BATIdan
HABERLER
Giritteki
muhabirimizden
Güneyde
Knossus
ve kuzeyde Festus saraylarının nerdeyse tamamının yıkılmasıyle
sonuçlanan iç savaşın ardından, gerileme dönemine giren
Giritte, artık ibre yukarı doğru yönelmeye başladı.
Bu
tabloda
parlak olmayan tek şey, nerdeyse durma noktasına gelen Mısır
ticareti. Girit tüccarları adanın bir zamanlar Nil Ülkesi ile yaşadığı
canlı ticareti tekrar yaşatmak için ellerinden geleni yapıyorlar.
Ancak Mısır bugünlerde yaşadığı huzursuz ortamdan
kurtulmadıkça, bu çabaların boşa gitmesi olasılığı
yüksek.
Melos
adası
ve Yunanistanla olan ticaret ise kesintisiz devam ediyor. Giritin ihraç ettiği
en önemli mal, son birkaç asır boyunca gerek miktar gerekse kalite olarak
doruk noktasına ulaşan çok renkli çömlekler. Girit seramiklerinin güzelliği,
gerek çömlekçilerin gerekse bu malları süsleyen sanatkarların ününü
bütün dünyaya yaymıştır.
Bu
uzun krizden
en çok etkilenen ise tekstil endüstrisi. Mısırı yöneten
Hiksoslara karşı başlatılan isyanlar Girit ve Mısır
arasındaki ticaretin durmasına sebep olmuş bu da en çok bu endüstriyi
etkilemiştir.
Giritin
en büyük müşterisi
olan Mısır, aynı zamanda, Girit için tek keten kaynağı.
Bu malzeme, üstün kaliteli kumaşların üretilmesinde kullanılan
vazgeçilmez bir ürün.
Genel
krizden farklı
oranlarda etkilenen diğer endüstri dalları : Heykeltraşçılık,
metalürji ve resim sanatı... Bu endüstriler Giritin birleşmesini
izleyen bin yıllık barış ve refah dönemi sırasında
en çok gelişen branşlardı. Son zamanlarda baştaki hanedana
yönelik isyanlar bu güzel dönemin sonunu getirdi.
Girit yazıcıları bu dönemde yeni yazı sistemini geliştirdi. Bu sisteme göre her işaret, eskiden olduğu gibi bir kelimeyi değil, sadece bir heceyi simgeliyor.
ANA
KITADAN HABERLER
Bu
hafta başında
Melos adasındaki Filakopi limanından yüklenen bir parti doğal
cam (volkanik şeffaf lava), Tirins limanına boşaltıldı.
Bu malzeme bıçak ve mızrak ucu yapımında kullanılıyor.
Melos gemisi ayrıca büyük bir parti Girit yapımı artistik vazo
ve küp getirdi. Karşılığında Melos, kırmızı,
siyah ve sarı renklerde yerli yapım çömlek alıyor.
Tirins
kale duvarlarının
onarılması sona ermiştir... Birkaç sene önce Girit kralına
karşı ayaklanan ve Yunanistanın bazı kısımlarını
istila eden bir Giritli çetesi hatırlanacağı gibi bu şehre
de saldırmıştı. Yüksek konumu ve kalın duvarları
yüzünden kolayca erişilemeyen bu şehir, saldırıya karşı
koymuş ve istilacıları geri püskürtmüştü. Ancak kaleleri
de hatırı sayılır derecede zarar görmüştü. Korunmamış
Boeotya ve Peloponez bölgelerinde ise Giritliler daha başarılı
olmuş ve günümüze kadar bu yerlerin yönetimini ellerinde tutmuşlardır.
Girit
adasının
ana karaya etkileri hissedilmeye başlandı... Buradaki genç kızlar,
Girit stili elbiselerle görülmeye başlandı. Bu elbiselerin özellikleri
: Plili etekler, kabartılmış kollar ve beli sıkı saran
korsajlar. (Giritli hanımlar arasında gögüsleri açıkta bırakan
kısa yelekler giyme modası, şimdilik burada tutulmamıştır.)
Giyim konusuna değinmişken, buralarda yünlü kumaş elbiselerin, yerlerini kiton denilen uzun elbiselere terkettiğini söylemeden geçmeyelim. Bu elbiseler ketenden yapılmış olup Girit ve Yunanistanda çok popüler... Yunanlılar bitmiş haldeki bu elbiseleri Gebal ve Sidon gibi Finike şehirlerinden ithal ediyorlardı. Onlar da zaten bu malları Mısırdan getiriyorlardı... Birkaç sene önce Mısırla ticaret aksamaya başladığı zaman, Yunanlılar kendi ketenlerini yetiştirmeye ve kendi kitonlarını üretmeye başladılar. Ancak Yunan ürünü Mısır ketenine göre daha kaba. Bu yüzden de buradaki halk Firavunla ticaretin bir an önce başlamasını arzu ediyor... Keten, giyim sanayinde kullanıldığı gibi kılıç kınlarının astarlarının üretiminde de kullanılıyor.