INANNA'nın
YERALTI DÜNYASINA YOLCULUĞU
(Yedi
kısımlık bir dizi)
ÇIKAN KISMIN ÖZETI
Göklerin kraliçesi Inanna, günlerden bir gün,
yeraltı dünyasını ve buranın kraliçesi olan kızkardeşi Ereşkigal'ı
ziyaret etmeye karar verir. Yolculuğa hazırlık olarak, gerekli gök fermanlarını
toplar, kraliyet elbiselerini ve mücevherlerini giyer. Ancak yolculuğa çıkmadan
önce, sadık habercisi Ninşubur'a şöyle talimat verir : Eğer kraliçe üç
gün içinde göklere dönmezse, hemen tehlike işaretini verecektir. Bundan bir
sonuç alınamazsa, Ninşubur, Ninpur'a giderek Inanna'yı ölümden kurtarmak için
Enlil'e yalvaracaktır. Enlil'den cevap alamazsa, Ur şehrine giderek bu sefer
ay tanrısı Nannar'a yalvaracaktır. Eğer Nanna da reddederse, bilgelik tanrısı
Enki'nin şehri Eriduya gidecek ve o muhakkak Inanna'nın yardımına yetişecektir.
Bunun üzerine Inanna yeraltı dünyasına iner.
Yedi büyük kapıdan geçirilir. Her kapıda bir elbisesi veya bir mücevheri
alınır. Kızkardeşinin önüne geldiğinde tamamen çıplaktır. Ereşkigalın
sevinçli bakışları altında yeraltı dünyasının yedi korkunç hakimi
tarafından ona ''nazar değdirilir''. Inanna oracıkta ölüp kalır.
Hanımnın dördüncü günde de dönmediğini gören
Ninşubur, aldığı talimatlar gereği tanrıları tek tek dolaşmaya başlar.
Enlil ve Nannar, Inanna'ya yardım etmeyi reddederler. Şimdi Ninşubur'un tek
çaresi kalmıştır. Bilgelik tanrısı Enki. Eriduya giderek Inanna'nın davasını
Enki'ye anlatır...
(Beşinci
Bölüm)
Enki baba Ninşubur'a cevap verir : ''Kızıma ne
oldu ! Çok merak ettim. Inanna'ya ne oldu. Çok dertliyim.'' Kırmızıya boyalı
tırnağından bir parça toprak belirdi. Bu topraktan kurgarru ve kalaturruyu
şekillendirdi. Birincisine hayat gıdasından, ikincisine de hayat suyundan
verdi. Ve onlara dedi ki :
''Hayat gıdasını ve hayat suyunu altmış kere
Inanna'nın cesedi üzerine serpin. Inanna muhakkak ayağa kalkacaktır.''
Kurgarru ve kalaturru söyleneni yaptı ve Inanna canlanarak yeraltı dünyasından
yukarı çıktı. Ancak, yalnız değildi. Beraberinde bir sürü şeytan ve zebani yeraltı dünyasını terkederek gittiği
her yerde onunla birlikte dolaşmaya başladılar.
Ninşubur hanımını görünce ayaklarına kapandı.
Ninşubur çuval bezinden bir elbise giymişti. Yeraltı dünyası için iyi bir
aday olduğunu sezen şeytanlardan biri Inanna'ya şöyle dedi : ''Sen git ve
bizi şehrinde bekle. Biz onu götürelim.'' Ancak Inanna bu kişinin sadık
hizmetkarı olduğunu ve ona en zor zamanında yardım ettiğini söyleyince
bu işten vazgeçtiler ve korkunç grup yoluna devam etti.
Umma'da şehrin tanrısı Şara tarafından karşılandılar.
O da Inanna için matem elbiseleri giymişti ve Inanna'nın ayaklarına kapandı.
Şeytanlar onu da götürmeyi teklif ettiler ancak Inanna yine onları bu
emellerinden vazgeçirdi. Badtibira'da da tanrı Latarakla ilgili olarak aynı
şekilde bir macera yaşandı.
Nihayet, Inanna'nın kendi şehri Ereh'e vardılar.
Kullab semtine geldiklerinde, bölgenin tanrısı Dumuzi (Tammuz) Inanna'nın
ayaklarına kapanmadı. Matem giysisi olarak çuval bezi bile giymiyordu. Tanrıçayı
ve yanındakileri hiç önemsemeden, Dumuzi tahtına oturdu ve bölgesine
Inanna'nın geldiğini umursamamaya
devam etti.
Işte bu, Inanna için bardağı taşıran son damla
oldu. Şeytan dostları Dumuziyi götürmeyi teklif edince bu sefer kabul etti.
Dumuzi göz yaşlarına boğuldu. Dua etmek için ellerini kaldırarak, güneş
tanrısı Utu'dan onu bu şeytanlardan kurtarması için yalvardı.
(Devam
edecek)***