KADEŞ SAVAŞI

Mısır orduları ile Hitit kuvvetleri arasındaki son karşılaşma, 16 sene önce, Orontes nehrinin kıyısındaki Kadeş'te gerçekleşti. Dünyanın en güçlü orduları arasında bir kuvvet denemesi olarak görülen bu savaş, iki devletin ordularının birbirine denk olduğunu kesinlikle ispat etti.Dolayısıyle Kadeş savaşının bu günlerde imzalanan barış antlaşmasının habercisi olduğunu söyliyebiliriz. Politik öneminin yanında Kadeş savaşı sadece stratejik açıdan bile incelenmeye değer bir karşılaşmadır. Aşağıdaki rapor, Rameses ordusuna bu tarihi seferde eşlik eden bir Mısır yazıcısı tarafından kaleme alınmıştır. Yazarın Mısırlı olmasına karşın, rapor, 16 sene önce gelişen olayları tarafsız ve gerçeğe uygun bir şekilde aktarmış.

Fevkalade iyi korunmuş Kadeş şehrine güney yönünden iki şekilde yaklaşılabilir :

1. Orontes nehrinin sağ kıyısını takip ederek şehrin tam karşısına gelindiğinde nehirden karşıya geçmek, veya,  2. Karşıya mümkün olan ilk noktadan geçtikten sonra (Şavtuna yani Rivla'dan biraz önce), sol kıyıyı takiben kuzeye ilerlemek.

İkinci yol iki yönden daha avantajlı. 1. Daha kısadır; 2. Karadan saldıranlar açısından, şehre nerdeyse her yönden yaklaşma imkanı verir. Rameses, ikinci yolu seçti. Epifi ayının başlarında (İyar ayının sonları), akşama doğru, nehri geçiş noktasının önünde mola verdiler. Rameses'in ordusu dört birlikten oluşuyordu.  Bu birliklere Mısır'ın en önemli tanrılarının isimleri verilmişti. En önde, Firavun'un komutasında, en seçkin askerlerden oluşmuş Amon birliği vardı. Arkadan da sırayla, Ra, Pta ve Sutek birlikleri geliyordu. Hititler ortada yokBölgeyi tarayan Mısır izcileri, Hitit ordusunun izine rastlayamadı. Bu yüzden de Rameses,düşmanın, Kralın ana hedefi olan Kadeş'te değil, daha kuzeyde olduğu kanaatine vardı. Bu inancı ertesi sabah daha da kuvvetlendi : Mısır kampında beliren (Hitit ordusundan asker kaçağı olduklarını iddia eden) iki Bedevi, Hitit  ordusunun kuzeye doğru geri çekildiğini ve bu sıralarda da Halep civarına varmış olması gerektiğini bildirdi.

Bu sözler, öncü birliklerinin raporunu doğruladığından, Rameses, Bedevilerin anlattıklarından hiç şüphelenmedi. Orontes nehrini geçerek derhal Kadeş'e doğru yöneldi. Kralın ilerleyişi o kadar hızlıydı ki, kendi birliğinden ayrı kaldığını bile farketmedi. Ra birliği, ağır aksak Amon'u izliyordu. Pta ve Sutek ise hala nehri geçmemişti. Öğleden hemen önce, Rameses, Kadeş'in güneybatı köşesine ulaştı.Tuzağa düştülerBu arada, Kral Metella'nın (Muvattaliş) komutasındaki Hitit ordusu, şehrin kuzeybatı köşesinde, Rameses'in, dikkatle hazırlanmış tuzağa düşmesini bekliyordu.Bedevi casusların verdiği sahte raporun işe yaradığını gören Metella, ordusunu hemen Kadeş'in doğusuna kaydırdı.Bunu yaparken Kadeş şehrini araya alarak, ordusunun Rameses tarafından görülmesini engelledi.

