KOMPLO
PLANI MAHKEME SIRASINDA ORTAYA ÇIKTI
TEB - Mahkeme sırasında ortaya çıkan
ayrıntılar ve saray çevrelerinde dolaşan dedikodular, tahta karşı
hazırlanan komplo ve planın suya düşmesi ile ilgili inanılmaz ayrıntıları açığa
çıkarmıştır.
Tahta karşı hazırlanan bu
komplonun ayağa kaldırılmasında keskin bir zeka, iyi bir
organizasyon kabiliyeti ve ayrıntılı bir plan gerekliydi. Ancak
bu kadar dikkatle hazırlanmış planın, bir nöbetçinin gece gördüğü kötü rüya
yüzünden suya düşmesi ise, olayın romantik cephesiydi.
Oğlunun Firavun'dan sonra tahta geçmesini
isteyen Kraliçe Tiy, bir taraftan Meclis Başkanı Paibekkamen'le, diğer
taraftan da Mabeyinci Başı Mesedsure ile birlikte komployu hazırladı.
Projeyi harekete geçiren en önemli kişi, Paibekkamen'di. İnsan ve
tanrıların mumdan heykellerini yaparak, özellikle nöbetçiler birliğindeki
subaylarla saraydaki kadınları, etkisi altına alıyordu.
Zira Mısırlılar, mum heykelcikler vasıtasiyle hazırlanan
büyüden çok çekinirlerdi.
Doğal olarak komplocular, şu anda
Mısırda hüküm süren durumun getirdiği memnuniyetsizliği
sonuna kadar kullanıyorlardı. Özellikle Firavun'un
birçok yabancının nüfuz etmesine izin verdiği yargı
ve ordu çevreleri böyle bir gelişmeye açıktı. Komployu hazırlayanlar
ayrıca Amon rahiplerinin artmakta olan gücünü sınırlandırmak
için, servetlerinin bir kısmını ele geçirmek istiyordu. Bu
fikir, Hazine amiri ve yardımcısı ile bazı diğer maliye
görevlilerinin (Mısır'da onlara Kraliyet Fırıncısı
ve Kraliyet Kahyası denirdi) de desteğini sağlamıştı.
Genel Kurmay üyeleri, General Peyes, üç kraliyet yazıcısı ve
bazı diğer saray mensupları da komploya katılmıştı.
Haremde
başladı
Komplonun bütün ipleri Kraliçe Tiy'in
elindeydi. Harekatı haremden idare ediyordu. Harem nöbetçilerine rüşvet
vererek diğerleri ile bağlantıyı canlı tutmayı başarmıştı.
Haremdeki diğer bazı kadınlar da planın bir parçasıydı.
Okçu birliğinin Nubyalı komutanının kızkardeşi
olan Firavun'un cariyelerinden biri, onu tuzağa düşürecekti.
Komplonun ana hareket planı şöyleydi
: Saray muhafızları ayartılarak kontrol altına alınacak,
Firavun öldürülecek ve yerine tahta Pentuere geçirilecekti.
Suikast son anda önlendi. Komplonun bir parçası olan nöbetçilerden biri, gece rüyasında Tanrı Amon'un kendisine bir boğa kılığında saldırdığını ve boynuzları ile onu öldürmeye çalıştığını gördükten sonra, vicdanının sesini dinleyerek Amon rahibine bir mesaj yollamıştı. Rahip ise anında Rameses'e haberi ulaştırmıştı. Haremin üç nöbetçisi yakalanarak komplonun bütün ayrıntıları onlardan zorla koparılmıştı. Yüzden fazla insan hapse atılmıştı.***