. 

 

Durumu tahlil ediyor

Hasidlere yanıtında Şimon Tarsi her şeyden önce Suriye’nin halen içinde bulunduğu zor durumun üzerinde durdu.  Hasta olan Antiohos ölür ölmez gücü eline geçirmeyi bekleyen liderler arasında şiddetli bir rekabet olduğunu belirtti.

Bu rekabetten ve ülkenin içinde bulunduğu kötü mali durumdan yararlanmak gerektiğini söyledi.

Şimon konuşmasının önemli bir kısmını uluslararası durumu tahlil etmeye ve Şamua’nın bahsettiği  iki “dev” Suriye ve Mısır’a yakın zamanlarda sözünü geçirme eğilimi gösteren Roma’nın hızlı yükselişine ayırdı. 

“Şimdi Antiohos’un bize dayattığı boyunduruğu kırmanın, ülkemizi yabancıların egemenliğinden kurtarmanın zamanıdır” diye haykırdı Şimon.  “Çabuk hareket eder ve Roma ile Mısır’ın desteğini alırsak ulusal gayemize en sonunda kavuşabiliriz!”

Konuşmacı Hasidlerin yatıştırma önerisine kesin bir şekilde karşı çıktı.

 

Tehlikeyi uyarıyor

“Eğer düşmanın şimdi verdiği sözlerin bizi etkilemesine izin verirsek, kendimizi bir yıl içinde yıkımın eşiğinde buluruz” diye uyardı.  Suriyeliler ve uşakları olan Helenistler eylemlerini yineleyecek ve silahlarından ve savaşma ruhundan yoksun bırakılmış halk kendini koruyamayacak, dolayısıyla da silinecek.”

Üç yıl önce Makabilerin silahlanma çağrısına ilk yanıt verenler olan Hasidlerin sıralarına doğru dönerek şöyle bağırdı:

“Bu kötü ve ahlaksız hainler ve Mabedimizi kirleten vahşilerle anlaşmayı nasıl düşünebilirsiniz?” (Burada sözü edilenler, sırasıyla Helenistler ve Suriyelilerdir.)