TUFANDAN BERİ EN BÜYÜK FELAKET SODOM ve GOMORRA'yı SİLİP SÜPÜRDÜ

Yanan Kükürt, Şiddetli Patlamalar, Göklere kadar Çıkan Alevler ...

Siddim vadisinin büyük  bir kısmı ile Sodom ve Gomorra şehirleri, Hebron şehrinin (Elonei Mamrei) hemen doğusundaki bir tepeden görülebilir. Erken kalkan bazı insanlar, felaket başladığında bu noktanın yakınlarındaydı. Aşağıdaki rapor burada bulunan bir görgü tanığının ifadelerinden derlenmiştir.

Doğudaki tepelerin arkasından güneşin doğuşunu seyrediyordum. Önceleri sadece bir gürültü duyuldu. Alçaktan başlayan bu tehditkar gümbürtü çok  çabuk kulakları sağır eden bir kükremeye dönüştü. Sesin kaynağını aramak için göklere baktım. O anda aşağıdaki vadide birşeyler olduğunu farkettim. Baktım ve şunları gördüm :

İki Şehir Alevler İçinde

Sodom ve Gomorra şehirleri nereden çıktığı belli olmayan ve batı veya kuzeybatı yönünde ilerleyen bir alev yığını tarafından yenilip bitiriliyordu.

(Üzerinde durduğum tepe dehşet verici gürültüden uyanıp olayları seyretmek için gelen yüzlerce Hebronlu için bir toplu seyir yeri haline gelmişti. Tek tek veya gruplar halinde gelerek faltaşı gibi  açılmış gözlerle aşağıdaki dehşeti seyrediyorlardı.) Alevlerin yolu üzerinde bulunan evlerin büyük bir kısmı, alevler daha onlara erişmediği halde, yıkılmışlardı. Bu da gösteriyordu ki alevlerden önce şiddetli bir deprem bölgeyi sarsmıştı. Hiç kimsenin de kaçıştığı görülmüyordu. Herhalde şehir sakinleri felaketin başlamasından sonraki birkaç saniye içinde, ölmüş ya da yıkıntıların arasında kapana kısılmışlardı.

Bu arada yakındaki Adma ve Zevoim şehirleri de süratle boşaltılıyordu. Bu kentlerde oturanlar bulunduğumuz tepe dahil etraftaki sıradağlara doğru kaçışıyorlardı. Şehirlerin içinde neler olup bittiğini kararmış göklere doğru yükselen siyah duman bulutları yüzünden kestirmek mümkün değildi. Güneş zaten uzun bir süreden beri ortadan kaybolmuştu. Gök ve toprak bir olmuştu. Öyle ki bazen topraktan göğe değil de gökten toprağa alev yağıyormuş gibi görünüyordu.

Ateş Topları

Bu hissi, sadece vadinin üstünde arada bir çakan ve dehşet verici manzarayı bir an için aydınlatan şimşek parlamaları değil, ayrıca dünyaya doğru dalan ve büyük bir gürültü ile patladıktan sonra tekrar göklere alev halinde yükselen ateş topları artırıyordu. Burnumuza gelen keskin kokudan anladığımız kadar, bu alev topları yanan kükürt yığınları idi...

Öğleden hemen önce koca bir su kütlesinin vadide güneye doğru ilerlediğini gördük. Bu olay,  bir deprem olduğu fikrini daha da kuvvetlendiriyordu.

Vadi Göl Oluyor

En başta bu garip olayın ne anlama geldiğini pek anlayamadık. Gözlemlediğimiz bütün alan bir süre sonra tamamen sular altında gömülmeye ve koca bir göl görünümüne bürünmeye başladı. Neler olup bittiğini  şimdi anlamaya başlamıştık :

Tuz Denizi güney kıyısından taşıyordu !

Herhalde o bölgede toprak seviyesindeki aşırı çökme buna sebep olmuştu. Tuz Denizinin uzantısı Siddim Vadisinin sınırını belirler. Bu alan tarıma ve yerleşmeye elverişli bir bölgeydi. ''Tanrının bahçesi'' derlerdi bu bölgeye. Sodom ve Gomorra'nın sonu gelmişti.