AVRAM ve YENİ DİN
Terah’ın oğlu Avram’ın cesaretle öne sürdüğü
yeni mezhebin tam anlamını kavramak şu anda mümkün değil.
Vaz’ettiklerinin doğru olup olmadığını, bu söylediklerinin diğer
insanlarca kabul edilip edilmeyeceğini veya sadece şimdiki gibi
tek bir adamın fikri olarak kalıp kalmayacağını şu anda bilemiyoruz.
Bu konunun değerlendirilmesini günümüzde kimse
yapamaz. Bu görev için kim düşünülebilir ki ? Anu, Enlil, Enki veya Sümer-Akat
panteonunu meydana getiren 3000’den fazla tanrının herhangi birine hizmet
eden rahipler mi ? Belki de Mısır’ın güneş tanrısı Ra’ya veya Horus,
İsis, Osiris veya diğerlerine tapanlar mı ? Hiçbirinde bu bilgeliği göremiyoruz.
Salem’in yerlileri olan bizler, Avram’ın
dediklerini tam olarak anlamıyorsak bile, itiraf etmeliyiz ki, bazılarımız
ve özellikle ileri görüşlü kralımız Kral Malkizedek, söylenenleri çok
çekici buluyoruz. Bir an için, büyük kralımızın havarileri olarak, birkaçımızın
gidip Avram’ın mesajını şurada burada haykırdığını düşünelim. Bize
kim inanır ki ? Tek tanrıya tapan (kendi tanrıları) Hebron halkı mı ? Veya
herbiri kendi tanrısına tapan Lahiş, Yeriho veya Şehem halkları mı ?
Avram’ın mesajını tam olarak anlamış olsak bile bu çok lüzumsuz bir iş
olurdu. Ancak biz daha oraya gelmedik, Avram’ın mesajını anlayamadık. Şu
anda yapabileceğimiz tek şey Avram’ı beklemek, ona hayran olmak belki de
onu cesaretlendirmek.
İnsanoğlunun mutlak doğruyu arama çabaları
sonucunda ilerlediği kesindir. Avram Doktrini de belki bu yönde dev bir adımdır.
Ne diyor Avram Doktrini ? Sarsılmaz bir kesinlikle tek bir Allah’ın olduğunu
söylüyor. Bu Allah Evren’in fiziki güçlerinden biri değil. O, her tarafta
herşeyin içinde ve üstünde, Evreni ve Evrenin bütün kurallarını aşmış
durumda.
Çok şaşırtıcı bir din bu. Yine de bize belki
doğruyu söylüyor. Burada, birçok istilacının yolu üstündeki Kenaan’da,
tanrıları ile birlikte bu dünyadan kısa sürede kaybolan nice liderlere ve
milletlere şahit oluyoruz. Kalplerimizi Avram’ın yeni öğretilerine açalım.
Zihinlerimiz çok karışık bu günlerde.
Bir şeyden emin olmalıyız : Etten ve kemikten
olan insanın başına gelenler, bütün görüp duyduğumuz ancak anlayamadığımız
konular, ancak bizden daha kuvvetli olan gizli güçlerin bizim ve Evrenin üzerindeki
etkileri ile açıklanabilir. Terah’ın oğlu Avram’ın dediği gibi, bütün
bunlar bir tek Gücün eseri olabilir.
Sonuç ne olursa olsun, bir üstün gücün varlığına
inancımız büyüktür. Bir veya birçok tanrı, önemli değil, bizi gözetleyen
ve yargılayan üstümüzde ve içimizde büyük bir güç var.
Bunu hep bilelim ve hatırlayalım.
Çünkü ölüm ve kaos karşısında insan tek başına nedir ki ?***