SAVAŞ
TANRISI BARIŞ ISTIYOR
Ningirsu,
Umma ile bir Savaşın Kızlarının Kısmetini Kapatacağından Çekiniyor.
Bazı insanların zannetiği gibi bir tanrının
hayatı düşünüldüğü gibi kolay değildir. Bu konuyu Enlil'in oğlu
Ningirsu'nun şehri Lagaşı ziyaretim sırasında kavradım. Kimseye zarar
vermemek ve ilerde bazı saray kapılarının bana kapanmasını engellemek için,
Ningirsu'nun kapıcısı ikinci dercede tanrılardan Igalima'yı nasıl attlatığımı
ve tanrının kendisiyle nasıl görüşmeyi başarabildiğimi açıklamayacağım.
Nina-Ru
Ningirsu yine de beni kovabilirdi. Küçük bir
kurnazlığa başvurdum. Ona Dilbat şehrinin tanrısı kardeşi Uraştan
''selam getirdim''. Daha sonra, önemsizmiş gibi Uraş'ın karısı Nina-Ru'nun
ismini söyledim. Ningirsu'nun ani kızarması bana vaziyet hakkında iyi bir
fikir verdi. (Bazı küçük ipuçları ile Nigirsu'ya basınla iyi geçinmesinin
önemli olduğunu anlatmaya çalıştım. Kalmama izin verdi.)
Koruma
Kapıcı Igalima'nın dışında iki silahlı tanrının
varlığı merakımı çekti. Ningirsu'ya onları sordum. Korumaları olduğunu
söyledi. Savaş tanrısı olduğuna göre, son zamanlarda Sümer Akad tanrıları
arasındaki silahlı çatışmaların azalmasına rağmen, silahlı korumalarının
olması doğaldı. Hitit ve Semitlerin tanrıları arasındaki şiddetli çatışma,
Sümer ve Akad tanrıları arasında bir ateşkese sebep olmuştu. Geçici
olarak bile olsa, her tanrının idari bölgesi ile ilgili sözsüz bir antlaşma
yürürlükte.
Ben ordayken Ningirsu, Malzeme Bakanı Dunşaganayı
huzuruna davet etti ve Tapınak stoklarının içler acısı durumu hakkında
bir rapor aldı. Bakan bu durumu bu sene bütün bölgeyi kasıp kavuran kuraklığa
bağlamak istediyse de, Ningirsu bağırarak Lagaş halkının ona şantaj
yapmaya çalıştığını söyledi.Tanrının kızgınlığının, Lagaş halkının
kötü davranışından ziyade, ona karşı yönelttiğim küçük şantajdan
kaynaklanabileceğini düşündüm. Aslında Ningirsu'nun bu çıkışının altında
benim o anda farkedemediğim başka konular da vardı. Lagaş halkı ve tanrıları
arasında ciddi sürtüşmeler vardı.
Halk
Savaş Istiyor
Daha sonra, kapıcı Igalima vasıtasiyle mücadelenin
asıl sebebini öğrendim. Lagaşın erkekleri bir gün Umma şehrine karşı
savaş kararı almışlar ve o günden beri aralıksız olarak tanrılarının
bu harekata izin vermesi için onu rahat bırakmıyorladı. Halbuki Ningirsu
Umma ile bir savaş fikrini desteklemiyordu. Davranışını anlamak zor değil.
Ningarsu'nun koca bekleyen yedi kızı var. Umma tanrılarının ise ordu kadar
evliliğe uygun delikanlıları var. Ningirsunun onlarla böyle bir çatışmaya
girmesi hiç doğru olmayacaktı.
Ancak Lagaş erkekleri, yani insanlarla tanrılar
arasında arabuluculuk yapan rahipler, onu hiç rahat bırakmıyorlar ve gece gündüz
kabul etmesi için ona baskı yapıyorlardı. Bu sene Ningirsu, vatandaşlarının
dikkatini çok istedikleri bu savaştan başka tarafa çekebilmek için Diclenin
taşmasını önledi. Halk ise buna karşılık, Ningirsuya yönelik kurbanların
sayısını azalttı. Bu yüzden de tanrının evinde kıtlık başgösterdi.
Davullar
onu Yatıştırıyor
Bütün bunları Ningirsunun huurunu terkettikten
sonra öğrendim. Bundan önce Ningirsu çok kızgındı ve sanki dünya sona
eriyormuş gibi davranmaya başlamıştı. Birdnbire davul sesleri kulağıma
geldi. Öğrendiğim kadariyle bu ses Ningirsuya sinirlendiği zaman ilaç gibi
geliyor. Bu yüzden, penceresinin dışındaki bir davul birliği her an
harekete geçerek Ningirsunun sinirlerini yatıştırmak için hazır bekliyor.
Yaşlı tanrı biraz sakinleştikten sonra, ahırların
sorumlusu Ansignon'a atlı arabasını akşam gezintisi için hazırlamasını
emretti. Çıkmadan önce (tanrıların konaklama düzeninden sorumlu) Urisi'yi,
gördükleri hizmetin eksiklikleri yüzünden Ningirsuya şikayette bulunan bazı
tanrıların yatma düzenini hala ihmal ettiği için azarladı. Bütün bu karışıklıkta
Ningirsu beni tamamen unuttu ve Allahaısmarladık bile demeden çıktı. Açıkçası
buna çok üzülmedim çünkü arkadaşım tanrı Igalima ile biraz sohbet etme
fırsatı doğdu.
Beni Ningirsu'nun kızları ile tanıştırdı ve
bunun için uygun bir an seçti. Tam o sırada anneleri Tanrıça Baba diğer
tanrıçalarla dedikodu yapıyordu. Doğrusu Ningirsu'nun kızları hakkında
niye bu kadar dertlendiğini anlayamıyorum. Hepsi birbirinden sevimli.***