Çölde Sanayi
KRAL ŞELOMO'nun MADENLERİNDE
DEVAMLI ÜRETİM
(Özel Muhabirimizden)
İsrael'in Negev bölgesinin maden açısından
zengin olduğu uzun zamandır bilinmektedir. Moşe'nin Kanunlarında
bu topraklar, '' taşları demir olan ve tepelerinden bakır çıkartılabilen
bir ülke '' olarak tarif edilir.
Farklı zamanlarda, Edomit ve Kenitler
tarafından, bu topraklardan maden çıkarma ve bu madenleri sanayide
kullanma teşebbüsleri (başarılı veya başarısız)
olmuştur. Kral Şelomo tarafından keşfedilen Negev'in maden
ve taş ocakları ise, şimdiye kadar bu denli faal ve verimli olmamıştır.
Şimdiye Kadar Görülmemiş
Faaliyet
Onbinlerce
insan sene boyunca, maden cevherini topraktan çıkarmak ve saflaştırmak
için uğraşıyorlar. Hergün büyük miktarda bitmiş ürün
kuzeye gönderiliyor.
Punon ve Etzion-Gever'deki büyük maden
eritme ve saflaştırma tesisleri gece gündüz çalışıyor.
Ocaklar hiç susmuyor. Bu ''çöl'' bölgesinden geçen trafik, inanılmaz
derecede yoğun ! Nerdeyse her saat başı bir kervan görmek mümkün
: Madenden rafineriye maden cevheri, rafineriden şehir dökümhanesine
bitmiş ürün taşıyor. Bunun dışında ocaklarda yakıt
olarak kullanılan kömür, çalışma kampları için erzak,
balsam kerestesi, mor boya, cam ve diğer ürünler ihracat için
Etzion-Gever'e taşınıyor.
Kuzeyden buraya kervanla, ayrıca, su da
taşımak gerekiyor. Çünkü buradaki kaynaklar, bu kadar kalabalık
bir işçi ordusunu beslemeye yetmiyor.
Bakır, Demirden Fazla
Doğu Negev'in ortasındaki Punon,
en büyük demir madenine ve en geniş rafineriye sahip. En büyük bakır
tesisleri ise Etzion-Gever'de. Anladığım kadariyle demirimiz bakırdan
daha az. Yine de olan bütün demiri toprak üstüne çıkarmak seneler sürecek.
Rafinerilerde çalışanların
hayatı zor. Gün doğumundan gün batımına kadar sadece öğle
üstü çok kısa bir ara vererek çalışmak zorundalar.
Punon ve Etzion-Gever rafinerilerinde iki çeşit ocak
kullanılıyor. Biri Kenit ve Edomitler tarafından senelerden beri
kullanılan
küçük ve eski tip ocak. (bkz. Resim) Bu ilkel fırında
ateş, devamlı olarak el körükleri ile beslenmeli. Diğer fırın
tipi ise daha büyük ve modern, alev hiç sönmeden devamlı olarak
yanabiliyor. İnsan gücüne de gerek yok. Yeni bulunan bu havalandırma
sisteminde, havanın doğal basıncı kullanılıyor.
Bu bölgede kuzeyden güneye devamlı olarak esen bir rüzgarın varlığı keşfedildi. Bu doğal olay keşfedildikten sonra gerisi çok kolay oldu. Yapılması gereken tek şey rafineri duvarlarına kuzey güney yönünde ince uzun deliklerin açılmasıydı. Bu şekilde kuzey rüzgarları ocaklara ve aleve doğru yönlendirilebiliyor.