Özel Bülten – (Kuzey Haber Ajansı)

Haran, 6 Elul- Terah’ın oğlu Abram putları tahrip etmekle suçlanmasından sonra fırında ölüm hükmü giymişti. Ancak hayata tekrar döndü. Fırından sapasağlam, zarar görmeden çıktı ! (Bir önceki makaleye bkz.)

Olay o kadar çabuk ve sonuç o kadar şaşırtıcı oldu ki Kral dahil mahkeme görevlilerinden hiçbiri ağzını bile açamadı. Kanunun kuvvetli kolu bir an için felce uğradı : Hiç kimse Terah’ın oğlu Abram’a dokunamadı.  

Abram Sakin – Daha birkaç dakika öncesinde karar açıklanmış ve İbrani ‘’dinsiz’’ fırında ölüme mahkum edilmişti. Abram büyük avlunun diğer ucuna sessizce gitti. Burada kilden yapılmış ve içinde alevlerin gürlediği fırının önüne geldi. Dudakları gizli bir Tanrıya gizli bir dua mırıldandı. Cesaretle alevlerin içine adımını attığı anda toplanmış olan halktan büyük bir çığlık koptu.

Ancak çığlıklar bir anda durdu. Birdenbire, mucizevi bir şekilde alevler söndü. Seyredenlerin şaşkın bakışları arasında Abram fırından canlı olarak dışarı adımını attı.

Şehrin tarihinde böyle bir olaya hiç rastlanmamıştır. Haran’ın en yaşlıları bile, ölüm ateşinin – görülmeyen bir el tarafından- olayın bu aşamasında söndürüldüğünü hatırlamıyorlar.***

‘’EMİRLERİMİ KUDRETLİ ALLAH’tan ALIRIM ‘’   Chronicles Kadrosu Yazarı.

Haran Kralı Nim-Ur-Adad Abram’ın fırından sapasağlam ve canlı çıktığını görünce, İbraniye işte şimdi  onun Tanrısını kabul ettiğini söyledi. Ayrıca Abram’ın ölüm hükmünü kaldırdığunı ilan etti. Ancak bir müddet sonra Kral, Abram’ın artık bu topraklardan gitmesi gerektiğini belirtti.

‘’Bu topraklardan gideceğim’’ dedi Abram, Nim-Ur-Adad’a ‘’ ancak sen emrettiğin için değil. Sen sadece etten ve kemikten bir kıralsın. Güneşin doğudan doğmasını ve batıdan batmasını emredemeyeceğin gibi, benim de hareketlerimi düzenlemek için gücün yeterli değildir.’’

‘’Beni ölüm fırınından kurtaran en Yüce Allah bana bu topraklardan çıkmamı emrediyor. Gideceğim yerin yolunu gösterecek olan da O’dur. O’nun ve sadece O’nun söyledikleri benim için emirdir.’’