Metella'nın planı çok iyi netice vermişti. Kısa bir süre önce düşman ordusunun durduğu noktaya gelen Rameses, buraya çadırını kurdu ve Kadeş şehrini kuşatmaya başladığını ilan etti. Amon birliği bir müddet sonra ona yetişti ve kraliyet çadırının etrafında kamp kurdu. Atlar arabalardan çözüldü,  öküzlerin boyundurukları çıkarıldı, yük ve erzak arabaları kampın bir köşesine park etti. Herkes rahatladı. Ölüme ve yok olmaya ne kadar yakın olduklarını hiç kimse sezemedi.Bu sırada Ra birliği önündeki tehlikeden habersiz bir şekilde, Kadeş'e yaklaşmaktaydı. İşte tam bu sırada, iki Hitit casusu Mısırlı nöbetçiler tarafından yakalanarak Rameses'in önüne getirildi. İyi bir dayaktan sonra casuslar, bütün Hitit ordusunun şehrin karşı köşesinde saklanmış olduğunu itiraf etti. Mısırlılar hayret içindeydi. Öğrendikleri o kadar beklenmedik birşeydi ki, Rameses bile olayın bütün ayrıntılarını düşünemedi. Subaylarını toplayarak, hareket planı için, fikirlerini almaya çalıştı. Onlar böyle toplanadurmuşken, Metella saldırıya geçti.

'Ra' nın bozgunu

Piyade birliklerini Orontes nehrinin karşı tarafında yedekte bırakan Metella, savaş arabaları ile, batıya, hiçbirşeyden kuşkulanmayan Ra birliğinin üzerine saldırdı.

Resmi Mısır kayıtları olayı şu şekilde anlatıyor : ''...ve Kadeş'in güneyinden gelerek Ra birliğini ortadan yardılar. Ra, o sırada yürüyüş düzeninde bulunuyordu. Savaş için hazır durumda değildi... ''

(Metella bu ilk saldırıda 2500 atlı araba kullandı. 1000 araba ile 8000 kadar piyadeyi ise yedekte tuttu.)

Rameses'in piyadeleri parçalandı. Birinci saldırıdan kurtulanlar arkalarına bakmadan kaçmaya başladı. Bazıları güneye Rivla'ya doğru, diğerleri ise kuzeye Rameses kampına doğru kaçtılar.

Metella'nın birlikleri hiç vakit kaybetmedi. Görevlerinin ilk kısmını başarıyle tamamlamış olduklarından, kuzeye dönerek kaçanların peşine düştüler. Asyalı birliklerin bir kısmı ise şehrin etrafından dolaşarak, Mısır kampına doğudan saldırdı.

Mısır karşı saldırısı

Rameses hızla kuzeye çekilerek, kalan kuvvetlerini (Amon ile Ra'dan arta kalanlar) bir karşı saldırı için toparladı. Düşmanın özellikle batıda yoğunlaşmış olduğunu gözleyerek, daha zayıf olan doğu kanadına saldırdı. O kadar şiddetle saldırdı ki, karşılaştığı Asyalılar geriye, nehre doğru geri püskürtüldüler. Rameses, saldırılarını iki , üç, dört kere tekrarlıyarak başarılar elde etmeye başladı. Düşman zayıflıyordu. Firavun Hitit atlı birliklerinin ana bölümü ile henüz karşılaşmamıştı. Bu arabalı birlikler hala onu geriden tehdit ediyordu. Hitit casuslarının yakalanmasını da sayarsak, şans Rameses'e o gün ikinci kez güldü, ve Firavun'u yok olmaktan kurtardı : Hitit araba birlikleri, Mısırlıların işini bitireceklerine, atlarını terketmiş ve boş kalan Mısır kampını yağmalamaya başlamıştı ! Güneyden gelen Mısır kuvvetleri onları bu durumda gafil avladı. ve kısa bir çarpışmadan sonra işlerini bitirdi.

Hitit kralı Metella, 1000 arabalık yedek kuvvetini devreye soktu. Ancak, ilginçtir, Orontes nehrinin karşı tarafında savaşa hazır bir şekilde bekleyen 8000 kadar piyadesini savaşa sokmadı. (Rameses'in şansı devam ediyor !).Savaş BerabereSavaş üç saat daha devam etti. Taraflardan hiçbiri kesin bir avantaj elde edemedi. Gün ilerledikçe, yeni Mısırlı takviye birlikleri savaşa katıldı. Hitit birlikleri çarpışmayı terkederek şehre doğru çekildiler.

Savaştan canlı çıktığına şükreden Rameses, ordusunun geri kalan birlikleri ile beraber Rivla'ya çekilerek, geceyi burada geçirdi. Ertesi sabah da kuvvetleri ile birlikte Mısır'a hareket etti.

İki tarafın da hatırı sayılır kayıpları olmuştu. Günün bilançosu yapıldığında, iki tarafın da zafer ilan etmesinin mümkün olmadığı anlaşılıyordu.

Ancak, söylemeye gerek yok, iki taraf da hemen zafer ilan etti.