SEVIVON POST, 7 Elul 2034,     ‘’ Başyazı’’

BİR ADAM – BİR FİKİR – BİR EYLEM

Yukarı Fırat vadisindeki, pazar şehri, Haran, dünyanın en önemli ticaret yollarının kesiştiği noktada bulunmaktadır. Şehirde yaşayanlar değişik inanç ve adetler sergiler. Bunun dışında şehirden her gün kuzeyden güneye, doğudan batıya, gelip geçen kervanlar şehre daha da değişik inançlara sahip insanlar getirmektedir. Bu insanların her biri ise şehre kendi özel izlerini bırakmaktadır.

Haran halkı çeşitliliğe alışıktır. Burada herkes kendi tanrısına tapar. Şehre yeni gelen biri yeni bir tanrıdan söz etmeye başladı mı herkes yeni tanrının özelliklerini ve onun hakkındaki hikayeleri dinlemeye koşar.

Haran’da durum uzun zamandan beri böyle. Ancak geçenlerde burada ilginç bir olay yaşandı : Haran’a bir adam geldi. Bu adamın fikirleri o kadar garip, o kadar duyulmamış fikirlerdi ki Haranlılar bile bunlara şaşırdılar. Bu adam bu fikrinden hareket ederek şimdiye kadar eşi görülmemiş bir eyleme cüret etti.

Adamın adı Abram. Terah’ın oğlu. Abram ‘’Tek Tanrı’’dan bahsediyor. Güneş ve ay, gök ve toprak, gökgürültüsü ve şimşek, rüzgar ve yağmur- bunların hepsi varlıklarını bu tek yaratana borçludurlar ve O’nun isteğine göre hareket ederler. Öyle diyor bu gizemli adam. Bu adam Ur’dan Haran’a – bu değişik insanların ve değişik adetlerin bulunduğu şehre – babası Terah ve etrafındakilerle göç etti. Bazılarına göre buraya gelişinin asıl sebebi davasına taraftar bulmak içinmiş. Abram bu fikre o kadar kapıldı ki, kendi elleriyle babasının dükkanındaki putları tek tek kırdı.

Abram inatla ‘’Allah’’ ın tek olduğunu ve başka Tanrı olmadığını iddia ediyor. Bu gizemli ve görünmeyen Tanrı’ya sadece inanmakla kalmıyor. Diğer tanrılara da savaş açıyor ! Bunun sonucunda Abram, babasının Harandaki dükkanındaki putları hunharca kırma suçuyla,  Kralın huzurunda, mahkemeye çıkarıldı. İşte işler burada garipleşiyor : Fırında ölüme mahkum edilen ve gürleyen cehennemin içine atılan Abram, alevlerin içinden canlı ve sapasağlam çıktı ! Ve sanki ona hiçbirşey olmamış gibi Abram hemencecik garip fikirlerini yaymak için harekete geçti.

Bu adamı şu anda daha tam anlıyamıyoruz herhalde. Ancak kesin olan birşey var. Haran’da olağanüstü bir olay meydana geldi. Bu olayın ne anlama geleceğini halen anlamıyoruz. Ancak Abram’ın geçirdiği mucize bizleri derinden etkiledi. Havada sanki birşey var – büyük bir şey !

Salem’in dışındaki dünya bu konu hakkında değişik düşünüyor. Onlar için günün olayı Haran Olayı değil. Onlar için en büyük haber Kral Hammurabi’nin ay tanrısı Nannan’a adadığı  kutsal türbe. Bize sorarsanız, biz hala biraz şaşkın durumdayız. Bir Hammurabi’ye bir Abram’a bakıyoruz. Ve kendi kendimize soruyoruz : Sonunda hangi olay daha önemli olacak acaba ? Babilde Nannan Türbesinin inşası mı, Haran’da Nannan heykelciğinin kırılması mı ?