ABRAM PUTLARI KIRMAKTAN SUÇLU BULUNDU

(Kuzey Haber Ajansı)

HARAN, 6 Elul – Terah’ın oğlu Abram, bu sabah, babasınınn putlarını kırmakla suçlandı ve ateşle ölüme mahkum edildi. Davaya Kralın bizzat kendisi hakimlik etti.

Davanın olağan dışı olması yüzünden kraliyet mahkemesi, katılan büyük kalabalık yüzünden ağzına kadar dolmuştu. Geç kaldıkları için içeri giremeyenler ise, dava süresince mahkeme kapısında ayakta davanın sonucunu ve infazı beklediler.

Bir Put Esirgendi – İddianamede, Abram’ın, bilinçli ve kötü niyetli bir şekilde babasının dükkanındaki bütün kutsal heykelcikleri-bir tanesi hariç- kırdığı belirtildi. Kırılmayan heykelcik ise tanrıların başı Anu’ya aitti. Suçlu, olayın sorumluluğunu bu heykelciğin üzerine atmaya çalıştı.

Suçlunun bu iddiası, iddianamenin ikinci yarısının hedefiydi : Buna göre Abram halkın kutsal inançları ile alay etmekte ve hor görmektedir.

Kraliyet tarafı için dinlenen ilk şahit şehrin yakınlarında oturan 70 yaşında bir çiftçi idi. Anlattığına göre çiftçi, birkaç gün önce Terah’ın dükkanından bir put satın almaya çalışmış ancak o sırada dükkana bakmakta olan Abram tarafından o kadar aşağılanmıştı ki hiçbirşey almadan dükkandan ayrılmıştı.

Bir Kadın Şahitlik Yapabilir Mi ? – Birkaç sorudan sonra Abram’ın şunları dediği ortaya çıktı : ‘’70 yaşındaki bir adamın daha dün yaratılmış bir varlığın önünde eğilmesi ne kadar utanç verici !’’

Benzer bir olay aynı gün içinde bu sefer bir kadın müşteri ile cereyan etti.

Ancak bu kadın kürsüye çıktığında Terah’ın tepkisi ile karşılandı. Terah’a göre kadının şahitliği geçersizdi. Çünkü, eski bir İbrani aile geleneğine göre, bir kadının şahitliği mahkemede kabul edilemezdi.

Ancak mahkeme, Terah’ın isteğini, Sümer kanunlarında kadınların şahitliğinin kabul edildiğini öne sürerek geri çevirdi.

Baba suçlamayı geri alıyor – Daha sonra Terah şahit kürsüsüne davet edildi. Suçlamayı yapan Terah olduğu için şahitliğinin de bu yönde olması bekleniyordu.

Ancak, konuşma sırası ona geldiğinde, Terah ilk iddiasını geri çekmeye çalıştı. Oğlunu makamlara teslim ettiğinde onu sadece yaptıkları için cezalandırmak istediğini, ancak bu suçun ölümle cezalandırılabileceğini bilmediğini belirtti.

Ancak Abram’ın daha 20 yaşında bir delikanlıyken ve aile daha Ur şehrinden yeni ayrıldığı sırada ‘’ dini düşüncelere aykırı bir kişi’’ olarak  tanındığını da açıkladı.

Nihayet suçlu kürsüye çıktı.

Mahkeme Salonu Şokta -  Abram’ın hareketlerinin asıl amacını öğrenmek için hakimlerden biri onu evrenin yüce Tanrıları konusunda sorgulamaya başladı. Abram sorulara cevaben, bu gibi Tanrıların kutsallığını kesin olarak reddeti. Hakimin ve orada bulunanların şaşkınlığı görmeye değerdi. Bazı soru ve cevapları burada sunuyoruz :

S- Ur ve Haran’ın Tanrısı Sin, Ay Tanrısını, kabul ediyor musun ?
C- O Allah değildir.
S- Mısırlıların güneş Tanrısı Ra’ya mı tapıyorsun ?
C- O da  en yüce Allah’ın bir yaratığıdır.
S-  En yüce kim ? Anu mu ?
C- Hayır.
S- Enlil mi ? Ea mi ? Yoksa Enki mi ?
C- Bunların hiçbiri değil. Taptıklarınızın hiçbiri değil.

Bu sırada halkın şaşkın fısıltıları hengameye dönüştü ve ‘’Yakın onu ! Dinsize ölüm ! Tanrılar bizden intikam almadan ona ölüm !’’ haykırmaları duyuldu.

Karar – Artık sorgulama devam edemezdi. Kral ve rahipleri kısa bir istişare için mahkeme salonunu terkettiler. Biraz sonra döndüklerinde, Kralın işareti üzerine Rahip Ninur-Anad kararı açıkladı :

‘’ Fırında ölüm !’’

Seyirciler kararı çığlıkları ile onayladılar. Terah’ın oğlu Abram kararı soğukkanlılıkla karşıladı.

Abram’ın ailesinden hazır bulunanlar şunlardı : Babası Terah, karısı Sarai, yeğeni Lot.