UR ŞEHRİNİN GÜZEL GÜNLERİ – GEÇMİŞE BİR BAKIŞ     (Chronicles Kadro Yazarı)

‘’Ur daha güzel günler görmüştü.’’ Abram’ın doğum yerini ziyaret eden birinin tepkisi hep böyle oluyor. Bu makalenin amacı geçmişe bir göz atarak ‘’bu daha güzel’’ günlerin ne açıdan güzel olduğunu ortaya koymaktır.

Messe-Anne-pada bin sene kadar önce yaşamış ve Ereh kırallığını yendikten sonra, Ur kırallığını kurmuştu. Bu kırallık daha sonra büyüyerek Ur şehrinin Birinci Kırallığı olarak tanındı. (Tufandan sonraki üçüncü Sümer Hanedanı. İlk ikisi Kiş ve Ereh kırallıkları idi.)

177 sene süren bu kırallığın en önemli başarısı, kültür konusunda idi. Ur Sergisinde teşhir edilen ve o dönemin mezarlarından alınan eşyalar bize o geçmiş dönemin Ur ustalarının beceri ve sanat zevki bakımından hala aşılamamış bir seviyede olduklarını göstermektedir.

Ur şehrinin ikinci kırallık dönemi hakkında fazla söylenecek bir şey yok. Çok silik bir dönemdi. Üçüncü kırallık dönemine geçmeden önce, aradaki üç liderden bahsetmek gerekir. Biri Lagaş’ta diğeri ise Akat’ta bulunan bu liderler Şinar tarihinde iz bıraktılar.

Birincisi eski Lagaş kırallarının en büyüğü olan Eannatum. Çok yeni bir bir savaş tekniği kullanarak, (mızrak ve kalkanlı birlikleri yakın düzen saldırı teknikleri ile düşmanı dehşet içinde bırakırdı) Umma, Ereh, Ur, Akşak, Kiş ve Mari’yi topraklarına kattı. Umma zaferinin hatırası, Akbabalar Yazıtında ebedileştirilmiştir.

Kuzeyde Semitlerin yükselişi en tepe noktasına Kıral Sargon zamanında ulaşmıştır. Sargon Akat şehrini (ve eyaletini) kurmuş, Şinar ovasını tamamen fethetmiş ve bu şekilde Sümer dünyasını tamamen bir Semit dünyasına çevirmiştir. Ülkenin resmi dili Akat dili oldu. Ancak bazı resmi evraklarda ve Tapınak ayinlerinde Sümer dili muhafaza edildi.

Daha sonraları Sargon, kırallığının sınırlarını doğuda Elam’a ve batıda Büyük Denize kadar genişleterek Şinar’a hükmetmiş olan en kuvvetli kıral durumuna geldi.

Sümer gücünün yeniden doğuşu Lagaşlı Gudea zamanında yaşandı. O sıralarda Şinar liderliği Ur-Nammu’nun eline geçmişti. Ur-Nammu, Ur şehrinin Üçüncü Kırallık döneminin kurucusu ve Ur’daki  üç katlı, üç merdivenli tapınağı (Ziggurat) Ay Tanrısı Nannar şerefine inşa ettiren Kıraldı.

Ur-Nammu ‘’Sümer ve Akatın Birinci Kıralı’’ Ur’un topraklarını nerdeyse Sargon’un toprakları kaadar genişletti. Zigguratı tamamlayan oğlu Dungi ve ondan sonrakiler Ur’un gücünü bolluk, refah ve barış dolu bir yüzyıl boyunca korudular.

200 yıl kadar önce, Ur şehri karşı koyamadığı bir çifte saldırıya uğradı. Güneydoğudan Elamitler, kuzey batıdan ise (daha çok Mari ve İsin yörelerinden) Amoritler birlikte Ur’u kıskaca aldılar.

Bundan sonraki iki yüzyıl boyunca, Larsa’daki Elamit kırallığı ile İsin’deki Amorit kırallığı arasında liderlik için artan bir mücadele yaşandı. Sonunda, şimdiki lider olan, Rim-Sin, İsin şehrini emri altındaki şehirlere kattı. Bu şehirler arasında şu anda Ur, Eridu, Ereh ve Lagaş bulunmaktadır.

Bu sıralarda Babil’de bir Amorit kırallığı kuruldu. Hammurabi bu soyun altıncı kıralı. Hükümdarlığı sadece iki senelik olmasına rağmen geçmişteki kırallara göre dünya çapında en çok dikkati üzerine çekmiş durumda.

İyi yetişmiş ve kültürlü bir adam. Çok becerikli bir diplomat.Babil onunla çok gelişecektir. Rim-Sin için ‘’yenilecek adam’’ Hammurabi olabilir.