Sevivon Post - Baş Yazı (Salem, 12 Nisan
2060)
Bu
olayların gerçek olduğuna inanmak çok zor !
Dedikodular,
raporlar, görgü tanıklarının anlattıkları : Hepsini
dinledik, okuduk. Hebron tepelerine çıkarak aşağıdaki
manzarayı kendi gözlerimizle seyrettik.
Yine
de inanamıyorduk. Duyduklarımıza inanmadığımız
gibi, gözlerimizle gördüklerimize bile inanmak istemedik :
Verimli
Siddim Vadisi artık yok. Sodom ve Gomorra şehirleri yok olmuştur.
Yeryüzünden silinmiştir. Binlerce kişi ölmüştür. Şehirler
ve insanlar artık yok. Tuz
Denizinin sularının altında iz bırakmadan kayboldular. Sular
da hala ilerlemekte. Nerede ve ne zaman duracaklarını kimse bilmiyor.
Bütün
bunların ne anlama geldiğini anlamaya çalıştık. Ancak
bir süre için beynimiz durdu. Bu vadi ve insanlarının üzerine çöken
bu felaketin kapsamı, boyu ve dehşeti bizi o kadar etkiledi ki, bir süre
için felç olduk.
Yavaş
yavaş, aşağıdaki gürültüler dindiğinde, bir vadinin
yerinde bir göl oluştuğu fikrine alışmaya başladığımızda
ve nihayet gerçeği anladığımızda, olayı
sorgulamaya başladık. Kendi kendimize şu soruları sorduk :
İlk
olarak :Adalet yerini bulmuş muydu ?
Gerçekten
bu vadide oturan insanlar çok kötü ve günahkardı. Çürük bir hayat yaşıyorlardı.
Yine de bu kadar hayatın - binlerce, onbinlerce- bir anda söndürülmesi
doğru muydu ? Belki de aralarında
doğruluk yolundan sapmamış, hatta diğerlerinin kötülüklerine
üzülen, fakat çok zayıf veya sayıları
çok az olduğu için ellerinden birşey gelmeyen bir avuç insan
mevcuttu.
O
bile olmasa bu şehirlerde muhakkak daha günah işleyememiş
bebekler de vardı. Ölmeleri gerekiyor muydu ? Merhametli yanımız
buna isyan ediyor.Kalbimiz bu masum çocuklar için ağlıyor.
Ancak
İlahi Adalet - evet bunu görüyoruz Sodom ve Gomorra felaketinde - başka
türlü karar veriyor. Göklerdeki kuvvetler dünyadaki tehlikeli bir bölgeyi
temizlemeye karar verdiklerinde, amansızdırlar. Böyle bir zamanda,
''dürüst'' insanla ''günahkar'' komşusu arasında fark gözetemezler.
İlahi Adalet böyle çalışır. Kötülük, dokunduğu herşeyi
yıkmaya başladığında kökünün tamamen kazınması
gerekli. Aksi takdirde, bütün ülkeye bulaşıcı bir hastalık
gibi yayılacaktır.
''Dürüstler'',
kötülük daha ufak çaptayken, yıkıcı
bir kuvvet oluşturmadan önce fırsatı yakalamalıdır. Eğer
o anda hareket etmezler ve görevlerini ihmal ederlerse, gelen felaketin
sorumluluğu kısmen de onların sırtındadır. Belki
de daha fazla sorumludurlar. Çünkü, onlar doğru yolu bildikleri halde,
diğerleri bunun farkında bile değillerdir.
Bu
olaylardan alınacak bir ders vardır. İyice düşünelim :
Toprak insana onu işlemesi ve çalışması için verildi. Çalışalım öyleyse ve yaşıyalım ve diğerlerine de yaşamak ve çalışmak için fırsat verelim. Şehirlerimizde günah ve açgözlülüğe fırsat vermeyelim. Sodom ve Gomorra'nın hatırası sonsuza kadar utancın simgesi olarak kalsın. ''Suçlulara'' uyarı :Kötülük hiçbir zaman cezasız kalmayacaktır. ''Dürüstlere'' uyarı : Hala zamanınız varken harekete geçin. Çünkü, Hesap Gününde masum olanlar suçlularla birlikte cezalandırılacaktır.***