Hayata Giriş

OKUMA ve YAZMA – ZOR BİR SANAT

Ea okulundan bir öğrenci tarafından Babildeki muhabirimize anlatılmıştır.

Ticarette olduğu gibi diplomaside de Akat dili uluslararsı bir dil niteliğindedir. Çivi yazısı ise uluslararsı yazı şekli. Bu iki alanda başarının sırrı ise Akat dilinde okumayı ve yazmayı öğrenmektir.

Tüccar veya devlet adamı olmak istemeyen bir öğrenci bile, bu zor sanatı kavrayabilmişse, bu beceriye sahip olmayan tüccar ve devlet adamlarının yanında yazıcı olarak çalışarak hayatını kazanabilir.

Bu yüzdendir ki okulumuza sadece Sümerliler ve Akadlılar değil, ayrıca Mısırlılar, İbraniler, Amoritler ve Hititler akın akın müracaat etmekte.

Üç Ana İlim Dalı – ve Dahası

Öğrenmeye hevesli olanlar sadece bizim okula değil, Babil’deki diğer kurumlara da başvuruyorlar. Şehirdeki her tapınağa bir çeşit okul bağlı bulunuyor. Bazıları daha küçük çocuklar, bazıları daha büyükler için. Bazı okullarda sadece okuma yazma ve aritmetik dersleri verilirken, diğerleri programlarına tarih, coğrafya, astronomi, tıp ve sihirbazlık, hukuk, mimarlık gibi dersleri de dahil ediyorlar. Ayrıca rahipliğin çeşitli branşları konusunda gençlere eğitim veren çeşitli akademiler de mevcut.

Ben Ea Okullarında öğrenci olmaktan gurur duyuyorum. Ea, akıl ve bilgelik tanrısı, okuma ve yazmanın mucidi ve Gökler Kırallığında resmi yazıcı görevinde. Ülkenin bütün okulları onun idaresi altında yürütülüyor. Ancak biz, Babildeki Ea Okulundaki öğrenciler, onun özel himayesi altındayız.

Yazı Levhaları (Tabletler) Evi

Dev kütüphanemizin raflarında onbinlerece kil yazı levhası var. Hepsi de konuya göre sıralanmış. Tabii ki en başta bu tabletler benim için bir bilmece gibiydi. Onları okuyamıyordum. Eğitimim ilerledikçe, bu gizem yavaş yavaş ortadan kalktı. Bugün artık, özellikle, alışkın olduğum konuları içeren tabletleri zorluk çekmeden okuyorum. Gelecek yarı yılda bioloji ve zooloji derslerini alacağım.

‘’Tabletler Evi’’ sadece kütüphane görevini görmüyor. Ayrıca (ve belki de özellikle) tapınağın arşivi durumunda. Bütün önemli evraklar burada dosyalanıyor : iş kontratları, mahkemelerin kararları, kraliyet bildirileri, hükümetin finans ve diğer konulardaki raporları, arazi tapuları ve daha birçok yazılı beyanlar.

Tapınaktaki arşiv görevlisi bana bir ara şunu söylemişti : ‘’ Babil’de biz, barbarlar gibi hafızaya güvenmiyoruz.  Kil tablet her zaman için hafıza tabletinden daha güvenilir bir şahittir. Bunun birçok kere ispatını gördük.’’

Yazmayı Nasıl Öğreniyoruz ...

Yazmayı öğrenmek büyüleyici bir uğraş. Biz öğrenciler yerde oturuyoruz. Ea Tapınağında bir rahip olan öğretmenimiz her bir öğrenciye yumuşak kil tabletleri (daha sonra sertleşecekler) dağıtıyor. Daha sonra üzerinde bir dizi simge olan eski bir tablet veriyor. Bu işaretler, bitki, tanrı, insan isimleri olabildiği gibi, bütün cümleler veya kompozisyonlar da olabiliyor. Bulunduğumuz sınıfın seviyesine göre bu durum değişiyor.

Her birimiz bundan sonra yazı ucumuzu alarak gördüklerimizi kendi tabletlerimize geçiriyoruz. Daha sonra herkese aynı tabletler veriliyor ve hep bir ağızdan okuyoruz.

Okumak Daha Zor

Alıştıktan sonra kil tabletlerin üzerine harf çizmek pek de zor değil. Özellikle önünüzde bir model varsa. Okuma konusu ise bambaşka bir şey. Akad dilinde 6 kere 60 ve 60 kadar çivi yazısı işaret çeşidi var. Bizim bunları ayırdetmemizi bekliyorlar !

İş bununla bitmiyor. Simgeler belli bir düzende bir araya geldiğinde, iki veya üç heceyi temsil edebiliyorlar.Veya üç veya dört kelimeyi. Veya kavramı. Bazen de bir sayıyı temsil ediyorlar. Sonuçta simge grubunun neyi temsil ettiği bazen sadece parçanın akışından anlaşılabiliyor.

Çivi yazısındaki bir işaretin bazen diğerlerinden çok zor ayrılabileceği problemini de bütün bunlara dahil ettiğiniz zaman, bir gencin hayatta ilerlemek için ne tür zorluklarla karşılaştığını daha iyi anlayabilirsiniz.