BARIŞ
ve YENİDEN YAPILANMA
Kral
David'in söz ve hareketleriyle açıkça ifade ettiği politikasını
şu sözlerle özetleyebiliriz : BARIŞ ve YENİDEN YAPILANMA.
Şu anda ne kadar seferberlik durumunda isek de, Kuzey, Güney ve Ürdün'ün
iki tarafında ordularımız çarpışıyor olsa da,
savaşmak ve fethetmek Kral David'in politikasının asıl
hedefleri değildir. Bütün bunlar, daha önceleri hiç yapamadığımız,
kendi milli varlığımızı manevi mirasımıza göre
inşa etme sürecinden önce yaşamamız gereken dinlenme döneminin
ön hazırlıklarıdır.
İşte
bu yüzden (bir istisna hariç) Kral David, yendiği düşmanlarına
karşı çok cömert davranmıştır. Eğer bize karşı
düşmanca hareketler yapmama garantisi verirlerse, hiçbir müdahale görmeden
hayatlarını diledikleri gibi devam ettirebileceklerdi.
Kral
David bütün komşuları ile iyi geçinmeye çok istekli. Gerçekten
dost olmak ve barış içinde yaşamak isteyenlerin İsrael
Ordusundan korkacak hiçbirşeyi yok. Tire Kralı Hiram, Geşur Kralı
Talmai ve Hamat Kralı Toi, her biri kendi
yöntemleri ile Kral David'e dostluk elini uzatmıştır. Israel bütün
bu Krallar ve yönettikleri devletlerle barış halindedir.
David'in
Suriyelileri, Kenaanlıları veya Filistilileri yoketmek gibi bir niyeti
de yok. Onlarla barış içinde yaşamak istiyor (şu anda kendi
başkentimizde Yebuzitlerle yaptığımız gibi !). Bir örnek
daha vermek gerekirse, David'in özel muhafızları arasında,
Filistinli eski silah arkadaşları bile var.
Kral
David barış istemektedir, çünkü bir ülkeyi yeniden yapılandırmak,
geliştirmek, zengin kaynaklarından sonuna kadar faydalanmak için bir
barış ortamının gerekli olduğunu bilmektedir. Ancak barış
olursa, çok önem verdiği yeniden yapılanma süreci başlayabilecektir.
Kral David'in önümüzdeki senelerde Israel için tasarladığı en
önemli görev budur. Bütün
kuvvet ve enerjimizle toprağı sürmeli, artan nüfusumuzu beslemek için
daha büyük bir hasat elde etmeliyiz. Bunun için çeşitli aletlere
ihtiyacımız vardır.
Belki
de Kral David'in en önemli başarısı, Yeruşalayim şehrinin
dört ay önce ele eçirilip işgal edilmesinin ardından, bu şehrin
başkentimiz olarak tayin edilmesidir. Kabile arazilerinin dışında
kalması bu şehrin politik olarak tarafsız kalabilmesini sağlamıştır.
Yüksek konumu yüzünden etraftaki şehir, tepe ve vadilere hükmettiği
için askeri açıdan çok avantajlı bir konumda.
Bu şanlı günde David bu şehri, milli tapınağımız haline getirmiştir. Bugünden sonra, Yeruşalayim sadece bir tepenin üstündeki bir kale değil, ayrıca ülkenin manevi merkezi olacaktır. Bugünden sonra, milletimiz, sadece düşmanı kovmak için bir araya gelmeyecek, Yeruşalayim'deki Kutsal Ahit Sandığının etrafında toplanarak, sunduğu mesajı dinleyecektir.