BAŞYAZI
RUHANİ
MERKEZ
Tapınağımız resmen açılmıştır.
Efendimiz Tanrı'nın evi tamamlanmıştır. Bütün ülke
sevinç içindedir. Tanrımız için bu güzel binayı inşa
etmeyi başarabildiğimiz için ta içimizde bir memnuniyet, bir
mutluluk duyuyoruz.
Kendimizi aldatmayalım, Tanrı ile
Seçilmiş Halkı arasındaki ilişki esasta değişmemiştir.
Ahit Sandığının muhteşem bir yapı içine yerleştirilmiş
olması Tanrı'yı, Ahit Sandığının kaba bir çadırda
barındığı, çölde taşındığı ve
savaşlarda bize eşlik ettiği, eski günlere göre bize yaklaştırmamıştır..
Bu muhteşem Tapınağın
kurulması ile İsrael, bağımsız bir millet olarak, Tanrı
ile arasındaki anlaşmaya (akde) bütün düşünce ve hareketleri
ile şahadet etmek için, somut bir simge inşa etmiştir.
Son birkaç asırlık tarihimize
baktığımızda, eski liderlerimizin (hakimler ve ilk iki kralımız)
neden kalıcı bir mabed olarak Tapınağı inşa
edemediklerini anlarız. Taşınabilir Sandık o devrin bir
simgesiydi : istikrarsızlığın, tereddütün, yeni yerlere
yerleşme heyecanının, doğaya karşı devam eden mücadelenin
simgesi. İnsanlarımız bir vatan toprağına yerleşmek
için çok çaba sarfetmişlerdi. Tapınak boyunda ve kapsamındaki
projeler için güçleri kalmamıştı.
Kral Şelomo'nun sakin ve barış
içindeki yönetimi sayesinde insanlarımız, Tapınakta hüküm süreceğini
umduğumuz huzurlu ortama kavuşmuşlardı. Bu Tapınakta bütün
İsrael ibadet edecektir.Tanrının buyurduğu gibi, milleti bir
arada tutan görünmez bağlar, onu dünyanın geri kalanından ayıran
öğretiler, burada gün ışığına çıkacaktır.
Burası sadece Tanrı'nın evi değil, aynı zamanda Tanrı'nın
halkı için kurduğu evdir.
Gelişen manevi olgunluğumuzun bir
simgesi olan Tapınak, milletimize sorumluluklarını yeniden hatırlatacaktır.
Bu hatırlatmaya kulak asıp asmamak tamamen bize bağlı.
Bet-Amikdaşı hakiki bir Manevi Merkez haline getirmek bize, hepimize
bağlı.
Bu çok ulvi ve şerefli bir mesuliyettir. Buna layık olduğumuzu gösterelim !